Elektrik, su, yiyecek yok: Venezüelalılar huzuru dinde arıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Latin Amerika’nın gelmiş geçmiş en büyük siyasi ve insani krizinin hırpaladığı Venezüela, bölgenin en az dindar ülkelerinden biri. Fakat Washington Post’un haberine göre Venezüelalılar bugünlerde yüzlerini giderek daha fazla dine dönüyor. Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile muhalefet lideri Juan Guaido arasındaki yenişememe hali gittikçe uzarken elektrik, su ve yiyecek sıkıntısı yaşayan Venezüelalılar, farklı dinlerden ibadethanelere akın etmeye başladı. Din adamları, her geçen gün daha da fazla insanın ibadethaneleri doldurarak huzuru aradığını söylüyor.

Başkent Caracas’ta yaşayan rahip Jesus Godoy, “Tüm ayinlerim ağzına kadar dolu. Hiç böyle bir şey görmemiştim” diyor. Her hafta sonu 2 bin kişiyle görüştüğünü söyleyen Godoy, “Yardım istiyorlar, Tanrı’nın onlara krizdeyken yaşamaları için yollar vermesini istiyorlar” diyor.

Son derece kutuplaşmış bu ülkede yorumcular, dine yönelişin nihayetinde siyasi bir harekete dönüşüp dönüşmeyeceğinin işaretlerini ararken, bu işaretler çoktan belirmeye başladı.

Vaazlarda siyasi içeriğe rastlamak mümkün. Kiliseler, camiler ve sinagoglar fakirlere yardımlarını artırıyor. Hatta kimi rahip ve rahibeler, üzerlerinde dini giysileri, Guaido’nun mitinglerine katılıyor.

Bazıları fakirlerle birlikte olmanın zaten siyasi bir duruş olduğunu öne sürse de henüz örgütlü, inanç temelli bir siyasi hareketin varlığından bahsetmek güç. Ana siyasi aktörlerin hepsinin şimdilik dini kuruluşlara eşit mesafede olduğu söylenebilir.

Caracas’ta bir vaaz.

İnsanların dine yönelişini fark etmiş olacak ki Maduro da geçen ocak ayında devlet televizyonunda katıldığı bir yayında kendisinin “gerçek Hıristiyan lider” olduğunu öne sürdü.

Fakat zamanında dini motifleri söylemlerinden eksik etmeyen eski Devlet Başkanı Hugo Chavez’in halkçı politikalarına destek veren ruhbanların çoğu, şimdi onun mirasçılarının karşısında duruyor.

Ülkenin en güçlü ve en büyük inanç grubu Katolik kilisesi, Maduro’ya karşı sesini yükseltmekten çekinmiyor.

Sokaklardaki insanlara iş, barınma, yiyecek ve psikolojik yardım sağlayan Godoy, sunduğu hizmetin hayli siyasi bir hizmet olduğunu savunuyor. Godoy ayrıca, nerede olursa olsun kötülüğün kınanması ve adaletsizliğe duyarsız kalınmaması gerektiğini söylüyor.

Venezüelalılar manevi arayışları için ayrıca batıl inançlara da yöneliyor. “Büyücü” El Guayanes, son zamanlarda kendisine başvuranların sayısında ciddi bir artış olduğunu söylüyor.

30 milyonluk bu ülkede çöküşün işaretlerini her yerde görmek mümkün. İnsanlar çöp yığınlarında yiyecek arıyor, hastaneler hastaların plastik eldiven gibi tıbbi malzemeleri kendilerinin getirmesini istiyor, gençler maskeli adamlarca evlerindeyken öldürülüyor.

Venezüelalı Leidy Villegas, Hıristiyan inancının gerçekle yüzleşmesini kolaylaştırdığını belirtiyor. Ailesini zar zor besleyen kadın her gün temiz su bulamasa da daha büyük, daha güçlü bir şeyin varlığı düşüncesi onu bir kilise korosuna girmeye itmiş.

34 yaşındaki dört çocuk annesi, “Birkaç saatliğine mutluluğu bulduk ve neşeli bir şekilde evimize döndük” diyor. “Hatta elektrik kesintisini bile unuttuk.”

“Büyücü” El Guayanes haftada 300-400 kişinin şifa bulmak için kendisine başvurduğunu söylüyor. İnsanlar hastane masraflarını karşılayamadığı için alternatif yollar arayışında.

El Guayanes torununu havaya kaldırıyor.

Herkesin farklı bir sorunla geldiğini söyleyen El Guayanes “Fakat son günlerde insanların sinirleri bozuk, anksiyete ve depresyondan mustaripler. Ruhları dengesini kaybetmiş” diyor.

And Dağları’ndaki Merida şehrindeki Budist merkezi ise farklı bir bakış açısı sunuyor. Direktör Vajranatha “Acıdan hiçbir zaman tamamen kurtulamayız” diyor, “Kaçmaktansa acıya dönüp onu kabul etmeliyiz.”

“Bunların hepsi geçecek”

Rahip Felix Uribe, “Bunlar son günler. İncil acı ve kaybetmeyle ilgili hikayelerle doludur, fakat ortada bir söz vardır. O da ebedi hayattır. Bunların hepsi geçecek.”

Vilegas’ın tutunduğu tek bir söz var: Tanrı ihtiyaçlarımız karşılayacak.

Sekiz ay önce dördüncü çocuğuna hamileyken erken doğum yapan Villegas’a doktorlar, pahalı ve nadir bulunan tıbbi malzemeleri kendisinin getirmesini söylemiş.

Villegas oğlu Aaron ile ayine giderken.

Dua etmeye başlamış ve dakikalar içinde biri gelip ona dördüncü çocuğu Diogber için gerekli malzemeleri bağışlamış.

73 yaşındaki koyu Katolik Gladys Torres ise önceden hiç batıl inançlara başvurmamış. Fakat altı ay önce şeker hastalığı teşhisi konduktan sonra gerekli ilaçların maliyetini karşılayamayınca kilo vermeye başlamış.

Kendisini zayıf ve umutsuz hisseden Torres’e bir komşusu, “Büyücü” El Guayanes’e gitmesini önermiş.

“Dios mío, hasta cuándo, hasta cuándo?” diyor Torres, “Allah’ım, nereye kadar, nereye kadar?”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus