İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun belediyedeki ilk saatlerinden izlenimler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbulluların, tüm Türkiye’nin hatta dünyanın gözü 1 Nisan’dan beri İstanbul seçimlerindeydi. 17 günlük itiraz, sayım, tekrar sayım ve tekrar sayım işlemleri artık bitti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu mazbatasını 17 Nisan 2019’da İstanbul İl Seçim Kurulu’nun bulunduğu Çağlayan Adliyesi’ne gelerek aldı. Kendisi daha adliyeye gelmemişken mazbatayı ve İmamoğlu’nun TC kimlik numarasını tüm Türkiye öğrenmişti. Bir saat içinde adliye bahçesi adım atılmayacak kadar doldu. İnsanlar büyük bir heyecan içinde sloganlarla İmamoğlu’nu bekliyorlardı. İmamoğlu binaya girerken deyim yerindeyse izdiham yaşandı. Adliye bahçesinde yapması beklenen konuşma, 18.00’de Saraçhane’ye kaldı. İmamoğlu devir teslim törenini İstanbullularla gerçekleştirecekti.

Saraçhane’de tarihe not: “25 yıl önce Livaneli için geldiğimde ağlayarak dönmüştüm, bu gün halkla beraber kazandık.”

İBB’nin önü adliyeden daha kalabalık bir grupla İmamoğlu’nu bekliyordu. Bayrak satıcıları, İmamoğlu atkıları ve köfteciler yerlerini almışlardı. Bir metrobüste görebileceğiniz tüm çeşitliliğe sahip bu kalabalık “kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla, muhafazakârıyla, demokratıyla, çocuğuyla, genciyle, işçisiyle, partilisiyle” Saraçhane’de ortak bir heyecanı paylaşıyorlardı: “Artık nefes alacağız.”

İmamoğlu belediyenin balkonundan değil, tüm seçim kampanyasında olduğu gibi otobüsünün üzerinden halka seslendi.

İstanbul’un neredeyse tüm CHP’li belediye başkanları, İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İl Başkanı Buğra Kavuncu ve milletvekilleri bu tarihi konuşma için İmamoğlu’nun yanındaydı. Kalabalık, otobüsün ve belediye binasının etrafını kuşatmış, sloganlar ve marşlar eşliğinde bekliyordu. İmamoğlu üç aylık kampanya sürecinde hep olduğu gibi, “Herkesin başkanıyım” sözleriyle konuşmasına başladı: “Bu mazbatayı 16 milyon adına alıyorum. Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı selamlıyorum, herkesi selamlıyorum. Bu şehrin inançlarını, Müslümanlarını, Sünnilerini, Alevilerini, Hıristiyanları, Ermenileri, Rumları selamlıyorum.” İstanbul’da ilk kez bir belediye başkanının bu şehrin tüm insanlarına selam verdiğini görüyoruz.

“Çok işimiz var, çok çalışacağız, size dünyanın en demokrat belediye başkanlığını vaat ediyorum.”

İmamoğlu sözlerine gönüllere dokunarak devam etti. “Bir gün hata yapabilirim, ayağım tökezleyip yere düşebilirim. Beni elimden tutup kaldırmaya var mısınız? Ben sizin yol arkadaşınız olmaya geldim” dediğinde kalabalığın içindeki teyzeler “Varız! Canım benim! Hoş geldin!” diyerek cevapladı İstanbul’un yeni başkanını. Herkese teker teker teşekkür ederken “Özellikle, o çuvalların başında bekleyen demokrasi nöbetçilerine teşekkür ediyorum!” sözleri herkesin gözlerini doldurdu. İmamoğlu’nun “Bu şehrin AKP’lisine de, MHP’lisine de HDP’lisine de hizmet edeceğim” sözleri kalabalıkta alkış ve ıslıklarla karşılık buldu. İmamoğlu “Her gördüğünüze deyin ki, İstanbul’a yeni bir başlangıç geldi” dediğinde ise uzunca bir süre “İstanbul seninle gurur duyuyor” sloganları atıldı.

“Her şey güzel olacak Ekrem abi!”

Geçtiğimiz günlerde İmamoğlu’nun sosyal medyada paylaştığı bir gençle olan diyaloğu herkesin dilindeydi. Genç “Her şey güzel olacak Ekrem abi, sen oldukça!” diyordu videoda, İmamoğlu da “Bu çocuğun inancı yeter” diyordu. Saraçhane’deki konuşmasında İmamoğlu “O pırıl pırıl gencimiz bana dedi ya, o 14-15 yaşında yumruğunu sıkarak her şey çok iyi olacak dedi ya” derken kabalığın içine doğru dönüp “Aslanım gördüm seni tanıdım, sen gel buraya” diyerek o genci yanına çağırdı. Ardından otobüse bir teyze, küçük bir kız çocuğu, genç bir kadın daha çıkardı İmamoğlu: “Hepinizi temsilen buradayız.”

Konuşmasının her anı coşkulu ve pürdikkat dinlenen İmamoğlu “Ben şimdi başka işler için aranızdan ayrılacağım, ama tekrar buluşacağız, hafta sonu buradayız” diyerek bir buluşma sözüyle Saraçhane’den ayrıldı. Kalabalığın ise hiçbir yere gidesi yoktu. Halaylar çoktan kurulmuş, havai fişekler atılıyor, davullar ve zurnalarla göbekler atılıyordu. Ve herkes bu tarihi anları cep telefonuyla canlı yayınlıyordu. 25 yılın ardından gelen kutlamaya doyulamayan Saraçhane’de sevinç, gözyaşı, kahkaha, sloganlar ve halaylar birkaç saat daha sürdü.



Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus