İSTANBUL (Medyascope) – Türkiye’de 2024 yılı sonundan itibaren CHP’li belediye başkanlarına yönelik operasyonlar birbirini izledi. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Mart 2025’te tutuklanmasıyla birlikte operasyonlar yeni bir boyut kazandı. Muhalefet çevrelerinde bu süreç, iktidarın İmamoğlu’nu siyasi rekabetten dışlama girişimi olarak yorumlanıyor. Yerel seçimlerden bu yana 20’den fazla CHP’li belediye başkanı tutuklandı. Peki CHP’li belediyeler neden hedefte, tartışmalar neler?
Haber özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- 2024 sonrasında CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar başladı, 20’den fazla başkan tutuklandı.
- Başlatılan operasyonların siyasi motivasyona dayandığı iddia ediliyor; iktidar ise hukuki süreçler olduğunu savunuyor.
- Esenyurt, Beşiktaş ve Antalya gibi farklı şehirlerdeki belediye başkanları çeşitli suçlamalarla tutuklandı.
- Tartışmaların odağındaki CHP’li belediye başkanlarının tutuklanması, bazı belediyelerin AKP’ye geçmesine yol açtı.
- Operasyonların hukuki mi yoksa siyasi mi olduğu sorusu, yargılama süreçleri devam ettikçe tartışılmaya devam ediyor.

31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nden yaklaşık 6 ay sonra CHP’li belediyelere yönelik ilk operasyon yapıldı. O günden bu yana onlarca CHP’li belediye başkanı gözaltına alınıp tutuklandı. Peki CHP’li belediyeler neden hedefte, hangi belediyelere operasyon düzenlendi ve kamuoyundaki tartışmalar neler? İşte şu ana kadar operasyon düzenlenen CHP’li belediyeler:
2024
- Esenyurt – Ahmet Özer, 30 Ekim 2024’te “PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla tutuklandı, yerine kayyum atandı. 8,5 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi ancak görevine iade edilmedi.
- Ovacık (Tunceli) – Mustafa Sarıgül, 22 Kasım 2024’te gözaltına alındı. Tutuklanmadı ancak “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla 6 yıl 2 ay hapis cezası aldı ve görevden uzaklaştırıldı, belediyeye kayyum atandı.
2025
- Beşiktaş (İstanbul) – Rıza Akpolat, Ocak 2025’te “rüşvet” ve “suç örgütü üyeliği” suçlamalarıyla tutuklandı.
- Beykoz (İstanbul) – Alaattin Köseler, 3 Mart 2025’te tutuklandı.
- İstanbul Büyükşehir – Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025’te “yolsuzluk” ve “terör örgütüne yardım” iddialarıyla gözaltına alındı, 23 Mart’ta tutuklandı. Görevden uzaklaştırıldı.
- Şişli (İstanbul) – Resul Emrah Şahan, 23 Mart 2025’te tutuklanarak yerine kayyum atandı.
- Beylikdüzü (İstanbul) – Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık tutuklandı.
- Gaziosmanpaşa (İstanbul) – Hakan Bahçetepe, İBB’ye yönelik soruşturmaların 5. dalgasında, 31 Mayıs 2025’te gözaltına alındı. Bahçetepe 3 Haziran 2025’te tutuklandı. Görevden alındı, belediye ise AKP’ye geçti.
- Ceyhan (Adana) – Kadir Aydar, Haziran 2025’te “rüşvet” ve “irtikap” suçlamalarıyla tutuklandı. 22 Nisan’da tahliye edildi.
- Seyhan (Adana) – Oya Tekin, Haziran 2025’te “görevi kötüye kullanma” ve “irtikap” suçlamalarıyla tutuklandı.
- Büyükçekmece (İstanbul) – Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, 3 Haziran’da Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde tutuklandı.
- Antalya Büyükşehir – Muhittin Böcek, 5 Temmuz 2025’te rüşvet iddiasıyla tutuklandı. Hâlâ tutuklu.
- Adana Büyükşehir – Zeydan Karalar, 8 Temmuz 2025’te tutuklandı; 5 Şubat 2026’da tahliye edildi, ancak görevine iade edilmedi.
- Adıyaman – Abdurrahman Tutdere, 5 Temmuz 2025’te gözaltına alındı. Tutuklama yerine konut terk etmeme kararı verildi, ardından göreve iade edildi.
- İzmir Büyükşehir (eski) – Tunç Soyer, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı.
- Manavgat – Niyazi Nefi Kara, Temmuz 2025’te “mali usulsüzlük” suçlamasıyla tutuklandı. Hâlâ tutuklu.
- Şile (İstanbul) – Özgür Kabadayı, 14 Temmuz 2025’te tutuklandı.
- Beyoğlu (İstanbul) – İnan Güney, 18 Ağustos 2025’te tutuklandı.
- Bayrampaşa (İstanbul) – Hasan Mutlu, 16 Eylül 2025’te tutuklandı.
2026
- Kuşadası (Aydın) – Ömer Günel, 16 Mart 2026’da “rüşvet” ve “irtikap” suçlamalarıyla tutuklandı.
- Bolu – Tanju Özcan, 2 Mart 2026’da “irtikap” suçlamasıyla tutuklandı.
- Uşak – Özkan Yalım tutuklandı.
- Bursa Büyükşehir – Mustafa Bozbey, 31 Mart 2026’da gözaltına alındı, 4 Nisan’da tutuklandı. Tutuklanmasının ardından belediye meclisinde yapılan seçimi AKP’nin adayı kazandı.
- Yüreğir (Adana) – Yüreğir ilçesinde Belediye Başkanı Ali Demirçalı tutuklandı.
- Eşme (Uşak) – Yılmaz Tozan, 21 Nisan 2026’da “irtikap” suçlamasıyla tutuklandı.
- Ataşehir (İstanbul) – Onursal Adıgüzel, 22 Nisan 2026’da “rüşvet” suçlamasıyla tutuklandı.
- Akçakoca (Düzce) – Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak 23 Mayıs’ta tutuklandı.
- Güzelbahçe (İzmir) – Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay 25 Mayıs’ta tutuklandı.
- Silivri (İstanbul) – Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu 16 Haziran tutuklandı.
- Silifke (Mersin) – Belediye Başkanı Mustafa Turgut, 19 Haziran 2026’da jandarma operasyonuyla gözaltına alındı, daha sonra tutuklandı.
- Adalar (İstanbul) – Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat dahil 35 kişi tutuklandı. Soruşturmada ruhsat işlemleri ve sit alanlarındaki yapı faaliyetleri karşılığında rüşvet alındığı ileri sürülüyor.
- Balçova ve Seferihisar (İzmir) – 25 Haziran’da Seferihisar ve Balçova belediye başkanları gözaltına alındı.
Hedef İmamoğlu’nun önünü mü kesmek?
CHP, başından bu yana operasyonları siyasi motivasyonlu olarak nitelendiriyor. İktidar ise soruşturmaların hukuki süreçler olduğunu savunuyor. Operasyonların 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nin hemen ardından yoğunlaşması, sürecin siyasi boyutuna ilişkin tartışmaları canlı tutuyor. Süreç için en kritik iddia ise ilk günden beri konuşuluyor: İmamoğlu’nu siyasi rekabetten uzaklaştırmak.
Muhalefet çevrelerine göre hedef alınan isimlerin tamamının CHP’li olması ve operasyonların ardından bazı belediyelerin AKP’ye geçmesi bu tartışmayı besliyor. İktidar yanlıları ise soruşturmaların parti ayrımı gözetmeksizin yürütüldüğünü, delillerin somut olduğunu öne sürüyor.
Siyaset bilimci Ahmet İnsel, Medyascope’taki bir yayında Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonların tesadüf olmadığını belirtirken CHP’nin cumhurbaşkanlığı ön seçimi ilanının sürecin zamanlamasını belirlediğini öne sürdü.
Edgar Şar da Türkiye’deki tablonun Macaristan’dan farklı olduğunu, özellikle son dönemde muhalefete karşı yargı ve iç dinamikler kullanılarak yürütülen sürecin emsalsiz bir rejim değişikliğine işaret ettiğini söyledi. Şar’a göre sürecin ilk amacı Ekrem İmamoğlu’nu siyasi rekabetten ekarte etmekti.
Mümtaz’er Türköne ise yaşananları bir siyasal operasyon olarak nitelendirerek “Bu düpedüz bir savaş, Saray Cephesi’nin muhalefete karşı açtığı bir imha savaşı” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci ise hukuk süreçlerinin siyasi baskı mekanizmasına dönüştürüldüğünü ileri sürerek yargılamaların seçmeni cezalandırma boyutuna ulaşmasının demokratik işleyişe zarar verdiğini söyledi.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ise yargının siyasete bağımlılığının CHP’nin elini kolunu bağladığını vurgulayarak bu sürecin “yargı yoluyla siyasi sonuç üretme” tartışmasını beraberinde getirdiğini belirtti.
Davaların büyük bölümü henüz sonuçlanmadı; operasyonların siyasi mi yoksa hukuki mi olduğu sorusu, yargılama süreçleri devam ettikçe tartışılmayı sürdürüyor.








