Ergenekon Davası’nda karar: Örgüt kurma ve yönetme suçuyla yargılanan tüm sanıklar beraat etti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

235 sanığın yargılandığı Ergenekon davasının bugün görülen duruşmasında karar çıktı. Bedirhan Şinal’in savunmasını vermesiyle tüm savunmaların tamamlandığı duruşmada “Ergenekon örgütünü kurma, yönetme, üye olma, yardım ve yataklık” suçlaması ile yargılanan tüm sanıklar beraat etti. Sanıklardan Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır’a müebbet hapis cezası verilirken sanık Alparslan Arslan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Duruşma, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü ve tutuklu bulunan sanıklardan Erhan Timuroğlu ve Bedirhan Şinal getirildi. Şinal’e önceki celsede savunmasını hazırlaması için süre verilmişti. Bu duruşmada Şinal’in avukatı mahkeme heyetine savunma için mazeret dilekçesi sundu. Mahkeme ise savunma hakkını kötüye kullandığı gerekçesiyle mazereti kabul etmedi.

“Bu sefer de kurban edilmemeyi diliyorum”

Şinal savunmasında, “Ergenekon bir kumpastır, ben de bu kumpasta kullanılan bir figürdüm. Ergenekon’un kumpas olduğunu itiraf edince FETÖ’cü hakimler bana ceza verip yıllarca içeride tuttular. 20 yıl hapis verdiler. Cumhuriyet saldırısıyla alakam yok. Vicdani bir karar verilsin, bu sefer de kurban edilmemeyi diliyorum” dedi.

Şinal’in savunmasının ardından tüm savunmalar tamamlandı ve duruşmada bulunan sanıklar son kez söz hakkı aldı.

Mahkeme heyetince, karar verilmek üzere duruşma saat 14.00’e ertelendi. 14.00’te başlayan duruşmada ise mahkemenin kararınca, Alparslan Arslan’a ağırlaştırılmış müebbet, Osman Yıldırım, İsmail Sağır ve Erhan Timuroğlu’na müebbet hapis cezası verildi. “Ergenekon örgütünü kurma, yönetme” suçundan ise tüm sanıklar beraat etti.

“Davanın niye olduğu açıklanamadığı için bitmesi de ödül değil”

Gazeteci Güler Kömürcü de dava kapsamında yargılananlar arasındaydı. Duruşmayı Kömürcü adına avukatları izledi. Davaya ilişkin olarak Medyascope’a konuşan Kömürcü, 11 yıl sonra çıkan bu kararı sevindirici bulmadığını, bu 11 yıllık sürecin kendisini çok yıprattığını söyledi.

Kömürcü, kendisinin yargılanması için hiçbir delil olmadığını, tamamen mesleki konuşmaları kullanılarak yargılandığını ve suçlandığını anlattı. Bu 11 yıllık dava sürecinde maddi ve manevi olarak çok yıprandığını belirten Kömürcü, “Final bugün bitti. Fakat bu sevinilecek bir durum değil. Çünkü niye oldu? Bu davanın niye olduğu da açıklanamadığı için aynı şekilde bitmesi de ödül değil ama bir şekilde bitti” dedi.

Kömürcü bundan sonraki süreçte yapılması gerekenlerle ilgili meslek örgütlerine büyük iş düştüğünü, meslek örgütlerinin haksız yere yargılananlara sahip çıkması gerektiğini vurguladı:

“Tamamen hukuk, insan hakları zemininde herkese, haksızlığa uğrayan tüm meslektaşlara sahip çıkmalı ki, biz böylelikle hukuk devletini ayağa kaldıralım. Bir ucundan tutmayalım, o siyasi görüşüme aykırı, diğeri yakın, diğerini tanımıyorum, tanıdığım suçsuzdur, tanımadığım suçludur gibi sakat, hastalıklı yaklaşımlara artık son verip, artık hukuk, adalet ve insan hakları nezdinde tüm mağdurların sorunlarına hep beraber sahip çıkalım.”

Ne olmuştu?

5 Ağustos 2013’te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen karar ile eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ müebbet, emekli Tuğgeneral Veli Küçük 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 99 yıl hapis, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ağırlaştırılmış müebbet, Tuncay Özkan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlardan 22 yıl 6 ay hapis, Emekli Orgeneral Hurşit Tolon müebbet, Mehmet Haberal 12 yıl 6 ay, Mustafa Balbay 34 yıl 8 ay hapis, Danıştay saldırısı ile suçlanan Alparslan Arslan 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, avukat Kemal Kerinçsiz ağırlaştırılmış müebbet, Sinan Aygün 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. 

Davadaki bazı sazı sanıklar Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuruda bulunmuş ve yüksek mahkeme de sanıkların haklarının ihlal edildiğine hükmetmişti. 

İhlal kararı ile birlikte, yasayla kaldırılan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi yerine başvuruları inceleyen nöbetçi mahkemeler, tutuklu sanıkları tahliye etmişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin karardan 7 ay sonra 16 bin 600 sayfadan oluşan gerekçeli kararının taraflara tebliğ edilmesinin ardından dosya, temyiz incelemesi için Yargıtay 16. Ceza Dairesi’ne gönderilmişti. 6 Ekim 2015’ten itibaren de temyiz duruşmaları yapılmaya başlanmıştı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 21 Nisan 2016’da verdiği kararla, 13. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını, “eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un Yüce Divan’da yargılanması gerektiği yönündeki itirazının haklı olması, Danıştay saldırısı davası ile Ergenekon davası arasındaki hukuki ve fiili irtibatın somut delillerle gösterilememesi ve soruşturma, yargılama, delil toplama aşamalarında adil yargılanma ilkelerine aykırılık bulunması” gibi gerekçelerle bozmuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus