Hak İnisiyatifi: “Kürtçe önündeki engeller kaldırılmalı, resmi bir dil olarak kabul edilmelidir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hak İnisiyatifi Derneği, Kürtçe ve ‘Kürdistan’ tartışmalarına bir basın açıklaması ile katıldı. Açıklamayı Hak İnisiyatifi adına Avukat Recep Yavuz yaptı.

Yavuz, dönemin başbakanı ve şimdi cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın X, Q ve W harflerinin isimlerde kullanılabileceğini söylediğini, ancak bu yönde bir düzenlemenin henüz Meclis’ten geçmediğini söyledi.

Türkiye’de kurulan ve bugüne kadar bir sorun yaşamamış olan bazı Kürt partilerinin de son dönemlerde kapatılma ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Yavuz, “Birkaçı resmi olarak çözüm süreci döneminde kurulmuş ve bu yıl başına kadar herhangi bir sorun yaşamamış olan Türkiye Kürdistan Partisi, Kürdistan Sosyalist Partisi, Kürdistan Özgürlük Partisi ve Kürdistan Komünist Partisi’ne şubat ayında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından parti isimlerinin, tüzüklerinin ve faaliyetlerinin Anayasa’ya ve Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne kapatılma davası açılmıştır” dedi.

“Kürtçe’den ‘bilinmeyen dil’ diye bahsediliyor”

Temsili demokrasi ile oluşan TBMM’nin ise Kürtçe ve ‘Kürdistan’ ifadesi ile ilgili krizin en çok yaşandığı yer olmaya devam ettiğini belirten Yavuz şöyle devam etti:

“Çoğu zaman Kürtçe ifade edilen sözlerin tutanaklara ‘bilinmeyen bir dil‘ olarak geçtiği Meclis’te, bir konuşmasında kendisini ‘Kürdistan’dan gelen bir vekil’ olarak ifade ettiği için Osman Baydemir Meclis İç Tüzüğü’ne göre cezalandırılmış, devlet eliyle Kürtçe TV kanalının kurulduğu ülkede daha geçtiğimiz günlerde bile iktidar partisi vekili tarafından yapılan konuşmanın Kürtçe kısmı tutanaklara ‘X‘ ibaresi ile geçmiş, bilahare Meclis başkan vekilince kayıtlara ‘anlaşılmayan bir dil‘ olarak geçeceği belirtilmiştir. Bu görmezden gelme ve gözden kaybetme tutumu bir ayrımcılık pratiğidir ve bu uygulamanın kaynakları ve sorumluları hakkında da gereken yasal işlemleri yürüteceğimizin bilinmesini isteriz.

Kürtçe, bin yıllardır bu topraklarda yaşayan kadim halkın dili olup Kürdistan da bu coğrafyanın adıdır. İnsanlık adına bilim ve teknoloji açısından hayret verici gelişmelerin yaşandığı içinde bulunduğumuz zamanda halen halkların kendilerini ifadelerinin en somut anahtarı ve kültürlerinin devamının en önemli aracı olan dilleri ile ilgili tüm bu baskı ve yaklaşımlar Türkiye’nin sosyal devlet anlayışından ve demokrasiden ne kadar uzak olduğunu, ifade özgürlüğüne ne ölçüde tahammülsüz olduğunu göstermektedir. Toplumların gelişmişlik düzeyi, savunma sanayi ve altyapıdan ziyade halklarının özgürlüğü ve refahı için yaptığı yatırımlar ile ölçülmektedir.”

Kürtçe üzerindeki yasakların artık kaldırılması gerektiğini de belirten Yavuz konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu sebeple, devletin artık Kürtler ile, Kürt dili ve Kürdistan kelimesi ile barışması gerekmektedir. Bu nedenle gerek Kur’an-ı Kerim’de ifadesini bulan ‘Renkleriniz ve dillerinizin ayrı olması Allah’ın ayetlerindedir‘ mealindeki ayet ve gerekse de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası birçok sözleşme gereğince Kürt dili ve Kürdistan ibaresi hakkındaki fiili ve hukuki yasaklar ve kısıtlamalar kaldırılmalı, Kürtçe’nin talep eden herkes için eğitim dili olarak verilmesi için gerekli yasal düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.

Bununla birlikte şiddeti yöntem olarak tercih etmeyen tüm oluşum ve girişimlerin de faaliyetlerini ifa edebilmeleri için ilgili tüm mevzuatta gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Hak İnisiyatifi Derneği olarak Kürtçe ve Kürdistan ibaresi hakkındaki tüm antidemokratik fiili ve hukuki uygulamaların karşısında ve takipçisi olacağımızı kamuoyu ve ilgililerin bilgisine sunar, eğitimde ve bürokraside anadilde hizmet için yakın zamanda bir kampanya başlatacağımızı ilan ederiz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus