Marie Antoinette’in hiç uyumadığı görkemli yatağı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

1787 yılında yapılan, baş kısmı altın heykellerle süslenmiş şatafatlı yataktan Marie Antoinette hep nefret etti. Kraliçe, Leh ve Türk yataklarını tercih ederdi.

Kraliçe Marie Antoinette için 1787’de yapılan yatak Fontainebleau Şatosu’nda bulunuyor. İlk başta sıradan bir saray odası dekoru gibi görünen bu yatak üst kısmında altından oyma bir varak barındırmasının yanında Fransa tarihinin parlak zaferlerine atıf yapan, sevgiyi ve huzurla dinlenmeyi simgeleyen çiçekli süslemeler içeriyor. Yatağın üst kısmında sessizliği temsil eden bir çocuk, uykunun sembolü haşhaş çiçekleri ile çevreleniyor.

Ne var ki, büyük bir ustalıkla, ince işlemelerle süslenmiş bu yatak Marie Antoinette tarafından hiç kullanılmadı. Yatak, hükümdarın egemenliğinin gücünü göstermek için tasarlanmış olsa da Marie Antoinette ve kocası 16. Louis’nin giyotinde sonlanan hayatları yatağın temsil ettiği güçleriyle bağdaşmadı.

1789 yılındaki Fransız Devrimi’nden sonra yatak Napolyon’un eşi Joséphine de Beauharnais’e geçti. Yatak bugün hâlâ Fontainebleau Şatosu’nda sergileniyor.

Egemenliğin göstergesi taht değil, yataktır”

Dönemin Fransası’ndaki anlayış ve geleneği yansıtan bu sözler Fransa Kültür Bakanlığı denetiminde faaliyet gösteren ulusal servis ajansı Mobilier National çalışanı Muriel Barbier’e ait. Bu durum saray hayatının her noktasına tesir etmişti. İktidar kralın odasının çevresinde şekilleniyordu. Hükümdar, yabancı prensleri, üst düzey kraliyet görevlilerini bu odada ağırlar, devlet meselelerini orada görüşürdü. Öte yandan; bu özel kraliyet yatakları aynı zamanda hanedanların devamlılıklarının sembolüydü, hükümdarların evlendikleri gece tanıkların huzurunda gittiği, kraliçelerin tahtın varisini doğurdukları yerdi.

Geleneklerin ötesinde Marie Antoinette

Marie Antoinette, avangardist ya da reformcu bir kişilik değildi. Hatta Fransa’da o dönemde aristokrat çevrede görülen yozluğun, lüks ve şatafat düşkünlüğünün bir numaralı sembolüydü. Kraliçeliği süresince mümkün olduğunca sorumluluklarını azaltmaya ve halkın huzuruna çıkılan törenlere daha az katılmaya çalıştı. Saraydaki halka açık verilen yemeklerin sayısını düşürdü. Sorumluluklarından arta kalan zamanlarında ise yaptırdığı U şeklindeki Leh ve Türk yataklarında dinlenirdi.

Kaynak: Le Monde

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
 

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus