IŞİD, gücünü Güneydoğu Asya’ya kaydırmanın peşinde

Foreign Affairs dergisinden Zachary Abuza ve Colin Clarke’ın haberine göre IŞİD, Güneydoğu Asya’daki etkinliğini alışık olmadığı yöntemlerle artırmayı hedefliyor.

Habere göre, 23 Mart 2019 tarihinde ABD destekli Kürt ve Arap militanlar IŞİD’in dört yıl süren halifeliğine ve toprak egemenliğine son vermişti. Ancak IŞİD, Levant bölgesinde yeraltında kapalı bölgeler oluştururken bölgedeki politik otoritelere ve güvenlik güçlerine karşı suikastler düzenlemeyi de sürdürüyor. Özellikle de Irak’ta. Ancak IŞİD artık gücünü daha da doğuya kaydırmanın peşinde.

Güneydoğu Asya birkaç karakteristiğinden dolayı özellikle geçmişte halifelik ilanında bulunmuş terör örgütlerinin revize ettikleri küresel stratejileri için önemli bir merkez haline gelmeye başladı. Bölgedeki intihar saldırıları ve propaganda videoları gün geçtikçe artıyor. Toprak olarak bir iddiada bulunmayan örgütler için istihbarat operasyonlarının önemi oldukça büyüktür ve IŞİD de bu noktaya gelmiş durumda.

Neden Güneydoğu Asya?

Güneydoğu Asya, İslamcı militanlar için yeni ortaya çıkan bir bölge. Bölgenin cazibesi coğrafi olarak birbirine sınırı olan, yönetilmesi zor ve konvansiyonel olmayan savaş tarzlarına uygunluğundan kaynaklanıyor. Özellikle 2018’den itibaren Suriye ve Irak’a gitmek hayli zorlaştığı için Filipinler, Endonezya ve Malezya gibi ülkelere küresel cihad amacıyla giden militanların sayısı da çok artmış durumda.  

IŞİD tarafından bu bölgede uygulanan saldırılar koordineli olmasa bile şunu göstermesi açısından oldukça önemli: IŞİD artık belli bir toprak üzerinde egemenlik kurmak yerine merkezî yönetimden arındırılmış küresel bir ayaklanma modeli hedefliyor.

IŞİD’in Güneydoğu Asya’daki örgütlenmesi

IŞİD’in bu coğrafyadaki varlığı 2014 yılına dayanıyor. Bu bölgedeki cihadcı örgütler de bu tarihten beri IŞİD’e sadık olduklarını belirtmişlerdi. Bu örgütlerden biri de Filipinler’in güneyinde faaliyet gösteren ve El Kaide ile olan bağlantısıyla tanınan Abu Sayyaf terör örgütüydü.

İlk başlarda bu açıklamalar IŞİD tarafından tanınmamıştı. Zira Suriye ve Irak’a, IŞİD’e katılmak için Güneydoğu Asya’dan gelen militan sayısı bin civarındaydı ve bunların yaklaşık 300 tanesi IŞİD’in tek bir birimine, Katibah Nusantara’ya, katılmak için gelmişlerdi.

Ancak zaman içinde IŞİD’in bu coğrafyaya olan ilgisi arttı. Özellikle 2016 yılından başlayarak IŞİD, Doğu Asya’ya seslenen yayınlar yapmaya başladı. Hatta Endonezya’nın resmî dili olan Bahasa dilinde yayın yapan gazeteler çıkarmaya başladı. Abu Sayyaf’ın yemini kabul edilirken Filipinler’deki diğer küçük örgütlerle de temasa geçildi.

IŞİD stratejik olarak bu bölgeye bütüncül yaklaşmadı. Toplumların sosyolojisine ve ekonomisine göre militan devşirme ve propaganda taktiklerini güncelledi. Örneğin Endonezya’daki propagandaları camilerden yaparken, camilerin devlet kontrolünde olduğu Malezya’da insanları internet üzerinden radikal hale getirmeye çalıştı. Filipinler’de ise fakir kesim üzerine odaklandı.

Filipinler’de cephe savaşları verirlerken Endonezya’da polis ve güvenlik güçlerine karşı pusu kurarak saldırı gerçekleştirdiler. Ancak esas büyük terör eylemleri intihar saldırıları ile gerçekleştirildi. Endonezya için bu yeni bir şey olmasa da Malezya’da ender görülürdü ve Filipinler’in ise hiç aşina olmadığı bir durumdu. 2018’den beri IŞİD tarafından Endonezya’da 11, Filipinler’de ise altı canlı bomba saldırısı düzenlendi. Ayrıca Irak ve Suriye topraklarında 13 Malezyalı militan kendini patlattı.

Pek çok açıdan Filipinler, IŞİD’in yeniden doğduğu ve halifelik iddiasını sürdürdüğü yerlerden biri haline geldi. Mayıs 2017’de IŞİD Marawi’yi ele geçirdi. Beş ay boyunca da ABD destekli Filipinler ordusunu kendisinden uzakta tutmayı başardı. 200 bin civarında nüfusa sahip olan Marawi’de inanılmaz bir göç dalgası başladı. Ancak beş ay sonra Filipinler ordusu çok sert bir şekilde buna yanıt verdi ve neredeyse 500 IŞİD militanı öldürüldü -ki bunlara tepe yöneticiler de dâhildi. Yine de IŞİD buradaki varlığını devam ettirdi. Bunun en büyük sebebi de Filipinli güvenlik güçlerinin yaşattığı insan hakları ihlalleriydi. Sivil ayırt etmeden bombalama yapılıyordu. Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte’nin Marawi’yi yeniden yapılandırma planı da başarısız olmuş ve 50 bin kişi yerinden edilmişti. Bütün bunlar IŞİD’in propaganda gücüyle de birleşince öldürülen militan sayısı kadar, hatta belki daha fazla kişi IŞİD’e katıldı.

IŞİD’in bu coğrafyadaki militan devşirme hedeflerini kolaylaştıran bir başka unsur ise örgütün Irak ve Suriye’deki hilafet ilanının başarısız olmasıydı. Örneğin Suriye’ye girmeye çalışan bazı militanlar Türk yetkililer tarafından gözaltına alınıp Endonezya’ya iade edilmişti. Endonezya’ya bu şekilde 100 kişinin daha gelmesi beklenirken Malezya’ya ise aynı şekilde geri dönmesi beklenen 53 kişi bulunuyor.

IŞİD’in önündeki engeller

IŞİD’in bu coğrafyaya olan ilgisine rağmen henüz kesin bir başarı formülü yok. Bunun dışında önlerinde fazlasıyla engel de mevcut. Marawi dışında hiçbir toprak üzerinde egemenlik ilan edilemiyor. Ebu Sayyaf örgütünün lideri Isnilon Hapilon’un öldürülmesiyle birlikte liderlik adına da örgüt içi çatışmalar baş gösterebilir.

Bir başka engel ise tutuklamalar. Gerçekleştirilen tutuklamalar IŞİD’in istihbarat ağını ve hareket kapasitesini zayıflatıyor. Malezya’da 2013’ten beri IŞİD ile irtibatlı olduğu belirlenen 519 kişi tutuklandı. Daha önemlisi ise bu istihbaratların uluslararası kuruluşların ve başka devletlerin de yardımlarıyla gerçekleşiyor olması.  

IŞİD’in Güneydoğu Asya’daki pozisyonu belirsizliğini koruyor. Merkezî bir yönetim olmadan daha çok propaganda yapmak amacıyla hareket ediyorlar. Ancak bölgede irili ufaklı onlarca cihadcı grup var ve eğer bu gruplar IŞİD veya El Kaide ile birleşip ortak hareket etme kararı alırlarsa işte o zaman bu örgütlerin Doğu Asya’daki varlıkları çok daha görünür ve tehlikeli hale gelebilir. IŞİD’in yeni savaş ve propaganda taktikleri için Güneydoğu Asya şu an kendisi açısından en uygun coğrafya olarak görünüyor. 

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar