Kanser raporunu açıkladığı gerekçesiyle yargılanan Bülent Şık yeniden hakim karşısına çıkıyor: “Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunanlar yargılanamaz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gıda mühendisi Yrd. Doç. Dr. Bülent Şık hakkında, Cumhuriyet gazetesinde geçen yılın nisan ayında yayımlanan “Türkiye’yi kanser eden ürünleri devlet gizledi, biz açıklıyoruz! İşte zehir listesi” başlıklı yazı dizisi nedeniyle 5 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle açılan davanın üçüncü duruşması, yarın (26.09.2019) İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Uluslararası insan hakları örgütleri, bilimsel ve mesleki örgütler Bülent Şık hakkında beraat kararı verilmesi için çağrıda bulundu.

Zararlı tarım ilaçlarına karşı güvenli ve sürdürülebilir alternatifler yaratma amaçlı bir kuruluş olan “İngiltere Pestisit Eylem Ağı” (Pesticide Action Network UK) ve risk altındaki insan hakları savunucularını korumaya yönelik Avrupa merkezli bir vakıf olan “Front Line Defenders”, Şık için bir destek mektubu yayımladı.

Şık’ın “saygın bir bilim insanı”, “bir kamu entelektüeli” ve “bir insan hakları savunucusu” olarak nitelendirildiği mektupta, yazılarının halk sağlığı, çevre, gıda güvenliği ve çocuk sağlığı konularında “olağanüstü bir farkındalık yarattığına” dikkat çekildi.

Bülent Şık’ın haklarının uluslararası sözleşmeler tarafından da korunduğu hatırlatılan mektupta şu ifadelere yer verildi:

“Sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamak temel bir insan hakkıdır ve bu hakkı savunanlar cezalandırılamaz. Bülent Şık’ın kamu sağlığını ve insan haklarını korumak için araştırmasını yayınlaması Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması ve Geliştirilmesinde Toplumsal Organların, Grupların ve Bireylerin Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge tarafından korunmaktadır.”

“Sağlık Bakanlığı Şık’ı yargılamak yerine halk sağlığı için derhal tedbir almalı”

Uluslararası Af Örgütü’nün Kıdemli Türkiye Kampanyacısı Milena Buyum da “Sağlık Bakanlığı ve ilgili diğer yetkililer bulguların ortaya çıkmasını önlemek ve Dr. Şık’ı yargılamak yerine, sözkonusu çevre kirliliğini ortadan kaldırmak ve halk sağlığını korumak için derhal gerekli tedbirleri almalıdır. Dr. Şık, yetkililer gerekeni yapmadığı için bulguları yayınladı. Şık’ın araştırma sonuçlarını kamuoyuna açıklaması, bilgi edinme ve yayma özgürlüğü hakkını da içeren ifade özgürlüğü hakkı kapsamında koruma altındadır. Uluslararası Af Örgütü suçlu bulunup mahkûm edildiği takdirde Dr. Şık’ı düşünce mahkûmu ilan edecektir” açıklamasını yaptı.

“Şık, insanlığa karşı ödevini yerine getirdi”

35 ülkeden yaklaşık 180 doktor ve bilim insanından oluşan “Colleggium Ramazzini” derneği de Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı’na bir mektup yollayarak Bülent Şık’ın bir an önce beraat etmesi dileğinde bulundu:

“Mesleki görüşümüze göre Dr. Şık mesleğinin sınırları dahilinde etik bir şekilde davranmış, Sağlık Bakanlığı tarafından üç yıl önce duyurulmuş olması gereken bilimsel verileri kamuoyuyla paylaşarak insanlığa karşı ödevini iyi niyetle yerine getirmeye çalışmıştır.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus