Şule Çet davasında gergin anlar yaşandı, sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına karar verildi

Şule Çet, 29 Mayıs 2018’de Ankara’da Yelken Plaza’nın 20. katında yer alan bir ofisten şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybetti. Çet’in ölümüne ilişkin davanın dördüncü duruşması bugün (16 Ekim) Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Olay gecesi Şule Çet’in yanında bulunan ve “kasten adam öldürme”, “cinsel saldırı” ve “hürriyeti tahdit” suçlamalarıyla yargılanan Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın tutukluluklarının devamına karar verildi. Hem duruşma salonunda hem de duruşma sonrasında gergin anlar yaşandı.

Şule Çet’in ev arkadaşı ikinci kez dinlendi, “Mesaj silmedim” dedi

Kamuoyunun ilgisinin yoğun olduğu ve insanların dışarıda kalmaması için ek bir salonun açıldığı duruşmada önce Şule Çet’in ev arkadaşı L.T. dinlendi. L.T. ilk duruşmadaki ifadelerini tekrarladı; Şule Çet’in olay günü kendisine “Çağatay alkol aldığında bana asılıyor, yine asılacak mı?” dediğini anlattı. L.T., “Şule’nin Çağatay Aksu’dan alacağı vardı. Bir iş görüşmesi yapacaklardı” dedi. Sanık Berk Akand’ın avukatı Paşa Büyükkayaer ise L.T.’nin Çet’in ölümünden birkaç saat sonra Çet’e gönderdiği iki mesajı sildiğini ve bu mesajları takip eden mesajlarda Çet’in erkek arkadaşı M.F.Ç.’den bahsedildiğini ileri sürdü. L.T. bu iddiayı yalanlarken avukat Büyükkayaer, mesajların silindiğinin HTS kayıtlarıyla kanıtlandığını söyledi.

Çağatay Aksu: “Çet’in erkek arkadaşı M.F.Ç.’nin bir tehdidi olabilir”

Bu sırada L.T.’nin Çet’in ölümünden birkaç saat sonra Çet’e gönderdiği mesaj konuşuldu. Mesajda “M.F.Ç. (erkek arkadaşı) öğrendi, geliyor” yazıyordu. L.T., bu mesajı Çet’e “Korkup eve gelsin” diye attığını ifade etti. Sanık Çağatay Aksu ise “O mesajı korkutma amaçlı attığınızı söylediniz. Demek ki burada M.F.Ç.’nin bir tehdidi vardı” diye konuştu. L.T. ise olay gecesi M.F.Ç. ile iletişim kurmadığını söyledi.

Bilirkişi Prof. Çağlar Özdemir: “Şule Çet atlamış olsa parmak izi ya da ayak izi çıkardı”

Prof. Çağlar Özdemir

Duruşmada daha sonra Şule Çet’in aile avukatlarının uzman mütalaası aldığı bilirkişi Prof. Çağlar Özdemir tanık olarak dinlendi. Özdemir, mahkeme heyetine olay yerine ilişkin yaptığı incelemeleri sundu. Çet’in düştüğü pencerede kimsenin parmak izinin çıkmadığını söyleyen Özdemir, “Bu durumda ancak sehpaya çıkıp atlaması gerekiyor. Ancak sehpada da ayak izi yok” dedi.

Prof. Çağlar Özdemir bir detaya daha değindi. Sanık Çağatay Aksu, Şule Çet’in düştüğü pencerenin yakınındaki sehpayı olay sonrasında ‘düzeltmediğini’ söylemişti. Ancak Özdemir sehpayla pencerenin arasındaki mesafenin hayli az olduğunu belirterek “Eğer düzeltmemişse sehpanın üzerinde yer alan tavlanın düşmüş olması gerekirdi” dedi. Olay yeri incelemelerinde sehpa ve tavla düzgün bir şekilde duruyordu.

Özdemir: “Çet düşmeden önce yarı çıplakmış”

Prof. Çağlar Özdemir, Şule Çet’in cansız bedeninin bulunduğu yeri incelediğini, buna göre Çet’in ayakkabısının bedenine göre daha önce düştüğünü -atılmış olabileceğini- söyledi. Ancak sanık Berk Akand müdafii Paşa Büyükkayaer, olay yeri keşif raporunda ayakkabının olay öncesi, olay anı ya da olay sonrası düşmüş olabileceğinin belirtildiğini hatırlattı.

Çağlar Özdemir son olarak, olay yerinde Çet’in giydiği kazağın içe doğru kıvrıldığının görüldüğünü belirtti, bunu; düşerken yarı çıplak olabileceğiyle açıkladı. Olay yeri keşif raporunda ise bu kazağın hangi yollarla o şekle gelebileceğine ilişkin bir detay yer almamıştı.

Şule Çet’in aile avukatı Ferhat Gebeş: “Parmak izi ve bardak yıkama hakkında düşünülmeli”

Şule Çet’in aile avukatı Ferhat Gebeş, Çet’in atladığı iddia edilen pencerede parmak izinin çıkmamasının etraflıca düşünülmesi gerektiğini söyledi. Gebeş bunun dışında, sanıkların bardak yıkama konusunda ters düştüğünü anımsattı -Aksu olay gecesi ofiste bulunan bardakları yıkamış ancak bunu olay öncesinde yaptığını söylemiş, Akand ise olay sonrasında duyduğunu ifade etmişti- ve Aksu’nun yalan söylediğini savundu.

Şule Çet’in intihar eğilimi olmadığı ispatlandı

Ferhat Gebeş, Gazi Üniversitesi’nden üç uzmanın Şule Çet’in psikolojik durumu ile ilgili hazırladığı rapora da değindi. Raporda Şule Çet’in intihara eğilimi olmadığı ve iyi bir ruh hâlinde olduğu belirtilmişti. Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Ekmen ise rapora itiraz edeceklerini söylerken üç uzmandan ikisinin daha önce raporun aksi yönünde yazılar yazdığını belirtti.

Çağatay Aksu: “Bu dosya yalan haberlerle buraya geldi”

Sanık Çağatay Aksu ise bugüne kadar yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Bu dosya nasıl buraya geldi? Tutuklanmamızdan bir gün önce bir haber çıktı. Şule’nin cinsel saldırıya uğradığı ve tırnaklarında ve anal bölgesinde benim DNA’mın çıktığı yazıyordu. Ardından bir gecede 11 milyon tweet atıldı ve tutuklandık. Ancak ben o zaman DNA örneği bile vermemiştim.” 

Çağatay Aksu ‘intihar’ iddiasını yineledi, Baba İsmail Çet sanıklara seslendi

Aksu, Şule Çet’in intihar ettiği iddiasını yineledi. Çet’e daha önce majör depresif ve X44 tanısı (X44: İlaçlar, haplar ve biyolojik maddelere maruz kalma ve kazayla zehirlenme) konulduğunu, Çet’in kendisine panik atak nöbetleri geçirdiğine dair mesajlar attığını ve elinde bulunan bir tutam saçın onun intihar ettiğinin kanıtı olduğunu söyledi. Aksu, “Şule’de sorun olmayan bir şey yok, ne ararsanız var” deyince salonda gerginlik had safhaya yükseldi, sanık yakınları ile izleyiciler arasında söz dalaşı yaşandı. Bu sırada Şule Çet’in babası İsmail Çet, sanıklara, “Siz çıkıp da başkalarının kızını da mı bu hâle getireceksiniz?” diye seslendi. 

Asansör beklerken yapılan konuşma ilk kez soruldu

Çağatay Aksu ile Berk Akand’ın ofisten çıkıp asansör beklerken yaptığı konuşmalar da sanıklara ilk kez soruldu. Buna göre Akand, Aksu’ya “Ne yaptın, ne oldu” diye sordu, “Tutamadım” yanıtı aldı, “Nasıl tutamazsın, niye gücün yetmedi” diye tekrar sordu, “Berk parmağım koptu nasıl tutayım” cevabını aldı.

Akand’ın avukatı Büyükkayaer: “Berk’in her söylediği doğru çıktı, tahliye talep ediyoruz”

Berk Akand müdafii Paşa Büyükkayaer, müvekkilinin olay anında diğer odada olduğunu ve bu yüzden intihara yönelik tartışmalara girmeyeceğini belirtti. Avukat Büyükkayaer, Akand’ın ifadelerinin şu ana kadar yayımlanan bütün raporlarla örtüştüğünü söyledi. Müvekkilinin tutuksuz yargılandığı iki ay boyunca bütün adli kontrol yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirten Büyükkayaer, tahliye talep etti.

Çağatay Aksu müdafii Levent Ekmen de müvekkilinin tahliyesini talep etti. Ortada somut bir delil olmadığını söyleyen Ekmen, bu davada masumiyet karinesinin hiçe sayıldığını öne sürdü.

Şule Çet’in aile avukatı Onur Tatar: “Berk Akand ‘Crush fetish’i beğenmiş, değerlendirilmeli

Karardan önce son olarak Şule Çet’in aile avukatı Onur Tatar konuştu. Tatar, sanık Berk Akand’ın sosyal medya hesabından ‘crush fetish’i (karşı cinsin ya da kendisinin ufak yaratıkları -böcekler, minik hayvanlar- ezerek öldürmesi ile cinsel uyarılma) beğendiğini ve bunun da o geceyi aydınlatabileceğini söyledi.

Sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına karar verildi, dört rapor bekleniyor

Mahkeme heyeti sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın tutukluluk hâllerinin devamına karar verdi, bir sonraki duruşmanın tarihini 20 Kasım olarak belirledi. Önümüzdeki süreçte Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın asansör beklerken yaptığı konuşmaların dudak okuma incelemesi, Şule Çet’in iki tırnağında bulunan Berk Akand’a ait dokuların hangi yollarla geçebileceği, 17 Temmuz 2019’da olay yerinde yapılan keşifte bulunan vücut sıvılarının kime ait olduğu ve Çağatay Aksu’nun telefon görüşmeleri ile ilgili raporlar mahkemeye sunulacak.

Duruşma sonrası Aksu’nun annesi Gülümser Aksu sinir krizi geçirdi

Duruşmanın ardından kadın örgütleri adliyenin önünde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Şule Çet’in babası İsmail Çet ve öğrencisi tarafından öldürülen Ceren Damar Şenel’in babası Mustafa Damar da katıldı. İsmail Çet, medyaya, sivil toplum kuruluşlarına, Adalet ve İçişleri bakanlıklarına seslendi, “Bu davanın ağır bir cezayla bir an önce bitirilmesi gerekiyor” dedi. Mustafa Damar da sivil toplumun bu davanın her zaman arkasında olacağını belirtti.

İsmail Çet

Bu sırada sanık Çağatay Aksu’nun annesi Gülümser Aksu da basına bir açıklama yaptı. Aksu, Şule Çet’in aile avukatı Umur Yıldırım’a seslendi, “Biz zenginsek, savcıya rüşvet verdiysek ortaya çıkaracaksın” dedi. Oğlunun bir sineği bile öldüremeyeceğini söyleyen Aksu sinir krizi geçirdi, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Gülümser Aksu

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar