IŞİD’in yayınladığı ses kaydı, örgütün yeni lideri hakkında az ama önemli ipuçları verdi

Ebubekir Bağdadi’nin ölümünü kabul eden IŞİD, Ebu İbrahim Haşimi Kureyşi isimli, çok az bilinen bir kişinin örgütün yeni lideri olduğunu duyurdu. Kureyşi ismi, bu kişinin de Bağdadi gibi Kureyş kabilesine dayanan bir kökene sahip olduğu, dolayısıyla halifelik makamı üzerinde meşru hak iddia edebileceği imasını taşıyor. İlk tahminler Kureyşi’nin de Iraklı olabileceği yönünde. Kureyşi’nin Irak El Kaide’si döneminden beri örgütün içinde yer aldığı tahmin ediliyor. Doğu Eroğlu’nun haberi.

Furqan Media tarafından 31 Ekim 2019 Perşembe günü yayımlanan bir ses kaydıyla IŞİD, Ebu İbrahim Haşimi Kureyşi’nin IŞİD’in yeni lideri olduğunu duyurdu ve Ebubekir Bağdadi’nin ölümünü de doğrulamış oldu. Ses kaydı da Suriye’nin Cerablus kenti yakınlarında öldürülen Ebu Hasan Muhacir’den sonra IŞİD sözcülüğü görevine gelen Ebu Hamza Kureyşi tarafından seslendirildi.

Yeni lider hakkında çok az bilgi var

Ebu İbrahim Haşimi Kureyşi, IŞİD hakkındaki gelişmeleri yıllardır takip eden uzmanlar ve gazeteciler tarafından bilinen bir isim değil. Yeni lider hakkındaki şimdilik tek ipucu, yayınlanan yedi dakikalık bu ses kaydı.

Ses kaydında, Ebu İbrahim Haşimi Kureyşi’nin hem tecrübeli bir mücahit hem de dini bir âlim olduğu belirtiliyor. Mesajda Kureyşi’nin ABD’ye karşı mücadele etmiş biri olduğu iması da yer alıyor. Bu da, Irak’ın Tel Afer kenti kökenli olduğu ileri sürülen Kureyşi’nin Irak El Kaide’si içinde yer almış olabileceği ihtimalini akla getiriyor.

Kureyş vurgusunun anlamı ne?

Ses kaydında Kureyşi’den halife olarak söz edilmesi, Bağdadi’nin ölümünden sonra –IŞİD toprak üzerinde egemenlik sahibi olmasa bile– IŞİD liderleri tarafından bu titrin kullanılmaya devam edeceğini gösteriyor.

Hem liderliğe hem de sözcülüğe getirilen yeni isimlerin künyelerinin Kureyşi olarak bitmesi de IŞİD’in göreve getirdiği isimlerde meşruiyet arayışı içinde olduğunu gösteriyor. IŞİD adına halifelik makamına oturduğunu ileri süren ilk isim olan Ebubekir Bağdadi’nin Kureyş kabilesi kökenli olduğu iddia ediliyordu. Hem yeni lider Ebu İbrahim Haşimi Kureyşi’nin hem de yeni sözcü Ebu Hamza Kureyşi’nin künyelerindeki Kureyş vurgusu, bu isimlerin de aynı kökenden olabileceğini akla getiriyor. İslam peygamberi Hz. Muhammed’in de Kureyş kabilesine mensup olmasından ötürü, Ebubekir Bağdadi’nin bu ortak kökeni paylaştığına ilişkin söylentiler, Bağdadi tarafından doldurulan halifelik makamına meşruiyet katma çabası olarak görülüyordu. Yeni liderin de künyesinde Kureyşi geçmesi, IŞİD’in lider belirlerken bu köken bağına dikkat etmiş olabileceğini düşündürüyor.

ISW: Liderlik değişimi eylem kapasitesini etkilemeyecek

IŞİD’in yeni sözcüsü Ebu Hamza Kureyşi tarafından seslendirilen mesajda, Bağdadi ölmüş olsa da IŞİD’in hem Avrupa’daki hem de Afrika’daki varlığına vurgu yapıldı. Bağdadi’nin ölümünden sonra IŞİD’in durumunu değerlendiren kısa bir bülten yayınlayan Institute for the Study of War (ISW, Savaş Çalışmaları Enstitüsü) da, Bağdadi’nin ölümünün IŞİD’in eylem kapasitesine büyük bir etki yapmayacağı görüşünde.

ISW’ya göre, Mart 2019 itibarıyla Suriye ve Irak’ta IŞİD’in kontrolünde herhangi bir toprak kalmadıysa da Bağdadi’nin ölümüne dek örgütün küreselleşme yönünde attığı adımlar, Bağdadi sonrasında da işlevselliğini koruyabilecek nitelikte bir ağ ortaya çıkmasına yol açtı:

Bağdadi ölümünden önce, IŞİD’in küresel genişlemesini 2019’da başlattığı kampanyayla, örgütün odağına çekti. 29 Nisan 2019’da yayımlanan videoda Bağdadi IŞİD’in Irak ve Suriye’deki toprak kayıplarını önemsemediğini ifade ederken küresel kampanyasına vurgu yaptı. Kendini küresel cihadın saha komutanı olarak takdim etti. IŞİD’in küresel genişlemesini ve ülkelerde düzenlediği saldırıları överken Sri Lanka’daki Paskalya Günü bombalamalarına değindi. IŞİD’in küresel varlığı metastaz yapabilecek, saldırıların düzenlenebileceği ya da gelir getirici kaynaklara erişim sağlayarak Irak ve Suriye’deki direnişi diriltebilecek tutunma noktaları sağlıyor. Birleşmiş Milletler terörizmle mücadele komitesi Temmuz 2019’da yaptığı uyarıda IŞİD’in kapasitesini karmaşık uluslararası saldırılar düzenleyebilecek yönde dönüştürmek için çalıştığını belirtmişti. Afganistan’daki IŞİD vilayeti 2016’da ABD’deki saldırı girişimlerine destek vermişti. Libya’daki ise 2017’de Avrupa’da gerçekleştirilen eylemlere destek sağlamıştı. IŞİD’in Somali’de oluşturduğu daha yeni vilayet yapılanması, 2018’de İtalya’daki en az bir saldırı girişimiyle ilişkilendirilmişti. Filipinler’deki vilayet ise Birleşik Krallık’taki 2018 tarihli bir saldırı girişimini yürütmüştü. IŞİD’in diğer ülkelerdeki vilayet yapılanmaları bunlar haricinde IŞİD’in Irak ve Suriye’deki faaliyetlerine de kaynak aktarıyor.

ISW, Bağdadi sonrası dönemde El Kaide ile IŞİD arasında ortaklıkların kurulması halinde Batı’da yeni bir saldırı dalgasının da meydana gelebileceği görüşünde:

Bağdadi’nin ölümü IŞİD ile El Kaide arasındaki ilişki için bir dönüm noktası olabilir. El Kaide’nin küresel cihat hareketinin liderliğini almak için yapacağı yeni bir hamle karşısında IŞİD şu anda daha savunmasız olabilir. Muhtemeldir ki El Kaide yerel desteği kendinde toplamak ve IŞİD’in diğer ülkelerdeki destekçilerini kendi içine katmak isteyecektir. Örneğin Güney Asya ve Afrika’da yerel destek bulabilmek için IŞİD’le rekabete giren El Kaide, şu anda bu bölgelerde yeniden şans elde edebilir.

Cihat örgütlerinin tek çatı altında toplanması henüz gerçekleşmeyebilir.

El Kaide ile arasındaki sorunların çözümü için önerilen arabuluculuk tekliflerinin Bağdadi tarafından reddedilmesiyle, 2014 sonrasında gruplar arasında işbirliği imkanları daralmıştı. Bağdadi’nin halefi, kısıtlı ya da pragmatik bile olsa, birleşme ihtimalini yeniden düşünebilir. Bağdadi’nin İdlib’de, El Kaide egemenliğindeki bölgede bulunmuş olması bile, Bağdadi’nin El Kaide’yle ilişkileri yeniden değerlendirmekte olabileceği anlamına gelebilir.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar