Kılıçdaroğlu: “Tartıştınız da ne oldu, CHP kapı gibi duruyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun söylediklerinden öne çıkanlar şöyle:

“Bizlere kumpas kuruyorlar. İsterseniz Çin Seddi’ni getirin yıkıp geçeceğiz. Onlar sanıyorlar ki CHP, hemen geri adım atacak. Niye geri adım atalım. Haklıyız. AK Parti’ye oy veren kardeşlerime de sesleniyorum; bir partiye kumpas kurmak doğru bir şey değildir. Dedikodu üzerinde siyaset yapmak da doğru bir şey değildir. Memleketin dünya kadar derdi var, o sorunları çözeceğine CHP ile uğraşıyor. Çünkü önündeki en büyük engeli CHP olarak görüyor.

TV kanalları CHP’yi günlerdir tartışıyor. Tartıştın da ne oldu CHP kapı gibi duruyor.

Memleketin dünya kadar derdi var. Sen bu sorunları çözeceğine CHP ile uğraşıyorsun. Sen kim oluyorsun da CHP’yi ağzına alıyorsun? CHP sıradan parti değildir! Dünyanın en eski partilerindendir. Kuva-yı Milliye’nin partisidir. Kumpas kuracaksın, bir dünya laf edeceksin. Sana söyledim, varsa lafın gel karşıma yüzüme söyle. Bir dünya kanalın var; A Haber, ATV.. Yalnız başıma çıkacağım. İstiyorsan bir sürü adam al yanına. Ordunla gel. Yandaşların var, onları da alabilirsin.”

EYT’lilere çözüm sözü

“Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) aramızda. Sen (Tayyip Erdoğan) 46 yaşında emekli oluyorsun. ‘Seçimi kaybetsem de EYT’lilerin taleplerin kabul etmeyeceğim’ diyor, zaten kaybedeceksin. Kaybetmekten söz etmesi de başlı başına bir olay. O da görüyor ki artık Abbas yolcu, gidecek. Sizin sorununuzu istişare ile çözeceğiz. Sizin sorununuzu çözeceğim. Bu taahhüdümü yazın bir yere bugünü de kaydedin. Kılıçdaroğlu şu tarihte bizim sorunumuzu çözeceğini vaat etti.”

Kadına yönelik polis şiddetine tepki

“Kadına yönelik şiddete hep beraber karşı çıkmamız lazım. Kadına yönelik şiddeti asla ve asla kabul etmiyoruz. Sıradan bir kişi değildir kadın. Topluma sınıf atlatan kişidir kadın. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2019’da 299 kadın şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. Kadına yönelik şiddeti azaltmanın yönü erkeğin eğitiminden geçer. Kadının ne kadar değerli varlık olduğunu anlatmamız lazım. Kadınların yürüyüşü biber gazıyla, plastik mermiyle dağıtılıyor. Yakışıyor mu bu? Kadınlara yönelik polislere bu talimatı kim verdiyse neden görevden almıyorsun? Ellerinde plastik mermiler mi vardı? Sadece şiddeti protesto eden pankartlar vardı. Şiddeti kimden gelirse gelsin kınamak insanlığın ortak talebidir.”

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlere kadro vaadi

“Aramızda öğretmenler de var. Öğretmen bir toplumun ufkunu açan tek aktördür. Öğretmenlere her zaman saygı duymak zorundayız. Bir toplumu geri bıraktırmak istiyorsanız yapacağınız tek şey eğitim sistemini bozmak. Öğretmen ‘ay başını nasıl getireceğim’ diye düşünmemeli enerjisini çocuğa vermeli. Öğretmenlerin maaşı enflasyonla da büyük ölçüde eriyor. Hakimler, savcılar için nasıl ayrı bir kanun varsa öğretmenler için de olmalı. Öğretmenleri 657’den çıkartıp, ayrı bir yasa getireceğiz.”

“Eşit iş yapılıyorsa onu farklı klasmanların içine sokmamamız gerekiyor. Bugün bakıyoruz bir kadrolu öğretmenler var bir de sözleşmeli öğretmenler var. İş güvenceleri yok, daha zor koşullarda çalışıyor daha düşük ücret alıyorlar. Bir de ücretli öğretmenler var. Bunlar en garibanları. Enflasyonla birlikte bu öğretmenlere verilen ücrette indirim yapıldı. Bir de KHK’lı öğretmenler var. Saray iktidarının ülkeyi getirdiği nokta bu. 3600 ek gösterge verecek olanlar da bizleriz. Her 24 Kasım’da öğretmenlere birer aylık ikramiye vereceğiz. Sözleşmeli, ücretli, kadrolu diye bir ayrım olmayacak. Herkes sadece öğretmen olacak.”

“Tarım Şurası yapıyor, şurada çiftçinin adı yok! Toprağa galoşla basan, badem unuyla beslenen Saray; çiftçinin sorununu büyütmekten başka bir şey yapmıyor! Cumhurbaşkanı demiş ki, ‘Kılıçdaroğlu buğdayı görse tanımaz.’ Ben buğdayı çok iyi tanırım ama sen buğdayı tanımazsın. Sen badem unuyla besleniyorsun. Kendi toprağına galoşla basıyorsun. Badem unuyla beslenenler kalkıp buğdayla ilgili ahkam kesiyor. Ben buğdayı da bilirim çiftçiyi de bilirim. 2002’den bu yana 20 milyon dekar daha az buğday ekiliyor.

İş aramak dahi suç sayılıyor. İşsizliğin sorunu beyefendiye göre işsizlerin ta kendisiymiş. 17 yıldır memleketi yönetenler Cumhuriyet tarihinin en büyük işsizlik oranına imza attılar. Tüm işsizlere sesleniyorum; bunlara oy verirsen iki elim iki yakandadır! Saray’da işsizlik diye bir şey yok. Hepsinin keyfi yerinde. Bakalım asgari ücrete ne kadar zam yapacaklar? En az yüzde 22.58 zam yapılmalı, artı refah payı olmalı. Çünkü enflasyon bu kadar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus