Sera gazı yoğunluğunun rekor seviyeye ulaşmasıyla ilgili olarak Önder Algedik: “İklim dengeleri yok oluyor, bizi daha fazla felaket bekliyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun 2018’de rekor seviyeye ulaştığını açıkladı. İklim ve enerji uzmanı Önder Algedik ise bizi daha fazla felaketin beklediğini söyledi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) alt kuruluşlarından WMO, gelecek hafta İspanya’nın başkenti Madrid’de başlayacak BM İklim Zirvesi öncesi sera gazı salınımıyla ilgili yeni raporunu açıkladı. Raporda atmosfere sera gazı salınım oranının geçen 10 yıla göre daha hızlı gerçekleştiği belirtildi. Ayrıca sera gazı yoğunluğunun geçen yıl yeni rekor seviyeye ulaştığına dikkat çekildi.

BM Cenevre Ofisi’nde rapora ilişkin basın toplantısı düzenleyen WMO Genel Sekreteri Petteri Taalas, “Paris İklim Anlaşması’ndaki tüm taahhütlere rağmen atmosferdeki sera gazı yoğunluğu seviyesinde düşüş işareti gözlenmedi” dedi.

Önder Algedik: “Bizi daha fazla felaket bekliyor”

Sera gazı yoğunluğunun artmasını Medyascope’a yorumlayan iklim ve enerji uzmanı Önder Algedik, aşırı iklim olaylarında ciddi bir artış söz konusu olduğunu, bizi daha fazla felaketin beklediğini söyledi:

En sıcak dört yıl son dört yılda yaşanmış durumda. Aşırı iklim olaylarının sayısında ve şiddetinde korkunç bir artış söz konusu. Açıklama o kadar doğru ki 2019 yılında bunun daha iyi olmasını bekleyemiyoruz. Sadece Çin’in son 18 ayda açmış olduğu termik santrale baktığımız zaman bunun daha da artacağını görüyoruz. Dolayısıyla aslında bizi daha fazla felaket bekliyor. Hızla iklim dengelerinin yok olmasına doğru gidiyoruz

“Bizi aşırı iklim olaylarının artmasından başka bir şey beklemiyor”

Önder Algedik, Türkiye’de de 2019 yılının pek çok ayının ortalamanın üzerinde geçtiğini, bizi aşırı iklim olaylarının artmasından başka bir şeyin beklemediğine dikkat çekiyor:

 “Türkiye’de ölçülmüş en sıcak yıl 2010 yılı. En sıcak ikinci yıla baktığımız zaman 2018 yılını görüyoruz. Acayip sıcak eylül, ekim geçirdik. 2019’un pek çok ayı ortalamanın üzerinde geçti ve dahası aşırı iklim olayların da artış söz konusu. Biz bir yılda 90’ların 13 katı kadar aşırı iklim olayı yaşadık. Aşırı iklim olaylarının sıradanlaşması, olağanlaşması, şiddetinin artmasından başka bir şey bizi beklemiyor

“Siyaset, termik santrallere değil halka ve doğaya çalışmalı”

Algedik, iklim değişikliğinin geldiği noktadan geri dönmenin fiziken mümkün olmadığını söylüyor. Fakat daha kötüsü üzerine bir dünya inşa etmekten kurtulabileceğimizin de altını çiziyor:

İklimle ilgili yapılması gereken şeylerde bir problem yok. Siyasetle ilgili sorun var. Geçen hafta yasalara aykırı çalışan 15 termik santralin 2,5 yıl daha yasalara aykırı çalışması dahil tasarıya topu topu 36 tane vekil red oyu verdi. Böyle bir ortamda bilimin ne söylediği çok önemli değil. Bilim zaten 150 yıldır bu noktaya geleceğimizi farklı cümlelerle söylüyordu. Şimdi yapılması gereken şey siyasetin bu konuyu düzeltmesi. Siyasetin termik santrallere, petrol şirketlerine değil halka ve doğaya çalışacağı bir şekle dönüşmesi gerektiğini düşünüyorum

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus