Müslümanlara saldırı planı – Abdussamed el Yezidi: “Korkunun terörüne boyun eğmemeliyiz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya’da geçen cuma 13 yerde baskınlar düzenlendi. Polis 12 kişiyi tutukladı. Aşırı sağcı bir terör örgütü “iç savaşa benzer” bir ortam yaratmayı ve camilere saldırmayı planlıyordu. Müslümanların Merkez Konseyi (Zentralrat der Muslime) Genel Müdürü Abdussamed el Yezidi, Medyascope’a durumu değerlendirmişti. Almanya’nın Hessen eyaletindeki Hanau kentindeki en az 10 kişinin öldüğü, beş kişinin ağır yaralandığı iki nargile kafeye düzenlenen silahlı saldırılardan iki gün önce, 18 Şubat’ta Almanca olarak yapılan yayını buradan izleyebilirsiniz.

Abdussamed Bey, aşırı sağcı terör örgütünün Müslümanlara yönelik saldırı planını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beklenmedik olmamasına rağmen şok ediciydi. Son yıllarda İslam düşmanlığının yavaş yavaş ilerlediğini görüyoruz. Müslümanlara ve mekanlarına saldırılar rekor seviyede. Bu nedenle bize göre bir terör örgütünün böyle saldırılar planlıyor olması Müslümanlara, camilere ve Almanya’daki Müslüman temsilcilere saldırmak istemesi bir an meselesiydi. 

Başka röportajlarda hem siz hem de Eymen Mazyek (Müslümanların Merkez Konseyi Başkanı) Müslümanların Merkez Kurulu’nun da tehditler aldığını söylediniz. Bu tehditleri ne sıklıkla alıyorsunuz? Ve polisin aldığı güvenlik önlemleri ne kadar gerçekçi?

Müslüman görevlilere ve özellikle Müslümanların Merkez Konseyi’nin yönetim kuruluna, bilhassa başkanımız Eymen Mazyek’e yönelik tehdit mektuplarını haftalık alıyoruz. Geçen yıl tehditler o kadar ileriye gitti ki, mektupların içinde ne olduğunu teşhis edemediğimiz toz bulduğumuz için ofisimizi boşaltmamız gerekti. Çalışanlarımızı korumak için ofisimizi birkaç aylığına kapatmak zorunda kaldık. Eymen Mazyek’in polis koruması halen çok düşük seviyede. Şu an gördüğümüz tehlikeler soyut değil, gerçek. Bu nedenle kolluk kuvvetlerinden bu durumun doğru analiz edilmesini ve ülkedeki Müslümanları temsil eden vatandaşlarımızın gerektiği gibi korunmasını istiyoruz. 

Peki ülkedeki Müslümanlar hakkında ne diyebilirsiniz? Bu olaylar neticesinde ne hissediyorlar? 

Ülkemizdeki saldırı ve gelişmeler korkunç boyutta. Belli parti ve ideolojilerin eyalet meclislerine taşınmasıyla Almanya’da İslam karşıtlığı, Yahudi düşmanlığı ve ırkçılık artıyor. Ancak Müslümanlar için daha kötüsü saldırıya uğradıklarında medyada, siyasette ve toplum nezdinde bir kayıtsızlık seziliyor olması. 

Müslüman gibi görünen kişilere yapılan saldırıların sayısı bini aştı. Bu gündelik bir şeye dönüştü ve bizim günlük mücadele ettiğimiz bir şey oldu. Ama medyanın konuya ilgisi istediğimiz düzeyde değil. Biz siyasetçileri ekran karşısında görmeyi ve Müslüman halkı sakinleştirmelerini istiyoruz. 

Sizce Müslümanlar artık camilere gitmekten çekinir mi? Yoksa böyle bir etkisi olmaz mı?

Yeni Zelanda’daki saldırıdan sonra Müslüman vatandaşlarla tartışmalarımızda cuma namazına veya başka vakitlerde camiye gittiklerinde kendilerini güvende hissetmediklerini söylediler. Biz de cami yetkililerine seslendik ve kendi güvenlik tedbirlerini almalarını, mekanları kameralarla donatmalarını ve camilerin önünde devriye bulundurmalarını tavsiye ettik. 

Fakat camilerden kaçınmak bir çözüm değil. Korkunun terörüne boyun eğmemeliyiz. Toplum olarak, Almanya vatandaşları olarak buna karşı durmalıyız. Buna karşı mücadele etmeliyiz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus