TÜİK, 2019’un istatistiklerini yayımladı: Evlenenler azalırken boşanmalar arttı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2019 yılının evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladı. Buna göre 2019’da 2018’e göre evlenenlerin sayısı azalırken boşananların sayısı arttı.

Evlenen çiftlerin sayısı 2018 yılında 554 bin 389 iken 2019 yılında yüzde 2,3 azalarak 541 bin 424 oldu. Boşanan çiftlerin sayısı ise 2018 yılında 143 bin 573 iken 2019 yılında yüzde 8 artarak 155 bin 47 oldu.

Boşanmaların yüzde 36’sı evliliğin ilk beş yılı içinde gerçekleşti. Evli çiftlerin yüzde 20,6’sı ise evliliğin 6-10 yılı içinde boşandı.

İlk evlenme yaşı yükseldi

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşının yükseldiği görüldü. Ortalama ilk evlenme yaşı 2019 yılında erkeklerde 27,9 iken kadınlarda 25 oldu. 

Toplam evlenmeler içinde yabancı kişiler ile evlenme oranları yıllara göre incelendiğinde, yabancı damat oranına göre yabancı gelin oranının arttığı görüldü. Yabancı gelinlerin sayısı 2019 yılında 23 bin 264 olup toplam gelinlerin yüzde 4,3’ünü oluştururken yabancı damatların sayısı 4 bin 580 olup toplam damatların yüzde 0,8’ini oluşturdu.

Yabancı damatlar Alman, yabancı gelinler Suriyeli

Uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı damatlar içinde yüzde 31 ile Almanlar birinci sırada yer aldı. Alman damatları yüzde 16,4 ile Suriyeli ve yüzde 6,8 ile Avusturyalı damatlar izledi.

Uyruklarına göre incelendiğinde, yabancı gelinler içinde yüzde 14,5 ile Suriyeli gelinler birinci sırada yer aldı. Suriyeli gelinleri yüzde 11,7 ile Azerbaycanlı ve yüzde 10,5 ile Alman gelinler izledi.

Aslı Nihan Çelikler: “Kadınlar artık hem ekonomik hem de psikolojik olarak daha güçlü hissettikleri için onlara zarar veren bir yapının içinde kalmayı eskiye oranla daha az tercih ediyor”

TÜİK 2019 evlenme boşanma istatistiklerini Klinik Psikolog Aslı Nihan Çelikler, Medyascope için değerlendirdi.

Medyascope: Bu yıl evlenenlerin sayısı azalırken boşananların sayısındaki artışı nasıl yorumlarsınız? Bu veri kadına yönelik erkek şiddeti meselesi ile birlikte düşünüldüğünde nasıl yorumlanabilir?

Aslı Nihan Çelikler: Evlenenlerin sayısının azalmasının karşısında boşananların sayısındaki artışın hem ekonomik hem de kültürel ve sosyolojik sebepleri var. Eskiye nazaran boşanma ile ilgili bakış açısında ciddi bir değişiklik mevcut. Ne olursa olsun aile birliğinin korunması, mutlaka bir arada kalmanın gerekliliğine dair bir inanç vardı fakat şimdi içinde şiddet ve sevgisizliğin olduğu bir ailedense ayrılmış bir aile bireyler için de tüm toplum için de tercih edilir bir duruma geldi. Aile içi şiddet hem birey hem toplum bazında artık çok daha görünür oldu. Bunun yanı sıra, kadınların destek mekanizmalarının artmış olması kadınların eskiye göre boşanmaya daha fazla cesaret edebilmelerinde bir faktör. Kadınlar ekonomik gücünü kazanırken ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda artık daha ilerlemiş bir zihniyete sahip olmaya başlamışken bu gitgide daha çok gündemimize girerken bunun karşılığında kültürel kalıpların ve yerleşik zihinsel yapıların aynı hızla değişmediğini belirtmek gerekir. Aile içinde kadın ve erkeğe atfedilmiş rollerin ve sorumlulukların adil bir dağılımının olmadığı bir pratikte kadınlar bununla ilgili ciddi bir zorluk yaşıyorlar ve bunun içinden çıkmanın bir yolu boşanma kararı vermek oluyor.

Medyascope: İlk evlenme yaşının yükselmesinin anlamı nedir, bunun genç işsizliği ile bağı kurulabilir mi, nasıl?

Aslı Nihan Çelikler: İlk evlenme yaşının yükselmesini de tek bir faktörle açıklamak mümkün değil. Eğitim seviyesinin yükselmesiyle evliliğe olan bakış açısının değişmesi ve ekonomik beklentiler, bunun karşısında genç işsizliğin bu kadar yüksek olması, sosyal medyada daha yüksek standartlı yaşamların rol model olarak göz önüne serildiği bir ortamda bu seviyeye erişemediğini düşünen gençlerin evlilik gibi ciddi bir karara varmadığını düşünebiliriz. Oldukça yavaş da olsa topluluk kültüründen biraz daha bireyselci kültüre geçiş de ilk evlenme yaşının yükselmesinde etkilidir.

Medyascope: Suriyeli kadınların yüzde 14,5 oranıyla “yabancı gelin” kategorisinde birinci olmalarını nasıl yorumlayabiliriz? Bu veriyi Suriyeli mültecilerin topluma entegrasyonu ya da geri dönüşlerinin düzenlenmesi gündemleri ile ilişkili düşünebilir miyiz, nasıl?

Aslı Nihan Çelikler: Psikolojik açıdan bakıp varoluşsal bir zeminden değerlendirirsek, göç etmek zorunda kalmış ve göç ettiği ülkede yoğun bir kategorizasyon, ırkçılık ve ayrımcılığa maruz kalan kişiler kendilerini güvenceye almak ister. Mülteciler açısından doğumla Türk ve Türkiyeli olmak mümkün olamayacağına göre, bunu sonradan elde etmenin ve bu sayede biraz daha çoğunluğa dahil olmanın yolu Türk biriyle evlenmek olabilir.

Röportajın tamamı için:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus