İSTANBUL (Medyascope) – TÜİK ile Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre mart ayında ihracat yüzde 6,4 azalırken ithalat yüzde 8,2 arttı. Dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 56 büyüyerek 11 milyar 221 milyon dolara ulaştı.
Haber özeti
- Mart ayında ihracat yüzde 6,4 azalarak 21,9 milyar dolara, ithalat yüzde 8,2 artarak 33,1 milyar dolara çıktı.
- Dış ticaret açığı, bir önceki yılın Mart ayına göre yüzde 56 artarak 11,2 milyar dolara yükseldi.
- Enerji ve altın hariç tutulduğunda, ihracat yüzde 5,5 azaldı ve ithalat yüzde 11,2 arttı.
- İlk çeyrekte dış ticaret açığı 28,7 milyar dolara ulaştı; ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 68,8’e geriledi.
- Mart ayında en fazla ihracat Almanya’ya, en fazla ithalat ise Çin’e gerçekleştirildi.

Bilmeniz gerekenler
- Enerji ve altın dışarıda bırakılınca da tablo değişmedi
- İlk çeyrekte açık 28,7 milyar dolara ulaştı
- İmalatın payı yüksek, yüksek teknolojinin payı düşük kaldı
- İhracatta Almanya, ithalatta Çin öne çıktı
- Mevsimsel veriler de aynı eğilimi gösterdi
- Dış ticaret açığı nedir? Nasıl hesaplanır?
- Dış ticaret açığı neden oluşur?
- Ticaret açığı kötü bir şey midir?
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle derlenen dış ticaret verilerine göre mart ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolar oldu. Aynı dönemde ithalat yüzde 8,2 artışla 33 milyar 120 milyon dolara çıktı. Dış ticaret açığı ise yüzde 56 genişleyerek 7 milyar 195 milyon dolardan 11 milyar 221 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025 mart ayındaki yüzde 76,5 düzeyinden 2026’da yüzde 66,1’e geriledi.
Enerji ve altın dışarıda bırakılınca da tablo değişmedi
Enerji ürünleri ile parasal olmayan altın hariç tutulduğunda da eğilim aynı yönde seyretti. Bu kalemde ihracat yüzde 5,5 azalarak 21 milyar 492 milyon dolardan 20 milyar 304 milyon dolara indi. İthalat ise yüzde 11,2 artarak 23 milyar 144 milyon dolardan 25 milyar 738 milyon dolara çıktı. Enerji ve altın hariç dış ticaret açığı mart ayında 5 milyar 435 milyon dolar olurken dış ticaret hacmi yüzde 3,2 artışla 46 milyar 42 milyon dolara ulaştı. Bu kalemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 78,9 olarak hesaplandı.
İlk çeyrekte açık 28,7 milyar dolara ulaştı
Ocak-mart döneminin toplamında da tablo olumsuz seyretti. Üç aylık dönemde ihracat yüzde 3,2 azalarak 63 milyar 227 milyon dolar, ithalat ise yüzde 4,7 artarak 91 milyar 895 milyon dolar oldu. Dış ticaret açığı bu dönemde yüzde 27,5 büyüyerek 22 milyar 486 milyon dolardan 28 milyar 667 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2025’in aynı dönemindeki yüzde 74,4 seviyesinden 2026’da yüzde 68,8’e geriledi.
İmalatın payı yüksek, yüksek teknolojinin payı düşük kaldı
Sektörel dağılımda imalat sanayisi mart ayında ihracatın yüzde 93,7’sini oluşturdu; tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,7, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 1,9 oldu. İthalatta ara mallarının payı yüzde 70,0 ile ilk sıraya yerleşti; sermaye malları yüzde 14,6, tüketim malları ise yüzde 14,9 pay aldı. Teknoloji yoğunluğu açısından bakıldığında yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ihracatı içindeki payı yalnızca yüzde 3,5 olurken aynı kalemin ithalat içindeki payı yüzde 12,1 olarak gerçekleşti.
İhracatta Almanya, ithalatta Çin öne çıktı
Ülkeler bazında mart ayında en fazla ihracat 1 milyar 820 milyon dolar ile Almanya’ya yöneldi. Almanya’yı sırasıyla 1 milyar 419 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 1 milyar 378 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 217 milyon dolar ile İtalya ve 996 milyon dolar ile Fransa izledi. İlk beş ülkeye yapılan ihracat toplam ihracatın yüzde 31,2’sini oluşturdu. İthalatta ise 4 milyar 759 milyon dolar ile Çin ilk sıraya yerleşti; Çin’i 3 milyar 511 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 538 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 620 milyon dolar ile İsviçre ve 1 milyar 516 milyon dolar ile ABD izledi. İlk beş ülkeden gerçekleştirilen ithalat toplam ithalatın yüzde 42,1’ini kapladı.
Mevsimsel veriler de aynı eğilimi gösterdi
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre mart ayında ihracat bir önceki aya kıyasla yüzde 2,0 azalırken ithalat yüzde 2,3 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış veride ise ihracat yıllık bazda yüzde 6,8 gerilerken ithalat yüzde 6,6 yükseldi. Özel ticaret sistemine göre mart ayında ihracat yüzde 6,1 azalarak 20 milyar 33 milyon dolar, ithalat ise yüzde 5,6 artarak 30 milyar 832 milyon dolar oldu; bu sistemde dış ticaret açığı yüzde 37,6 büyüyerek 10 milyar 799 milyon dolara ulaştı. Ocak-mart döneminde özel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 2,4 azalarak 57 milyar 992 milyon dolar, ithalat ise yüzde 5,0 artarak 86 milyar 957 milyon dolar olarak gerçekleşti; dönemin açığı yüzde 23,7 genişleyerek 28 milyar 965 milyon dolara çıktı.
Dış ticaret açığı nedir? Nasıl hesaplanır?
Ticaret açığı, en basit tabiriyle bir ülkenin dışarıdan satın aldığı malların (ithalat) değerinin, dışarıya sattığı malların (ihracat) değerinden daha fazla olması durumudur.
Ekonomi terminolojisinde buna dış ticaret açığı da denir. Eğer bir ülke ürettiğinden fazlasını tüketiyor ve bu farkı dış dünyadan mal alarak kapatıyorsa, bilançoda eksiye düşer.
Temel formül:
Bir ülkenin dış ticaret dengesi şu şekilde hesaplanır:
Ticaret Dengesi = İhracat – İthalat
- Sonuç Pozitifse (+): Ticaret Fazlası (Ülke kârda).
- Sonuç Negatifse (-): Ticaret Açığı (Ülke içeridekinden fazlasını dışarıya ödüyor).
Bir örnekle somutlaştıralım:
Diyelim ki Türkiye, bir yıl içinde dünyaya 250 milyar dolar değerinde mal sattı (bor, fındık, otomobil vs.). Ancak aynı yıl dışarıdan 360 milyar dolar değerinde mal aldı (petrol, doğalgaz, akıllı telefon vs.).
Hesap: $250 – 360 = -110$ milyar dolar.
Bu durumda ülke 110 milyar dolar ticaret açığı vermiş olur.
Dış ticaret açığı neden oluşur?
Bir ülkede ticaret açığının kronikleşmesinin birkaç temel sebebi olabilir:
- Üretim kapasitesinin yetersizliği: Ülke, halkının ihtiyaç duyduğu malları (teknoloji, gıda, enerji vb.) yeterince üretemiyordur.
- Enerji bağımlılığı: Petrol ve doğalgaz gibi temel enerji kaynaklarında dışa bağımlı olmak, fiyat artışlarında açığı büyütür.
- Döviz kuru etkisi: Yerel para biriminin aşırı değerli olması, ithalatı ucuzlatırken ihracatı zorlaştırabilir (ya da tam tersi durumlarda hammadde ithalatı pahalılaşabilir).
- Tüketim alışkanlıkları: Toplumun yerli ürünler yerine ithal lüks tüketime yönelmesi.
Ticaret açığı kötü bir şey midir?
Bu sorunun cevabı, açığın neden kaynaklandığına bağlıdır:
- Kısa vadeli/Stratejik açık: Eğer bir ülke fabrikalar kurmak, altyapısını geliştirmek veya teknoloji üretmek için dışarıdan makine ve hammadde alıyorsa; bu “iyi” bir açıktır. Çünkü bu yatırımlar ileride daha fazla üretim ve ihracat sağlayacaktır.
- Kronik/Tüketim odaklı açık: Eğer açık sadece borçlanarak yapılan tüketimden (ithal telefonlar, otomobiller vb.) kaynaklanıyorsa, bu durum uzun vadede döviz rezervlerinin erimesine ve ekonomik krize yol açabilir.
- Türkiye silah ithalatında dünya altıncısı
- Reuters: Eleştirilerine rağmen Türkiye, ABD’nin İran yaptırımlarına harfiyen uyuyor
- ABD ürünlerinin ithalatına ek mali yükümlülük Resmi Gazete’de yayımlandı
- Suriye operasyonu – Trump’tan Türkiye’ye yaptırım: Üç bakan ile iki bakanlık yaptırım listesine alındı, çelik ithalatına vergi tekrar yüzde 50
- Kanada’nın ABD üzerinden İsrail’e dolaylı silah ihracatına tepkiler büyüyor







