Koronavirüs testlerini yaygınlaştıran başarıyor, Türkiye de ilk adımı attı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüsle ilgili en büyük endişelerden biri, hastalık belirtisi göstermeyen bazı kişilerde test sonuçlarının pozitif çıkması. Bu kişiler de taşıyıcı olarak hastalığı bulaştırabiliyor. Türk Tabipleri Birliği bu yüzden testin hızlı bir şekilde yaygın hale getirilmesi, belirti göstermeyen insanların dahi bu testleri yaptırması gerektiğini söylüyor. Dünyadaki başarılı örnekler de bunu doğruluyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün yaptığı açıklamada hızlı tanı kitini devreye sokacaklarını, yakında neredeyse bütün büyükşehirlerde test yapılacağını açıkladı. Bakan Koca, “10 binin üstünde test yaptık. Yaygın saha araştırmaları yapıyoruz. Taramalarımız önümüzdeki günlerde daha da artacak. Günde 10-15 bin yapabilir hale gelmek istiyoruz” dedi.

Her hastanenin hasta kabul edebileceği şekilde yeni bir planlama yapıldığını belirten Koca, “Risk altında çalışan sağlık personelinin çalışması ile yeni bir düzenleme yaptık. Riskten korunmak istiyoruz. Koruyucu malzemeleri üniversite hastanelerine gönderdik. Üniversitelerimizin talebi olmamasına rağmen geçen gün gece yarısı 50 bin maske gönderdik” diye konuştu.

Test sayısı neden önemli?

Salgının kontrol altına alınmasının, erken izolasyonun tek koşulu ise olabildiğince fazla insana test yapılmasından geçiyor. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Dr. Samet Mengüç, sürecin başından beri bunu söylediklerini belirtirken, test sayısının önemini şöyle anlatıyor: “Test sayısı, hastalığın yaygınlığını ve yükselme hızını anlamada toplumsal olarak bize fikir veren parametredir. Erken izolasyon, erken tedaviye almak, kontrollü takipler bu veriler üzerinden mümkün olabilir. Topyekûn mücadele olarak görülmeli ve bu konuda ekonomik düşünmemek lazım. İnsan hayatı ve sağlığı sözkonusu olan yerde bireyler de devletler de ekonomiyi gerekçe göstermemeli.

Somut örneklerini Güney Kore’de gördük. Çok erken başlattılar test sürecini, hızlı ve yaygın uygulamaya geçtiler. Zaten Dünya Sağlık Örgütü de bu konuda ısrarla açıklama yaptı. Hemen yaygın hale getirilmesi, kendinden şüphelenen insanların dahi bu testleri yaptırabilmesi gerekiyor. Testin negatif çıkması insanın rehavete kapılmasını gerektirmez. Toplumun yüzde 80’inden fazlası, koronavirüsü çok basit bir gribal enfeksiyon şeklinde atlatabiliyor ama bulaşıcılık açısından risktir bu. O yüzden tespiti önemli. Hasta olup olmaması değil önemli olan.”

“Bakanlık, korunmadan ziyade tedaviye yoğunlaşıyor”

Mengüç, salgınla mücadelenin ana ilkesinin korunma olduğunu belirtirken “Bakanlık korunmadan ziyade tedavi edici bir anlayışla çalışma yürütüyor, tedaviye yoğunlaşıyor. Hastalık ortaya çıkacak, biz tedavi edeceğiz. Bunu İngiltere uyguladı ve sonuç ortada. Bireysel biliçlendirme, sosyal mesafe ve testlerin yapılması, yaygınlaştırılması şart” diyor.

Yaygınlaştırılacağı ve tüm Türkiye’ye yayılacağı söylenen koronavirüs testi şu anda İstanbul’da Haseki Eğitim ve Araştırma, Bakırköy Sadi Konuk, Kartal Lütfi Kırdar, İstanbul Eğitim ve Araştırma olmak üzere dört hastanede, Ankara’da ise bir hastanede yapılabiliyor.

Testin önemini artıran bir diğer olgu da hastalık belirtisi göstermeyen bazı kişilerde koronavirüs testinin pozitif çıkması. Dolayısıyla bu kişiler, taşıyıcı olabiliyor ve hastalığı bulaştırma riski ortadan kalkmıyor.

Veneto örneği: Belirti göstermese bile test yapılıyor

Virüsle ilgili en büyük endişelerden biri, test sonucu pozitif çıkan birçok hastanın hiç belirti göstermemesi. BBC Türkçe’den Övgü Pınar’ın haberine göre, İtalya’nın Veneto bölgesindeki Vo kasabasında yürütülen projeyle virüs durduruldu. Araştırmanın sonuçlarını raporlaştıran Floransa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sergi Romagnani, “Enfeksiyon kapanların büyük kısmı, yüzde 50-75 arası, hiçbir semptom göstermiyor ama virüsün yayılması için müthiş bir kaynak teşkil ediyor” dedi. 

Veneto Bölge Başkanı Luca Zaia ise testin önemine vurgu yaptı ve pozitif oldukları belirlenen kişilerin yakınlarına, semptomları olmasa bile test yapılacağını söyledi. Zaia, mümkün olduğunca fazla kişiye ulaşabilmek için karavanlarla yola çıkıp test yapacaklarını açıkladı.

Yine ABD’nin Massachusetts eyaletinde, hastalığın belirti göstermeyen kişiler tarafından yayıldığı, “Y kuşağı” diye adlandırılan gençlerde belirti göstermeyen vaka sayısının çok olduğu tespit edilmişti. ABD Sağlık Bakanlığı’na bağlı Bulaşıcı Hastalıklar Ulusal Enstitüsü Başkanı Dr. Anthony Fauci ise taşıyıcı olan genç yaştaki birçok insanın belirti göstermeyebileceğini, bu nedenle gençlerin kamusal alanlardan uzak durmalarının önemli olduğunu açıklamıştı. Science dergisindeki bir araştırmada da yeni tip koronavirüs taşıyıcılarının yüzde 86’sının izole olmadan normal hayatta yer aldığı belirtildi. Minnesota Üniversitesi Bulaşıcı Hastalık Araştırmaları ve Politikaları Merkezi Müdürü Michael Osterholm “Belirti göstermeyen bulaşmanın bu virüsü yaymada muhtemelen önemli bir rol oynadığını biliyoruz” dedi.

Çin ve Güney Kore’de test sayısı 600 bini aştı

Çin ve Güney Kore test sayılarında öne çıkıyor. İki ülkede bugüne kadar toplamda 600 binden fazla test yapıldı. Oxford Üniversitesi’ne bağlı Our World in Data‘nın resmi kaynaklardan topladığı verilere göre test sayısında 320 binle Çin ilk sırada. Onu 286 bin 716 testle Güney Kore, 148 bin 657 testle İtalya, 125 binle Birleşik Arap Emirlikleri ve 116 binle Rusya takip ediyor. En başarılı örneklerden biri Güney Kore. Yapılan testler o denli yaygınlaştırılmış durumda ki günde 20 bin test yapılır hale gelinmiş ve vaka sayısı, test sayısının yüzde 3’ünde kalmış durumda. Hastalığı yenmekten öte tespit ve korunmanın öne çıkarıldığı ülkelerde bu başarı açık bir şekilde görülüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus