İSTANBUL (Medyascope) – LGBTİ+ derneklerini hedef alan “Ailem Güvende” operasyonlarını protesto etmek isteyen eylemciler, İstanbul Adliyesi önünde polis engeliyle karşılaştı. Aralarında iki gazetecinin de bulunduğu 100’den fazla kişi gözaltına alındı.

İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde LGBTİ+ derneklerine yönelik operasyonları protesto etmek isteyen grup, saat 12.30’da adliye önünde toplanınca polis engeliyle karşılaştı. Polis, basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini duyurduktan kısa süre sonra kalabalığı abluka altına aldı.
Polis müdahalesinde gazeteciler de gözaltına alındı
Dağılma uyarısının ardından müdahale eden polis, aralarında dernek üyeleri, örgüt temsilcileri, üniversite öğrencileri ve gazetecilerin bulunduğu 100’den fazla kişiyi gözaltına aldı.
Polis, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde "Ailem Güvende" operasyonuna karşı eylem yapanları gözaltına aldı@firatfistikk pic.twitter.com/CLQnSQb1LB
— Medyascope (@medyascope) September 15, 2026
Müdahale sırasında BirGün gazetesi muhabiri Sarya Toprak ile Alman televizyonu ARD muhabiri Şener Azak da haber takibi yaparken gözaltına alındı. Gazetecilerin serbest bırakılacağı söylenmesine karşın işlemler uzun sürdü.
Adliye önündeki gözaltılara karşı slogan atan bir kadın eylemci de polis tarafından gözaltına alındı.
İstanbul Adliyesi önündeki gözaltılara karşı slogan atan bir kadın eylemci de polis tarafından gözaltına alındı@firatfistikk pic.twitter.com/HKU1I3xRGD
— Medyascope (@medyascope) September 15, 2026
“Genel ahlak kimin ahlakı?”
Açıklamada, operasyonlarda kullanılan “müstehcenlik” ve “fuhşa teşvik” suçlamalarına tepki gösterilerek “Genel ahlak kimin ahlakı?” sorusu yöneltildi. Grup, operasyonların yalnızca LGBTİ+’ları değil, hukuki, psikolojik ve maddi destek sağlayan dayanışma örgütlerini de hedef aldığını öne sürdü.
Katılımcılar, operasyonların “Ailem Güvende” adıyla anılmasına da itiraz ederek “Bu operasyonlara ‘Ailem Güvende’ adını verenlere soruyoruz, kimin ailesi kime karşı nasıl güvende?” dedi.
Kadınların şiddet gördükleri evliliklerde kalmaya zorlandığını, çocukların ise istismardan korunmak yerine susturulduğunu iddia eden grup, güvensizliğin nedeninin LGBTİ+’lar değil, kadın düşmanı politikalar, erkek şiddeti, çocuk istismarı, yoksulluk ve güvencesizlik olduğunu savundu.

“Hiçbirimiz güvende değiliz”
Devletin kadın düşmanı ve LGBTİ+ düşmanı politikaları nedeniyle güvende olmadıklarını öne süren grup, “Hiçbirimiz güvende değiliz” diyerek operasyonların toplumu iktidarın belirlediği kalıplara hapsetmeyi amaçladığını iddia etti. “Varlığımız suç değil, nefret suçtur” diyen katılımcılar, gözaltındakilerin serbest bırakılmasını ve derneklere yönelik baskınların son bulmasını istedi.
Açıklama, “Yaşasın lubunya dayanışması”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Nefrete inat yaşasın hayat” ve “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganlarıyla sona erdi.
Ne olmuştu?
“Ailem Güvende” operasyonları kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin başta olmak üzere 15 ilde LGBTİ+ derneklerine ve hak savunucularına yönelik soruşturma başlatılmıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonlarda 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yapıldığını, MASAK raporlarının incelendiğini ve yurtdışından yapılan fon aktarımlarının araştırıldığını açıkladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise soruşturmanın gerekçesini, çocukların ve reşit olmayan gençlerin yaş ve gelişim düzeyleri gözetilmeksizin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında yönlendirilmesinin önlenmesi olarak açıkladı. Başsavcılık, bu faaliyetlerin toplumda olağanlaştırılmasının engellenmesinin, çocukların üstün yararının, aile kurumunun ve toplumun ortak ahlaki değerlerinin korunmasının amaçlandığını duyurdu.








