Koronavirüsle mücadele ekipmanı Batı’da toplanıyor, Afrika ve Latin Amerika’da malzeme kıtlığı yaşanıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs küresel olarak etkisini her geçen gün arttırırken, ülkeler de virüse karşı vatandaşlarını koruyabilmek ve hastaları iyileştirebilmek için ekipman sayılarını artırmaya çalışıyor. New York Times’tan Jane Bradley’nin haberine göre, özellikle bazı Afrika ve Latin Amerika ülkeleri test kitlerini ve çeşitli sağlık ekipmanını bulma konusunda büyük sıkıntılar yaşıyor çünkü tedarik zincirleri büyük oranda ABD ve Avrupa ülkelerinin kontrolünde.

Üreticiler, Afrika ve Latin Amerika’daki bilim insanlarına, birkaç ay boyunca test kitleri tedariklerinde çok büyük sayılara ulaşamayacaklarını bildirdi. Bunun arkasındaki neden ise, neredeyse üretilen bütün test kitlerinin ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından yüksek rakamlarla satın alınıyor olması. Artan küresel talebin ve fiyatların yanında, gelişmekte olan birçok ülke test kiti ve tıbbi ekipman bulabilmek için UNICEF gibi kuruluşların kapısını çalmaya başladı. Bir UNICEF yetkilisine göre, küresel üreticiler UNICEF tarafından 100 ülkeye yardım edebilmek için talep edilen 240 milyon koruyucu maskenin yalnızca 28 milyonunu tedarik edebildi.

Her ne kadar virüsün şimdiye dek gelişmiş ülkelerde daha etkili yayıldığı gözlemlense de özellikle Afrika, Latin Amerika ve bazı Asya ülkelerindeki yetersiz sağlık sistemleri ve tıbbi ekipman eksikliği, uzmanlara göre salgının devamı için büyük sorun teşkil ediyor. 2015 yılında Kanada’da yapılan bir araştırmaya göre, bu bölgelerde bulunan çoğu ülkede 1 milyon kişi başına yalnızca bir tane yoğun bakım yatağı düşüyordu. Bu oranın aradan geçen beş yıl içinde çok büyük bir artış göstermediği ve artan nüfusla beraber bu durumun daha da kötü bir hal aldığı tahmin ediliyor. 

Bazı Latin Amerika ve Afrika ülkelerinde test yapılamıyor 

Latin Amerika’da, özellikle virüsün teşhisini yapabilmek ve ilk savunma mekanizmasını devreye sokabilmek açısından çok önemli olan tanı testleri oldukça zor hayata geçirilebilen bir uygulama haline gelmiş durumda. Salgını hafife alan açıklamalarıyla küresel kamuoyunda oldukça eleştirilen Bolsonaro’nun yönetimindeki Brezilya, testler konusunda en çok sıkıntı yaşayan ülkelerden biri. Bugüne kadar yapılan yaklaşık 23 bin testle onaylanmış 10 bin vakaya sahip olan Brezilya’da, testlerin yapıldığı laboratuvarların yetkilileri testlerin işleme alınabilmesi için gerekli kimyasal ekipmanın eksikliğinden şikayet ediyor. New York Times’a konuşan Doktor Amilcar Tanuri, Rio de Janeiro Federal Üniversitesi’nde laboratuvar sorumlusu olduğunu ve testlerin numunesi için gerekli olan bazı kimyasal reaktifleri bulmakta çok zorlandıklarını belirtti. Tanuri’ye göre bu kimyasalların büyük miktarı ABD ve Avrupa ülkeleri tarafından alınıyor ve Brezilya’ya verilen siparişlerin ancak 60 gün gibi bir süre içinde ülkeye gelebileceği belirtiliyor.

New York Times’a göre, bazı Afrika ülkeleri de benzer bir durumla karşı karşıya. Güney Afrika 27 Mart tarihinde ilk koronavirüs vakasını bildirdikten sonra sıkı bir sokağa çıkma yasağı uyguladı ve şimdiye kadar yaklaşık 50 bin vatandaşa test yapıldığını duyurdu. Ancak Güney Afrika, önceki dönemlerde HIV ve tüberküloz hastalıklarıyla savaşmak için kurulan ve çoğu Batı ülkesini de sayıca geride bırakan 200’den fazla laboratuvara sahip olmasına karşın, test sayılarını istediği düzeye çıkarma konusunda sıkıntı yaşıyor. Tıpkı Brezilya gibi, testleri işlemek için gerekli olan kimyasal reaktif sıkıntısı onları da vurmuş durumda. New York Times’a konuşan Doktor Francois Venter, ülkede laboratuvar sayısı konusunda herhangi bir sıkıntı olmamasına karşın genel sağlık sisteminin ve tıbbi ekipman sayısının salgını karşılamayabileceği konusunda endişeli olduklarını ve eğer yeteri kadar test sayısına ulaşamazlarsa doktor azlığıyla birlikte sağlık sisteminin tıkanma riski taşıdığını söyledi. Güney Afrika hükümeti, oluşturduğu 20 kişilik bir kriz masasıyla bu sorunu çözmek için dünyanın dört bir yanından tedarikçilerle iletişim kurmaya çalışıyor fakat şimdiye kadar olumlu bir yanıt alabilmiş değil.

Muhabir Bradley’e göre, birçok ülkenin test ürünlerini ve tıbbi ekipmanın dışarıya ihraç edilmesini yasaklamasıyla daha büyük sorunlar yaşayacak ülkelerin yardımına, bu süreçte devletler değil üretim şirketleri koşuyor gibi gözüküyor. ABD’de 3M maskeleri üreten yerel bir firmanın ABD hükümetiyle gerçekleştirdiği anlaşmaya, Kanada’ya ve Latin Amerika ülkelerine de maske yollanma şartı koydurmasının yanında, İngiltere’de test kiti üreten Mologic firması da Senegal hükümetiyle anlaşma yaparak evde kullanabilen test kitlerini düşük fiyatlar üzerinden sağlama sözü verdi. 

Fakir Afrika ülkelerinde tıbbi ekipman sıkıntıları var

Şu ana kadar, virüse bağlı olarak yalnızca tek bir ölüm açıklayan Zambiya gibi daha fakir ülkeler ise, testlerin yanında maskeler ve sağlık ekipmanı konularında da çeşitli arz sorunları yaşıyor. Zambiya Bulaşıcı Hastalık Araştırmaları Merkezi’nden Charles Holmes’a göre, ekonomik olarak durumu daha kötü olan ülkeler, özel şirketlerle tıbbi ekipman için pazarlık yaparken oldukça dezavantajlı bir konumda ve öncelik her zaman ABD ve Avrupa ülkelerine tanınıyor. Holmes, özel bir yabancı şirketin, 2016 yılında üretilen eski maskeler için bile Zambiya yönetimine diğer ülkelere verdikleri fiyatın 5-10 katını teklif ettiğini öne sürdü. Holmes’a göre, zengin ülkeler yalnızca salgından etkilenen ülkelere değil, salgının henüz başlarında olan daha fakir ve gelişmekte olan ülkelere de yardım etmeli.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus