George Soros ve Eric Beinhocker: “Eğer Amerikalılar ‘evde kalmak’ zorundaysa, onların işten atılmamasını sağlamalıyız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Macaristan doğumlu ABD’li girişimci ve Açık Toplum Vakfı Kurucusu George Soros ile The Institute for New Economic Thinking (INET) Oxford Direktörü ve ekonomist Prof. Dr. Eric Beinhocker, 13 Nisan günü ABD’nin koronavirüs ile mücadelede nasıl bir ekonomik program uygulaması gerektiğini anlatan bir yazı kaleme aldı. Yazının çevirisini paylaşıyoruz.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) istihdamda yaşanan feci düşüş federal hükümetlerin her zamankinden daha fazla sorumluluk almasını gerektiriyor.

4 Nisan’dan önceki üç haftalık süreçte yaklaşık 17 milyon Amerikalı işini kaybetti ve Institute for New Economic Thinking (INET) Oxford’un gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre eğer acil bir önlem planı ortaya konmazsa ilerleyen haftalarda iş sahibi olan Amerikalılar’ın yüzde 24’ü işini kaybedebilir. 2007-2009 dönemindeki krizde bu oran sadece yüzde 3,3’tü. Böylesi bir iş kaybı ancak 1929’da yaşanan “Büyük Buhran” ile kıyaslanabilir ve 37 milyon insanın işini kaybetmesi anlamına gelir. Bunun etkisi de en çok düşük ücretli çalışan kişiler tarafından hissedilir.

“Amerikalılar’ın maaşları garanti altına alınmak zorunda”

İnsanların yeniden çalışmaya başlamaları için güvenli koşullar meydana gelene kadar yapılması gereken, ekonomiyi “uyku moduna” almaktır. Bu da iş alanlarına ve işçilere mümkün olduğunca dokunmamayı gerektirir. Böylece kriz geçtiği zaman ekonominin toparlanması daha kolay olur. Peki bu nasıl olacak? Federal hükümet acilen kriz dönemi boyunca bütün Amerikalılar’ın maaş çeklerini garanti altına almak zorunda.

Diğer ülkeler tam olarak bunu yaptı. Almanya, Fransa, Danimarka, İrlanda, Hollanda, İngiltere ve Avustralya, hepsi çalışanlarının maaşlarını ödemesi ve karantina boyunca çalışanlarını işten çıkarmaması için işverenlere maddî yardımda bulundu.

Tarih bize bu stratejinin işe yaradığını söylüyor. Almanya’nın “Kurzarbeit” programı sayesinde Büyük Buhran döneminde Almanya’daki işsizlik yüzde 7,9’dan yüzde 7’ye düşmüştü. Diğer büyük ekonomilerde ise işsizlik ortalama yüzde 3 artmıştı. Sonuç olarak Almanya ekonomisi diğer bütün ülkelerden daha kolay toparlanmıştı.

ABD Kongresi 2 trilyon dolarlık “Koronavirüse karşı yardım, rahatlatma ve ekonomik güvenlik yasasını” (CARES Act) geçirerek bu doğrultuda önemli bir adım attı. Yeni yasa 500’den az işçinin çalıştığı işletmelerin maaş borçlarının karşılanmasını öngörüyor. Ancak ne yazık ki bu program için ayrılan miktar oldukça az ve bürokratik işlemlerden dolayı ağır ilerliyor. Daha hızlı ve direkt sonuca giden bir çözüm bulunması lazım.

“Yasa hem kâr amacı güden hem de gütmeyen kurumları kapsamalı”

Cumhuriyetçi Pramila Jayapal ve Temsilciler Meclisi’ndeki bazı çalışma arkadaşları “Maaş çeki garanti yasası” adı altında bütün çalışanları destekleyecek bir teklif hazırladı. Koruma sadece küçük işletmelerde çalışan 60 milyonu değil, 152 milyon Amerikalı işçiyi kapsıyor. Bu yasanın hem kâr amacı güden hem de gütmeyen kurumları da kapsaması gerekli.

Teklifte her çalışan için kriz boyunca 100 bin dolarlık bir destek paketi öngörülüyor ve şirketlerin 1 Mart itibarıyla işten çıkardıkları işçileri yeniden işe almasına yönelik hükümler barındırıyor. Teklif aynı zamanda bu kişilerin sağlık sigortalarının ödenmesini de düzenliyor, çünkü şu an 160 milyon işçi ve aileleri “işveren sağlık sigortasına” bağlı olarak yaşıyor.

Teklifin bir diğer önemli yanı ise maddî desteklerin bankalar ve ağır işleyen bürokrasi ile değil, doğrudan, hızlıca ve elektronik ortamda gerçekleştirilmesini şart koşması. INET Oxford’un hesaplamasına göre böyle bir paketin aylık maliyeti yaklaşık 115 milyar dolar. Bu yasanın uygulanması halinde teklif, gördüğümüz en verimli maliye politikalarından biri haline gelir.

“Öncelik insanların işlerini kaybetmemeleri olmalı”

CARES yasası daha çok işsizlerin güvence altına alınması için çıkartılıyor, ancak öncelik insanların işlerini kaybetmemesi için para harcamak olmalı. Kitlesel işsizlik büyük kırılmalara neden olabilir. Şirketler istihdam sağlamak için, tüketiciler ise mal satın almak için isteksiz hale gelir. Şu an için işçilerin maaşlarının ve sağlık sigortalarının ödenmesi fazladan bir yük değil. Aksi halde aynı para bu krizin yarattığı işsizliği finanse etmek için kullanılacak.

Seçimlerin olduğu sene hiçbir şey kolay değil, ancak iki partinin desteğini alacak tek eylem böyle bir yasanın çıkması olacaktır. Missouri Senatörü Josh Hawley bağımsız olarak, İngiltere’deki muhafazakârların önerdiğine benzer bir maaş çeki garantisi teklifi sundu. Demokratlar için özellikle düşük ücretle çalışan işçilerin gelirleri ve sağlık güvenceleri oldukça kritik. Cumhuriyetçiler de iş dünyasının çalışanlarını kaybetmek istemediğini ve kriz sonrası dönemde hızlıca harekete geçerek ekonomiyi yeniden canlandırmak istediklerini biliyor. CARES yasasının işsizlik yardımlarını da kapsaması oldukça hayatî olsa da iki parti de çalışanlara maaş çeklerini garanti etmenin, sonrasında işsizlik maaşı ödemekten daha doğru olduğunu biliyor.

Mevcut işsizlik krizinin daha da büyümemesi için hem kongre hem de Trump yönetimi vakit kaybetmeden harekete geçmeli. “Maaş çeki garanti yasası” Temsilciler Meclisi tarafından hemen görüşülmek zorunda. Başka bir büyük kurtarma paketi beklenmemeli. Kötümser bazı kişiler bunun için çok geç kalındığını iddia ediyorlar. Henüz bunu söyleyemeyiz. Ancak eğer bu teklifin görüşülmesi ertelenir ve başka yasalarla birleştirilmeye çalışılırsa o zaman gerçekten de çok geç olacak

Sonuç olarak, virüs bir şekilde kontrol altına alınacaktır. Ancak Amerikalılar’ın “evde kalmaları” gerektiği süre boyunca biz de onlara “işlerinde kalmaları” için yardım etmeliyiz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus