Korona günlerinde çalışma hayatı (8): Ücretli öğretmenler dönem başlayınca ücret almadan ders verecek veya aldıkları parayı faiziyle geri ödeyecek

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Berivan, Halk Eğitim Merkezi’nde ücretli öğretmen yani usta öğretici olarak çalışmaya başlayalı henüz iki sene olmuş. Giyim üretimi alanında dersler veriyor. Bu merkezlerde görev yapan öğretmenler ya kadrolu ya sözleşmeli ya da Berivan gibi ücretli öğretmen olarak çalışıyor. Ücretli öğretmenler, çalıştıkları saat kadar ücret alıyor.

Berivan henüz 25 yaşında. Daha önceki senelerde Halk Eğitim Merkezleri’nde genelde gençlerin değil emekli öğretmenlerin çalıştığını söylüyor. Fakat son zamanlarda işsizliğin artmasıyla birlikte kendi sektöründe iş bulamayan, öğretmenlik ataması çok fazla yapılmayan sektörlerdeki insanların Halk Eğitim Merkezleri’nde düşük ücretler karşılığında çalışmayı kabul ettiklerini anlatıyor.

Okulların tatiliyle birlikte Halk Eğitim Merkezleri’ndeki eğitime de ara veriliyor

Berivan, koronavirüs salgınının yayılmaya başlamasıyla birlikte kursların kapanabilme ihtimalinden dolayı tedirginlik yaşadıklarını belirtiyor. Yılbaşından itibaren kurslarda sosyal mesafelendirme yapılmaya başlanmış: “Ben dikiş konusunda ders verdiğim için çok yakın temaslar halinde çalışıyoruz. Yılbaşından itibaren kendimizce tedbirlerimizi alıyorduk. Fakat çok tedirgindik.”

Salgın Türkiye’de görülmeye başladıktan sonra okullar tatil ediliyor. Okullarla birlikte Halk Eğitim Merkezleri’ndeki derslere de ara veriliyor.

Tatillerde ücretli öğretmenlere maaşlar ödenmiyor

Berivan, yeni yıldan önce vergileri kesilmiş halde saatlik 13 TL’ye çalıştığını ve sigortasının bu ücret üzerinden yattığını söylüyor. Haftada 40, günde sekiz saat ders veriyor. Halk Eğitim Merkezleri’nde de yaz tatilleri oluyor. Fakat o tatillerde Berivan ücretli öğretmen olup ders vermediği için maaş alamıyor ve eğer gelecek dönemde Halk Eğitim Merkezi’nde çalışmak isterse tekrar başvuru yapması gerekiyor. Çünkü yaz tatiline girmeden önce ücretli öğretmenlerin çıkışları veriliyor: “Her sene çalıştığımız kuruma yeniden başvuru yapıyoruz. Her senenin sonunda örgün eğitim, yani ilkokul, ortaokul, lisedeki eğitimin bittiği haziran ayında bizim de kurslarımızı bitirmemiz isteniyor. Kursları bitirdiğimiz zaman da kurumumuzdan çıkışımız veriliyor. Yani sigortamız ve maaşımız kesiliyor.”

Aynı şey dönem arası tatili için de geçerli. Ara tatilin olduğu 15 günlük süreçte ücretli öğretmenlerin çıkışı verilmese de maaşları ve sigortaları ödenmiyor: “Aslına bakılırsa yılın sadece yedi ayında çalışıyor ve sigortalı oluyoruz. Onun haricinde hiçbir güvencemiz olmuyor. Yılın neredeyse beş ayı çalışmıyoruz fakat girişimiz ve çıkışımız yapıldığı için işsizlik maaşı alma hakkımız da olmuyor.”

“Ailem benden fatura ve kira parası istemediği için şükredip oturuyorum”

Berivan, maaşsız günlerini kotarmak için de günlük işler yaptığını anlatıyor: “Diyelim ki her şey yolunda gitseydi, bu sene haziran ayında derslerimi bitirseydim, Halk Eğitim Merkezi’nde çalışmaya devam etmek istiyorsam ekime kadar hiçbir kurumla bağım olmayacaktı. Ya bir yerlerde gündelik işler yapacaktım ya da kendimi bir şekilde para harcamayacağım bir düzene sokup hareketsiz yaşayacaktım. Geçen sene çünkü bu şekilde yaşamak durumunda kaldım. Gidip bir yerlerde günlük işler yapıp para kazandım. Aslında geçimimi sağlayamadığım için ailemle beraber yaşıyorum. Onlar benden fatura ve kira parası istemediği için şükredip oturuyorum.”

Maaş için ya telafi dersi verecek ya da faizle geri ödeme

Berivan 13 Mart günü kurumlarında son derslerini verdiklerini söylüyor. Ardından ücretli öğretmenlere de ödeme yapılacağını hem Maliye Bakanlığı hem de Milli Eğitim Bakanlığı duyuruyor. Fakat bazı şartlar var. İnternet üzerinden derslerini sürdürebilen öğretmenlerin ileriki dönemde telafi dersleri yapmasına gerek yok. Ama internet üzerinden ders yapamayan öğretmenler dönem tekrar başladığında telafi dersi yapacaklar ve bu telafi dersinden para alamayacaklar: “Telafi dersleri için bizim içimizi şöyle rahatlatmaya çalışıyorlar. Bire bir oranında olmuyor. Yani senin 40 saat çalışmadan aldığın ücret varsa 40 saatlik ders vermen istenmiyor. Mesela ‘30 saatlik ders versen de telafi etmiş olacaksın’ deniliyor. Fakat diyelim ki ben bu süreçte koronavirüse yakalandım ve hastayım. Telafi dersimi de o verilen sürede yerine getiremiyorum. O zaman benden bunun faiziyle iadesini istiyorlar. Ya da başka bir kurumda çalışmaya başladım. Çünkü yaz tatilinde boşta olacağım. Ama ben oraya tamam dediğim andan itibaren telafi dersini yapamadığım için, devlete tıpkı bir KYK borcum varmış gibi borçlanıyorum ya da bir bankaya borçlanmış gibi borçlanıyorum. Faiziyle onun iadesini yapmam gerekiyor.”

“Yıllardır bu kurumlarda çalışan ücretli öğretmenlere kadro verilsin”

Berivan, ücretli öğretmenlerin de diğer öğretmenlerden bir farkı olmadığını, bazı zamanlar ücretli öğretmenlere daha fazla bile yüklenildiğini özellikle belirtiyor: “Yıllardır bu kurumlarda çalışan ücretli öğretmenler kadroya girsin. İnsanların verdiği emek eşit. Hatta çoğu zaman ücretli öğretmenlere daha fazla yükleniliyor kurumlarda. Bizim her sene etkinliklerimiz oluyor. O etkinliklerde ücretli öğretmenler ön plana çıkartılıyor, yoğun emekle çalıştırılıyor. Sonrasında tebrikleri ücretli öğretmenler değil kadrolu öğretmenler topluyor.”

Berivan, ücretli çalıştırılan öğretmenlere gereken değer verilirse Halk Eğitim Merkezleri’ndeki eğitimin ve Türkiye’deki üretimin niteliğinin de artacağı görüşünde.

“Çoğumuzun yol parası bile olmayabilir”

Berivan, okulların açılmasının eylüle kadar sarkabileceğinin konuşulduğunu söylüyor. Fakat ortada açıklanan net bir tarih yok. Berivan, eğer eylülde okullar açılırsa aldığı ücretin telafisi için ders veriyor olacak ve o dönem ücretli öğretmenlik yapıp yapmayacağı da henüz belli olmamış olacak: “Eğer ki okullar eylülde açılırsa usta öğretici alımları da eylülde başlıyor. Bu doğrultuda 15 Ekim’e kadar usta öğretici kim olacak, başvurumuz kabul edilecek mi soruları kafamızda dönecek. O süreçte de telafi derslerimizi vereceğiz. Telafi derslerimizi vermek için evimizden çıkıp yol gideceğiz, çalıştığımız alanlarda yemek yiyeceğiz fakat hiçbiri için herhangi bir ücret almayacağız. Çünkü geçmişte aldığımız ücretin telafisini veriyor olacağız. Bu nedenle de çoğumuzun kuruma gidecek yol parası bile olmayabilir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus