Washington Post: Seks işçileri, koronavirüs salgını kapsamında yapılan sosyal yardımlardan faydalanamıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Washington Post muhabiri Miriam Berger, farklı kurum yöneticileri ile konuşarak koronavirüs salgınından dünyanın farklı ülkelerindeki seks işçilerinin nasıl etkilendiğini ve hangi ülkelerin bu insanlara yardım etmeye çalıştığını anlatan bir haber kaleme aldı. Yazının çevirisini paylaşıyoruz.

Ülkelerin koronavirüse karşı hazırladığı yardım paketleri seks işçilerini ihmal ediyor

Sidney’deki karantina kararının ardından işini kaybeden ve finansal açıdan büyük zorluklarla mücadele eden kişilerden biri de Beth Reid. 36 yaşındaki kadın, Avustralya’da koronavirüs ile mücadele kapsamında artırılan işsizlik ödeneğine başvurmayı düşünüyor.

Elbette ki Reid başka sorunlarla da başa çıkmaya çalışıyor. Her ne kadar yaşadığı yerde yaptığı iş yasal olsa da bu işi yapan insanlar fişleniyor. Ödenek alabilmesi için federal yasalara seks işçisi olarak kaydedilmesi gerekiyor. Yine de Reid şanslı bir azınlığın parçası. Dünya genelinde milyonlarca seks işçisi koronavirüsle mücadele kapsamında açıklanan ekonomik destek paketlerinden pay alamıyor. Reid sorun yaşayan başka kesimlere de dikkat çekerek, “Tıpkı göçmen işçiler ve sabit adresi olmayan insanlar gibi pek çok seks işçisi de sosyal yardımların kapsamının dışında tutuluyor” diyor.

“Pek çok seks işçisi toplumun ötekileştirilen kesimlerinden”

Uluslararası Seks İşçileri Hakları Çalışma Komitesi (ICRSE) de yaptığı açıklamada seks işçilerinin bu kriz döneminde yaşadığı zorluklara değinirken “Pek çok seks işçisi zaten marjinalleştirilen ve düşmanlaştırılan yoksullar, göçmenler, uyuşturucu kullanıcıları ve trans bireylerden oluşuyor. Ailelerinde en yüksek gelire sahip olan ve alternatif maddi kaynakları olmayan seks işçileri ise hayatta kalmak için daha tehlikeli koşullarda çalışma riski ile karşı karşıya” diyor.

Seks endüstrisindeki insanlar genelevlerde, striptiz kulüplerinde, eskort ajanslarında ya da internet üzerinden çalışıyorlar. Sadece Yeni Zelanda ve Avustralya’daki iki eyalette seks işçiliği suç olarak kabul edilmiyor. Yani bu işi yapıyorsanız hukukî olarak herhangi bir ceza ile karşılaşmıyorsunuz. Avustralya’daki diğer eyaletlerin yanı sıra Almanya ve Hollanda gibi ülkeler ise bunu yasal hale getirdi. Yani devlet bu sektörü daha fazla denetim ve yaptırım uygulayarak gözetim altında tutuyor.

İki farklı görüş

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise seks işçiliğinin suç olmaktan çıkartılmasını istiyor. Ancak suçlama yapılmayacak olması ve bunun yasal hale getirmesi bir kutuplaşma yaratıyor. Bu yaklaşımı eleştirenler seks işçiliğine yasal olarak izin vermenin insan ticaretinin ve cinsel sömürünün yasallaşması anlamına geldiğini iddia ederken diğer kesim ise bunun profesyonel bir meslek olduğunu ve buna uygun koruma yasalarının çıkartılmasının faydalı olacağı görüşünü savunuyor. Seks işçiliğine izin veren ülkeler genelevleri düzenlemek ya da seksin satılabilmesini ama satın alınamamasını sağlamak gibi farklı modeller izliyor. 

Ancak seks işçiliğine izin verilen yerlerde bile çalışanların işsizlik maaşına başvurması pek “makul” karşılanmıyor. Pek çok seks işçisi çalışma durumlarını düzenleyen resmî evraktan yoksun. 

“Önlemler nedeniyle bazı seks işçileri evsiz kaldı”

ICRSE Başkanı Luca Stevenson’a göre Almanya’daki sektörün büyük kısmını Bulgaristan, Çin, Romanya ve Nijerya gibi ülkelerden gelen göçmen işçiler oluşturuyor. Bu insanların pek çoğu yaşadıkları yerlerdeki genelevlerin kapatılmasıyla maddî açıdan büyük bir zorluk yaşarken bazıları ise sınırların kapatılmasından dolayı evsiz kaldı. 

Dünya genelindeki seks isçilerini destekleyen Hollanda merkezli Red Umbrella Fund Koordinatörü Nadia van der Linde, Hollanda’da seks işçileri de dahil yakın zaman içinde işsiz kalmış insanların aylık sadece bin dolar gelir sağlayabildiklerini belirtiyor. Kaldı ki bütün seks işçileri de bu parayı kazanamıyor. Zaten özellikle Avrupa’nın başka yerlerinden gelen işçilerin hiçbir belgesi bulunmuyor. Hatta Linde’nin dediğine göre çok karışık ve uzun bir prosedürü olduğu için bazı Hollandalılar bile kayıtsız çalışıyor. 

17 senedir bu sektörde çalışan Reid seks işçilerinin hükümet hizmetlerinden muaf tutulmaya alıştığını söylüyor. Bu ihmali kendi içinde düzeltmek isteyen sektör çalışanları bu doğrultuda sağlık, gıda ve nakit yardımlarının artmasını sağlayacak kuvvetli bir bağ oluşturmaya çalışıyor.

Bazı ülkelerde koronavirüs ile mücadele kapsamında açıklanan yardım paketleri ise seks işçilerini gözetmeyi ihmal etmiyor. Seks çalışanlarının genelde suçlu muamelesi gördüğü Tayland, Japonya ve Bangladeş gibi ülkelerin hükümetleri yapılan yardımlara seks işçilerini de dahil etti. 

Bangladeş hükümeti 20 Mart günü pek çok işyeri ile birlikte yasal statüye sahip genelevlerini de kapatmıştı. Reuters’ın haberine göre işçilerin başvurusu üzerine hükümet, 12 genelevde çalışan işçilere ve ailelerine nakit ve gıda yardımı yapmayı kabul etti.

Birkaç hafta sonra ise Japonya kriz boyunca çocuk bakımına nasıl devlet yardımı yapılacağıyla ilgili yeni bir program açıkladı. Japonya Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı eğlence ve seks sektöründe çalışanları yardım paketinin dışında tuttu. CNN’in haberine göre iki gün sonra eleştiriler üzerine hükümet kararından geri adım atsa da bu sektörlerde çalışanların maddî yardıma nasıl erişebilecekleri oldukça karmaşık bir sürece tabi.

Tayland’da seks çalışanlarını destekleyen Empower Foundation’a göre Tayland’daki yetişkinlere yönelik eğlence mekanları yaklaşık 300 bin kişi istihdam ediliyor ve yıllık yine yaklaşık 6.4 milyar dolarlık bir maddî kaynak sağlıyor. 18 Mart günü hükümet bu mekânları kapatırken bu karardan dolayı işsiz kalan herkese aylık 150 dolar tutarında yardım yapılacağı duyuruldu.

Ancak Tayland’da para karşılığı seks yapmak yasal değil. Dolayısıyla bu kişiler işsizlik geliri için başvuramıyor. Ancak barlarda dans ederek geçimini sağlayan insanlar bu yardım programından faydalanabiliyor. 

Meksika’da ise bu tip mekânların koronavirüs nedeniyle kapatılması pek çok seks işçisini hem evsiz hem de gelirsiz bıraktı. Meksika hükümeti bu karar nedeniyle mağdur olan insanların konaklama ihtiyaçlarının giderileceğini, tıbbî destek verileceğini ve gıda yardımı yapılacağını açıkladı. 

Fransa, Bolivya ve Güney Afrika gibi ülkelerdeki gruplar da hükümetleri benzer önlemler almaya zorlasalar da henüz başarılı olduklarını söyleyemeyiz.

İskoçya merkezli Küresel Seks İşleri Projeleri Ağı Edinburg Küresel Direktörü Ruth Morgan Thomas ise dünya üzerindeki hükümetlerin çok azının açıkladıkları acil durum programlarına seks işçilerini de dahil etmek için olumlu yönde adımlar attığını savunurken, “Kendisini ve ailesini besleyecek alternatif yollar bulamadığı müddetçe kimse bu dünyada hayatta kalamaz” diyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus