Sürü bağışıklığı mı, ikinci bir dalgaya hazırlık mı? İsrail 100 bin vatandaşına antikor testi uygulamaya hazırlanıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İsrail, salgın ile mücadele için ilk adımları erken atan ve koronavirüsten kaynaklanan ölüm sayısını ABD ve İngiltere gibi ülkelere kıyasla düşük tutmayı başaran ülkelerden biri. 8 milyonun üzerinde nüfusa sahip İsrail, bu nüfusun ne kadarının virüsten etkilediğini kesin olarak tespit etmek ve ikinci bir koronavirüs dalgasına hazırlıklı olup olmadıklarını anlamak için 100 bin vatandaşına antikor testi uygulamaya hazırlanıyor. 

İsrail Sağlık Bakanlığı’nda genel müdür olarak görev yapan Moshe Bar Siman Tov, New York Times gazetesine verdiği röportajda, yaklaşık 40 milyon dolar ödeyerek ABD ve İtalya’daki şirketlerden tedarik ettikleri antikor testlerini önümüzdeki bir-iki hafta içinde gönüllü olan 100 bin vatandaşları üzerinde uygulamaya başlayacaklarını söyledi.

Sözkonusu testler, koronavirüse karşı gelişen antikorların ne derece yaygın olduklarını anlamaya yardımcı olacak. Dolayısıyla bu İsrail için olduğu kadar, salgınla küresel çapta mücadele için de önemli çabalardan biri olarak görülebilir. Nisan ayında Almanya da benzer bir şekilde, nüfusun büyük bir çoğunluğunu temsil edebilecek bir örneklem üzerinde düzenli aralıklarla antikor testleri uygulamaya başlamıştı.

İsrail’de insanlar 40 gün süren karantinanın ardından, pazartesiden itibaren evlerinden çıkabiliyor. Ancak ekonomik ve sosyal faaliyetlerin büyük çoğunluğu, hemen her yerde olduğu gibi askıya alınmış durumda. Ülke genelinde, bütün kamu hastanelerinde ve kliniklerde uygulanabilecek antikor testlerinin sonuçları, İsrail hükümetinin koronavirüs ile mücadelede yola nasıl devam edeceği hakkında da ipuçları verebilir. Hükümet, işletmelerin ve okulların normal çalışma saatlerine ve faaliyetlerine ne zaman dönebileceği gibi soruların yanıtını, test sonuçlarına bakarak verebilir.

Daha da önemlisi test sonuçları, gevşetilen önlemlerin ardından İsrail’in koronavirüs vakalarında yeniden artış gözlenmesi ve ikinci bir salgın dalgasının görülmesi halinde virüsle yeniden mücadeleye ne kadar hazır olduğunu gösteren, önemli bir veri kaynağı sağlayabilir. İsrail Sağlık Bakanlığı’nda genel müdür olarak görev yapan Moshe Bar Siman Tov, salı günü New York Times gazetesine verdiği röportajda, “En önemlisi, bir sonraki salgın dalgasına, özellikle de kış aylarında gelebilecek bir dalgaya karşı hazırlıklı olmak” diyor ve ekliyor: “Şanslıyız ki, yeni tip koronavirüs salgını bizi grip mevsiminin ardından yakaladı. Ancak bir sonraki dalganın gelmeyeceğini ya da yine yaz aylarında geleceğini varsayamayız.” 

Sürü bağışıklığı mı? İkinci bir virüs dalgası mı?

Yetkililer, test sonuçlarına bakarak İsrail nüfusu içinde koronavirüse maruz kalmamış, sağlıklı bireylerin ve virüse maruz kalmış ancak vücudu bu virüse karşı antikor geliştirmiş olanların oranını öğrenmeyi umuyor. Bu oranların bilinmesi, ülke çapında yeni bir salgın dalgasıyla karşılaşılması durumunda nasıl bir yol izleneceğini belirleyebilir.

Eğer antikor testlerinin sonuçları nüfusun büyük bir bölümünde koronavirüse karşı antikorların geliştiğini gösterirse, İsrail koronavirüsle mücadelenin bir sonraki aşamasında yola sürü bağışıklığı ile devam edebilir. Uzmanlar, bu durumda İsrail’in sağlık hizmetleri kapasitesinin ikinci bir dalgayla mücadeleye hazır olacağını belirtiyor.

Ancak test sonuçları nüfusun sadece ufak bir bölümünde virüse karşı antikor geliştiğini de gösterebilir. Bar Siman Tov, bu durumda İsrail sağlık sisteminin ikinci bir koronavirüs dalgasıyla mücadelede zorlanacağını belirtiyor. Mevcut göstergelerin İsrail nüfusunun yüzde 1’i ile 10’u arasında bir kısmının koronavirüse karşı antikor geliştirmiş olabileceğine işaret ettiğini belirten Bar Siman Tov, “Gerçeği bilmek istiyoruz” diyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yeni tip koronavirüsün neden olduğu Kovid-19 hastalığını atlatan ya da virüs bulaşmadan bağışıklık sistemi koronavirüse karşı antikor geliştiren bireylerin virüsten yeniden etkilenmeyeceğini gösteren net bir kanıtın henüz bulunmadığının altını çiziyor. Ancak İsrail Sağlık Bakanlığı’na bağlı koronavirüsle mücadele ekibinin bir üyesi olan ve ülkede yaygın antikor testlerinin uygulanmasında ısrar eden Dr. Yair Schindel farklı düşünüyor. Dr. Schindel’e göre, İsrail’de 100 bin kişi üzerinde uygulanacak antikor testleri DSÖ’nün henüz bulunmadığını belirttiği kanıtı sunabilir, yani virüsle bir şekilde etkileşimi olmuş bireylerin geliştirdiği antikorların koronavirüsün tekrar görülmesini engellediği sonucu çıkabilir.

“Ne kadar erken harekete geçilirse salgınla mücadelede o kadar başarılı olunur”

İsrail Sağlık Bakanlığı’nda genel müdür olarak görev yapan Moshe Bar Siman Tov

Bar Siman Tov, gönüllü katılımcılardan oluşacak 100 bin kişilik örneklem üzerinde uygulanacak testlerin yanı sıra, Sağlık Bakanlığının koronavirüs vakalarının yoğun olarak görüldüğü Bnei Brak ve Kudüs gibi büyük kentlerde yaşayan nüfusun daha büyük bir kısmı üzerinde test uygulamayı planladığını belirtti. Sağlık çalışanlarının da genel teste tabi tutulacağını belirten Bar Siman Tov, bu gruplara öncelik verilmesinin ardından uygulanacak testlerin ise koronavirüse dair araştırmaların, aşı ve tedavi bulmaya yönelik çalışmaların yürütülmesine katkı sağlamak amacıyla kullanılacağını ekledi.

Bar Siman Tov, nüfusun büyük bir bölümünde koronavirüse karşı antikor ve dolayısıyla bağışıklık geliştiği anlaşılırsa, bunun İsrail’in normalleşme sürecine daha hızlı bir şekilde girmesini tetikleyebileceğini söyledi. Ancak sonuçların bunun aksine, nüfusun ufak bir bölümünde koronavirüse karşı bağışıklık oluştuğunu göstermesi durumunda karantina uygulamalarına acil dönüş yapmayı düşünmediklerini belirtti.

İsrail’in şubat ayı başında Çin’den havayolu seyahatlerini iptal ettiğini hatırlatan Bar Siman Tov’a göre İsrail’in koronavirüs salgını sürecinde edindiği deneyim, ne kadar erken harekete geçilirse salgınla mücadelede o kadar başarılı olunacağını gösteriyor. “Henüz çok erken olduğunu düşündüğünüzde, salgına karşı etkin bir mücadele için ilk adımı atmanın zamanı gelmiş demektir” diyor ve ekliyor: “Herkes bu virüs konusunda çok agresif olduğumuzu, tehdidi abarttığımızı, hiçbir şey olmayacağını, İsrail’in dış ilişkilerini mahvedeceğimizi, panikle hareket ettiğimizi ve ekonomiyi zedeleyeceğimizi söylüyordu. Biz ertesi gün doğru adımı attığımızı anlamışken, diğerleri bunu daha geç anladı.

İsrail’de koronavirüsten ölenlerin sayısı 238

İsrail, salgın ile mücadele için ilk adımları erken atan ve koronavirüsten kaynaklanan ölüm sayısını ABD ve İngiltere gibi ülkelere kıyasla düşük tutmayı başaran ülkelerden biri. Bugüne kadar 16 bin 314 koronavirüs vakasına rastlanan İsrail’de 238 kişi ise yeni tip koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus