Koronavirüse karşı geliştirilen farklı tedavi yöntemleri, tedarik sorunları ve gelecekteki süreç

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Dünyaca ünlü bilim dergisi Nature, koronavirüs için geliştirilen farklı tedavi yöntemlerindeki son durumu ve tedavilerin dağıtımıyla ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları konu alan bir makale yayımladı. Türkçe çevirisini sizin için paylaşıyoruz.

Geçen ay antiviral ilaç Remdesivir’e ait umut verici bazı sonuçlar paylaşıldığında, dünya koronavirüs salgınına karşı herhangi bir umut ışığı bekliyordu. Paylaşılan sonuçlar, ilacın koronavirüse yakalanmış kişilerde iyileşme süresini birkaç gün azalttığını gösteriyor. Araştırmacılara göre ise henüz ilacın bir “tedavi” olarak adlandırılabilmesi için ortada kesin sonuçlar yok, ancak Remdesivir sağlık sistemleri üzerindeki baskıyı bir miktar hafifletmek için oldukça yeterli bir ilaç gibi gözüküyor. 

Remdesivir’in sahip olduğu potansiyelin keşfedilmesinden sonra bütün gözler koronavirüs tedavisinin geliştirilmesinden sonra gündeme gelecek diğer probleme odaklandı: Koronavirüsle küresel anlamda mücadele edebilmek için ilaç üretim süreçlerini hızlandırmak. Bu süreç muhtemelen dünyanın karşılaştığı en büyük ve en zorlu ilaç üretim süreci olacak. Koronavirüs karşısında test edilen bazı tedaviler oldukça yeni ve toplu üretimleri bir hayli zor. Bir yanda ise onlarca yıldır kullanılan basit ilaç bileşikleri var. Ancak ilaç üreticileri üretimi artırmaya çalışırken tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar gibi pek çok farklı sorun ortaya çıkabiliyor. 

İlaçların spektrumu

Araştırmacılar potansiyel koronavirüs tedavilerini test etmek için oldukça yoğun bir şekilde çalışıyor. Bu tedavilerin listesi, yıllardır sıtma ilacı olarak da bilinen hidroksiklorokinden, daha önce ebolaya karşı da denenen Remdesivir gibi küçük moleküllü deneysel ilaçlara kadar uzanıyor. Bilim insanları, bunun yanında, özellikle durumu kritik olan bazı koronavirüs hastalarında karşılaşılan ve vücuttaki bağışıklık sisteminin tepkisini baskılayan antikor tedavilerini de araştırıyor. Eğer bulaşıcı hastalıklar tarihini bir rehber olarak düşünürsek, koronavirüsle mücadele etmek için her biri farklı etkilerde ve özelliklerde olan ilaçların kombinasyonlarına ihtiyacımız olacak. 

Fransa’nın Fontainebleau şehrindeki INSEAD’de sağlık yönetimi üzerine çalışan Stephen Chick, “Üretimleri artırılırken her ilaç farklı zorluklarla karşılacak. Eğer tedavi başarılı olursa ve teknoloji bu işe adapte edilebilirse ilaçların teslimatı için hazırlık yapmak gerekir. Ancak tedavi bulunduğunda dağıtımını yapmak için hazır olmazsak başımız gerçekten belada demektir” diyor.

Remdesivir’i üreten şirket Kaliforniya’nın Foster City bölgesinde bulunan Gilead Sciences. İlacın üretimini artırmak için aylardır çalışıyorlar. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 1 Mayıs günü açıklanan acil durum kuralları altında Remdesivir’in koronavirüs tedavisi için kullanımını onayladığında, firma, yaptığı açıklamayla ilacın üretimini artırmak için dünyanın dört bir yanındaki ilaç üreticilerine ulaştığını açıkladı. 

1 Mayıs gününe kadar firma zaten ilacın üretim sürecini bir düzene oturtmaya çalışıyordu: Büyük ilaç partileri üretebilmek için gereken süreyi 9-12 aydan, 6-8 aya indirmişlerdi ve ilaç üretiminde kullanılan, nadir bulunan kimyasallar için alternatif kaynak arayışlarını başlatmışlardı (Gilead Science, ilacın üretimindeki hammaddeleri açıklamayacağını daha önce belirtti). Şirket, bu yılın sonuna kadar bir milyon insanın tedavisinde kullanılabilecek kadar Remdesivir üretebileceklerini, eğer ilacın daha düşük dozları tedavi için etkili olursa da üretilen ilaç miktarının iki milyon insana yetebileceğini açıklamıştı.

Ancak şirket, kamuoyunu Remdesivir üretiminin, gerçekleştirilmesi haftalar sürebilen bireysel çabalar ve karmaşık bir kimyasal senteze dayandığı; bazı önemli bileşenlerin eksikliğiyle, planlanan üretim sürecinin aksayabileceği konusunda uyardı.

Remdesivir, virüsün RNA genomunu kopyalamak için kullandığı nükleotit yapı bloklarına benzeyen bir molekülden oluşuyor. Bu yapı taşlarını taklit ederek, koronavirüsün vücudu ele geçirmek için kendini kopyalamada kullandığı enzimleri bloke ediyor. 

Pazarlık arayışı

Gilead şu an itibariyle belirli zorluklarla karşı karşıya çünkü salgın başladığında ürettikleri ilaç miktarı oldukça azdı. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) David Simchi-Levi’ye göre, üretim miktarlarını bu denli artırmak, daha önce diğer hastalıklar için toplu olarak üretilen hidroksiklorokin ve klorokin gibi bazı farmasötikler için bile zor. 

Son yirmi yılda, birçok farklı sektördeki üreticiler stokta tuttukları hammaddeyi ve üretimi biten ürünleri azaltan ‘zayıf’ bir üretim modeline geçiyorlar. Simchi-Levi’ye göre bu model, maliyetleri düşürme açısından oldukça başarılı ancak daha çok risk barındırıyor.

Bu üretim modeline ek olarak, şirketler Çin ve Hindistan gibi ülkelerde düşük maliyetli hammadde tedarikçileri arıyor. Salgın gibi bir kriz ortaya çıktığında, bu ülkeler, kendi insanlarının daha rahat ulaşabilmeleri için önemli farmasötik bileşenlerin ihracatını kısıtlayabiliyor. 

Simchi-Levi ve ekibinin otomotiv endüstrisindeki araştırmaları, tedarik zincirlerindeki en riskli bağlantıların, düşük maliyetli ancak önemli bileşenleri sağlayan tedarikçilerde olduğunu gösteriyor. Simchi-Levi, aşı hazır olduğunda, aynı durumun tıp endüstrisi gibi pek çok diğer alan için geçerli olabileceğinin altını çiziyor. Simchi-Levi’ye göre birçok şirket, tedarikçilerinin kaynakları konusunda yeterince bilgi sahibi değil ve bazı önemli ilaç bileşiklerinin tedarik sürecinde kesilmeler yaşanırsa, üretim süreçlerinin durdurulması gerekebilir.

Üç aşama

Remdesivir veya hidroksiklorokin gibi küçük moleküllü ilaçların üretimi, üç aşamalı geniş bir süreç. Birinci aşamada, ilaçtaki aktif bileşenler tespit ediliyor. İkinci aşamada, ilaç, vücut tarafından stabil ve kolayca emilebilmesi için bazı düzenlemelerden geçiyor. Üçüncü ve son aşamada ise ilaç paketlenip dağıtıma hazır hale getiriliyor – örneğin tablet veya sıvı şeklinde. Bütün bunlar kalite ve güvenlik standartlarının korunmasını sağlamak için yapılan sıkı kontroller eşliğinde gerçekleşiyor.

Günümüzde ilaçların üretilebileceği tesis sayısı oldukça az. Yani bir üretim tesisi ilaç üretme konusundaki uygunluk testini geçemediğinde veya büyük parti ilaç üretimleri için yetersiz bulunduğunda, alternatif bir üretim alanı bulmak zor olabilir. Simchi-Levi, bu duruma dikkat çekerek ilaç üretimi için belirli alanlara bağımlılık olduğunu belirtiyor. 

Protein veya antikor bazlı daha geniş kapsamlı terapiler için üretim süreci daha da hassas olabilir. Araştırmacılar, belirli bağışıklık sistemi süreçlerini bloke eden antikorların, kontrol dışı gelişen bağışıklık sistemi tepkilerini kısıtlayarak koronavirüs tedavisinde önemli bir rol oynayabileceğini belirtiyor.

San Fransisco şehrinin güneyinde bulunan Genentech adlı bir şirket, tocilizumab (Actempra) ismi verilen ve IL-6 olarak bilinen bağışıklık sistemi regülatörünün aktivitesini bloke edebildiği söylenen bir antikor üzerinde çalışmalar yürütüyor. Tocilizumab, bazı artrit formlarına karşı kullanılabilmesi için FDA tarafından onaylanmış durumda. Ancak koronavirüse karşı da etkili olduğu tespit edilirse, üretiminin büyük ölçüde artırılması gerekecek. Genentech, üretim kapasitelerini yüzde 50 oranında artırdığını ve yakın zamanda bu kapasitenin daha da artırılacağını duyurdu.

Tocilizumab gibi antikor tedavileri, çoğunlukla Çin hamsterlarındaki yumurtalık hücrelerinde kullanılıyor. Dünya genelinde gittikçe artan antikor bazlı tedaviler, bazı kanser tiplerinden artrite kadar çeşitli hastalıklar için kullanılabiliyor. Yaklaşık on yıl önce, hücre başına 1 gramdan daha az antikor elde edilebilirken, İsviçre’de bulunan Lonza isimli kimya firmasının yetkililerinden Charles Christy, bugün aynı hücre miktarından en az 5 gram antikor elde edilebildiğini belirtiyor. 

Christy’e göre, antikor ilaçları artık ilaç endüstrisinin büyük bir parçası konumunda. Bu nedenle tedarikçilerin sayısı da artmış durumda. Bu durumun antikor tedarikinde birtakım sorunlara yol açabildiğini söyleyen Christy, tedarik zincirlerinin ince elenip sık dokunmasının çok önemli olduğunun altını çiziyor. 

Yoğun talep

Şirketler tedarik oluşturmak için çok sıkı bir şekilde çalışsalar bile, talep miktarı, koronavirüse karşı etkili olduğu tespit edilen herhangi bir ilaç bileşkeninin başlangıçtaki tedarik miktarlarını geride bırakacak. Bu durum, tedavilerin ilk kimin için ulaşılabilir olacağı konusundaki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Remdesivir tedariki hakkında da bazı sorunlar var. Gilead, koronavirüsü tedavi etmek için bütün stoklarını boşalttı. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) birçok farklı noktasına gönderilmiş olan stokların yüzde 40’ı, 78 bin insanın tedavisi için ancak yeterli. Bazı hastaneler, gönderilen Remdesivir miktarlarının çok az olmasından şikayetçi.

Şirket bu hafta beş muadil ilaç üreticisi ile anlaşma yapıldığını açıkladı. Bu üreticiler Gilead’e herhangi bir telif ücreti ödemeyecek ve üretilen ilaçların dağıtımı sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu 127 farklı ülkede yapılacak. Anlaşma, küresel acil sağlık durumu sona erene kadar veya koronavirüse karşı daha fazla etkili olduğu tespit edilen başka bir tedavi/aşı bulunana kadar geçerli olacak.

Salgına karşı etkili olan ilaçlarla ilgili daha önce de endişeler olmuştu. Pennsylvania Üniversitesi’nden biyoetik uzmanı Ezekiel Emanuel’e göre, ülkeler 2009 yılındaki H1N1 salgını sırasında da influenza ilacı Tamiflu’yu stoklamak için birbirleriyle yarışmıştı ancak ilaç ücretsizdi. Emanuel’e göre salgınlar sona erdikten sonra bu konular hiçbir zaman gündeme getirilmiyor ancak bu sefer ilaçların ulaşımıyla ilgili olan sorunlar yıllarca konuşulacak.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus