Donald Trump ve sosyal medya platformları arasındaki tansiyon gittikçe yükseliyor: “Kararnamenin mahkemede hiçbir şansı yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD Başkanı Donald Trump ile sosyal medya platformları arasında sert rüzgarlar esiyor. Sosyal medya platformu Twitter, Trump’ın çarşamba günü paylaştığı tweetlere “bilgi kirliliği uyarısı” koydu. Trump, bunun üzerine sosyal medya platformlarını topa tutarak bu platformların hukuki yollarla denetlenebilmesini öngören kararnameye imza attı. Twitter, son olarak ise Trump’ın Minneapolis’teki olaylar için attığı bir tweeti “şiddeti övdüğü” gerekçesiyle erişime kısıtladı.

Twitter yönetimi tarafından Trump’ın 26 Mayıs Çarşamba günü kendi hesabından attığı tweetlere getirilen bilgi kirliliği uyarısı, kamuoyunda geniş yankı buldu. Uzun bir süredir sosyal medya platformlarını “taraf tutmakla” eleştiren Trump ise, Twitter’ın bu uygulamasına ateş püskürerek sosyal medya platformlarının korumalarını azaltan ve kurumlar tarafından denetlenebilmelerinin önünü açan bir kararnameyi dün Beyaz Saray’da imzaladı.

Kararname, ABD’de yürürlükte olan İletişim Uygunluk Yasası’nın 230. maddesini kapsıyor. Maddeye göre, sosyal medya platformları, “yayıncı” olarak değil “dağıtıcı” olarak kabul ediliyor. Yani bu madde, sosyal medya platformlarına yer verdikleri içerikler konusunda muafiyet sağlıyor. Trump’ın imzaladığı kararname ise sosyal medya platformlarının yer verdikleri içerikleri yeterince denetlemediklerinin ortaya konulması durumunda bu platformlara karşı yasal işlem başlatılabilme hakkını beraberinde getiriyor. Kararname, bunun yanında, Federal İletişim Komisyonu ve Federal Ticaret Komisyonu gibi yürütme kurumlarına sosyal medya platformlarına yönelik kısıtlayıcı kurallar getirilmesi hakkında inceleme talebinde bulunma hakkı tanıyor. 

Twitter’a “siyasi aktivizm” suçlaması

Beyaz Saray’daki imza töreninde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, sosyal medya platformlarının yapılan paylaşımlardan ve kullanıcılara uygulanan sansürlerden sorumlu olması gerektiğini belirtti. İfade özgürlüğü kavramının karşılaştığı en büyük tehlikelerden birini yaşadıklarını belirten Trump, Twitter’ı “siyasi aktivizmle” suçladı ancak birçok insana ulaşma imkanı bulduğu için platformu kullanmaya devam edeceğini söyledi.

Twitter yönetimi ise, platform üzerinden yaptığı bir açıklamada Trump’ın imzaladığı kararnameyi “tepkisel ve siyasi bir yaklaşım” diye nitelendirerek 230. maddenin yeniliği ve ifade özgürlüğü koruduğunu, bu maddenin demokratik değerler tarafından desteklendiğini belirtti.

“Kararnamenin mahkemede hiçbir şansı yok”

New York Times gazetesinin konuştuğu isimler, Trump’ın 230. maddeyi değiştirmeye yönelik imzaladığı kararnamenin hayata geçirilmesinin çok zor olduğunu belirtiyor. Gazetenin konuştuğu avukatlara göre, Trump, yapamayacağı bir şeyi yapma gücü olduğunu iddia ediyor. Avukatlar, Bill Clinton yönetimi altında 1996’da Kongre tarafından kabul edilip uygulamaya konan 230. maddeyi değiştirmenin oldukça zor olduğunu, yapılacak itirazlarla beraber mahkemelerin Trump’ın kararnamesini düşürebileceğini söylüyor.

Kararnameye itiraz eden Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin danışmanlarından Kate Ruane, Trump’ın ironik bir şekilde 230. maddeden en çok yararlananlar arasında olduğunu belirtiyor. Ruane’e göre, eğer platformların hakları 230. madde tarafından korunmuş olmasaydı, bu platformlar Trump’ın kişisel hesaplarından paylaştığı iftiralarına ve tehditlerine yer vermenin getireceği yasal sorumluluklarla karşılaşabilirdi.

Stanford Hukuk Fakültesi’nden internet hukuku uzmanı Daphne Keller ise, kararnameyi, mahkemelerin önceki söylemleriyle tutarsız olan bir politik söylem ve herhangi bir yasal etkisi olmayan bir tiyatro oyunu olarak değerlendirdi.

Santa Clara Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörü ve Yüksek Teknoloji Hukuk Enstitüsü Müdürü Eric Goldman’a göre ise kararnamenin mahkemede hiçbir şansı yok ancak bu kararname ilerideki değişiklikler için bir başlangıç olabilir. Goldman, 230. maddenin yıllardır süren bir tartışmanın mıknatısı konumunda olduğunu ve bu kararnamenin tartışmaların ateşini daha da yükseltebileceğini söylüyor.

Trump ve Twitter arasında neler yaşandı?

Dünya çapında Twitter’ı en aktif kullanan siyasi lider olan Trump, 26 Mayıs günü attığı tweetlerde posta yoluyla kullanacak oyların hile yapmaya açık olduğunu ve seçimlere hile karıştırılabileceğini öne sürdü. Twitter ise, bilgi kirliliğinin yayılmasına karşı oluşturduğu “bilgiyi doğrulama” uyarısını, Trump’ın 3 Kasım’daki ABD Başkanlık Seçimleri konusunda attığı bu tweetlere uygulayarak Trump’ın attığı tweetlere “bilgi kirliliği” uyarısı koydu. Twitter’ın koyduğu uyarının üzerine tıklayan kullanıcılar, Trump’ın seçimler hakkındaki hile iddialarının gerçek dışı olduğunu belirten bir sayfaya yönlendirildi. 

Twitter’ın bu tutumuyla birlikte sosyal medya platformunu adeta topa tutan Trump, bilgi kirliliğini önlemek için getirilen uygulamayı sert bir şekilde eleştirerek Twitter’ı seçimlere müdahale etmek ve ifade özgürlüğünü kısıtlamaya çalışmakla suçladı. Trump, çarşamba günü attığı tweetlerde “Cumhuriyetçiler sosyal medya platformlarının muhafazakâr sesleri susturmaya çalıştıklarını hissediyor. Bunun olmasına izin vermeden ya bu platformlara güçlü düzenlemeler uygulayacağız ya da bunları kapatacağız. 2016 yılında ne yapmaya çalıştıklarını ve başarısız olduklarını gördük” dedi.

Zuckerberg, Trump’a destek verdi

Fox News’e verdiği röportajda, Trump’ın Twitter ile yaşadığı sorun hakkında konuşan Facebook kurucusu Mark Zuckerberg, bilgi kirliliği konusunda Twitter’dan farklı bir yol izlediklerini ve Facebook’un insanların yaptıkları paylaşımlar konusunda belirleyici olmasını istemediklerini söyledi. Sosyal medya platformları ve özel şirketlerin bunu yapacak pozisyonda olmadığını belirten Zuckerberg, “İnsanlara sunduğumuz sosyal platform hizmetini geliştirmek için yeterince çalışmadığımız açık, geliştirmemiz gereken çok alan var” diye konuşarak Trump’a destek verdi. 

Twitter CEO’su Jack Dorsey ise, Trump’ın tweetlerine uygulanan bilgi kirliliği uyarısını savunarak “Tartışmalı bilgileri açığa kavuşturmaya devam edeceğiz. Bu bizi ‘gerçekliğin hakemi’ yapmaz” dedi.

Twitter’dan Trump’a bir müdahale daha

Trump’ın perşembe günü Beyaz Saray’da imzaladığı kararname sonrası Twitter’dan Trump’a başka bir müdahale daha geldi. Minneapolis‘te siyahi Amerikalı George Floyd’un öldürülmesinin ardından süren protestolarda bir polis merkezinin ateşe verilmesi ve bazı işyerlerinin yağmalanmasını kişisel Twitter hesabından eleştiren Trump, konu hakkında açıklamalarda bulundu. Trump, paylaştığı bir tweette “Bu eşkıyalar, George Floyd’un anısını kirletiyor ve ben bunun olmasına izin vermem. Az önce Minnesota Valisi Tim Waltz ile konuştum ve ordunun her şekilde yanlarında olduğunu söyledi. Herhangi bir zorlukta biz kontrolü sağlayacağız ancak yağma başladığında silahlar ateşlenir. Teşekkür ederim” diye yazdı.  

Twitter yönetimi, “şiddeti yüceltme” hakkındaki Twitter kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Trump’ın bu tweetine erişimi kısıtladı. Platform, Trump’ın tweetini sitesinden kaldırmadı fakat kullanıcıların tweeti görebilmeleri için tweetin altına “Daha fazlasını gör” butonu ekledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus