Demokrasi Yürüyüşü’nün Hakkâri-Ankara kısmına polis izin vermedi – HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar: “Bize darbe hukuku uygulanıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

HDP’nin Edirne ve Hakkâri’den Ankara’ya yapacağı yürüyüşe polis izin vermedi. Hem Hakkâri hem de Edirne HDP il teşkilatları polis ablukasına alındı.

HDP’nin 1 Haziran’da açıkladığı “Demokratik Mücadele Programı” kapsamında bugün Edirne ve Hakkâri olmak üzere iki koldan Ankara’ya doğru başlaması planlanan “Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşü” öncesi partinin Hakkâri İl Başkanlığı ablukaya alındı.

HDP: “Yürüyüşümüz engellenmeye çalışılıyor”

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, “Hakkâri’de yürüyüşümüz engellenmeye çalışılıyor. Kolluk tam bir keyfiyet ve zorbalıkla alanı işgal etmiş durumda. Ama nafile, halkın yürüyüşü engellenemez” dedi.  

Yürüyüşe izin verilmeyince HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP il binası önünde açıklama yaptı. “Bir araya gelmemize bile izin vermiyorlar” diyen Sancar, “Hiçbir güç, imkan ve ihtimal yaratamaz. Bizim yürüyüşümüz darbeye karşı demokrasi yürüyüşüdür. Darbecilik, halkın iradesini gaspetmektir. Halkı zulüm altına almaktır. Darbe sadece tankla, topla yapılmaz. Darbe, yargıyı kullanarak, iktidarın imkanlarını kullanarak da yapılır. Her darbecinin ilk işi, halkın iradesini gaspetmektir” diye konuştu.  


“Eğer anayasanın tanıdığı hakkı uygulatmıyorsa bu darbeciliktir”

Kayyum atama politikasının halk iradesine en büyük darbe olduğunu savunan Sancar şunları söyledi: “Eğer anayasanın tanıdığı hakkı uygulatmıyorsa bu darbeciliktir. Hukuk tanımamak, anayasayı tanımamak darbeciliktir. HDP demokratik siyasette her şart altına var olmayı kafasına koymuştur, ruhuna yerleştirmiştir. Siyasetle, demokrasiyle ülkenin özgürlük sorununu, Kürt sorununu çözmek için buradayız. Onun için siyasetteyiz ama iktidar siyaseti de boğmak istiyor. Siyaseti boğmak isteyen her anlayış darbecidir. Bu yürüyüş, demokrasi yürüyüşüdür. Demokrasinin vazgeçilmez şartı halkın iradesine sahip çıkmaktır. Kayyum politikası en büyük darbedir. Hakkâri halkı belediye başkanlarını yüzde 65 oyla seçti. Belediyeye el koymak, kendi memurunu belediyenin başına getirmek, Hakkâri halkının iradesini yok saymaktır. İşte biz bu iradeyi korumak için buradayız.” 

“Leyla Güven ve Enis Berberoğlu için yürüyoruz”

HDP’nin bir haysiyet mücadelesi verdiğini belirten Sancar konuşmasına şöyle devam etti: “Bir halkın iradesine saldırmak, onun haysiyetini hedef almak demektir. Burada, Van’da, Diyarbakır’da, Iğdır’da, Kürt halkının iradesini yok sayan bu kayyum politikası, aynı zamanda Kürt halkının haysiyetine saldırıdır. Bu mücadele Kürt halkının haysiyet mücadelesidir. Kürtçe’yi belediye hizmetlerinden çıkarmak, kısaca Kürtçe’ye saldırıdır. Bir halkın diline saldırmak, haysiyetini hedef almaktır. Dilimize, kimliğimize sahip çıkma mücadelesi her şeyden önce bir haysiyet mücadelesidir.  Bu yürüyüşümüz adalet içindir. Yargıyı muhalefeti tasfiye etmek için kullanan iktidar, adaleti yok etmeye yelteniyor. Bir toplumu çürütebilecek, siyaseten, ahlaken çürütebilecek en önemli şey adaleti yok etmektir. Biz adalet için buradayız. Haksız ve hukuksuz yere milletvekillikleri düşürülen Leyla Güven için, Musa Farisoğulları ve Enis Berberoğlu için yürüyoruz. Haksız hukuksuz yere rehin olarak tutulan önceki dönem eş başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, Abdullah Zeydan, Gültan Kışanak, hapiste tutulan bütün gazeteciler için, aydınlar için yürüyoruz. Osman Kavala için yürüyoruz. Hapiste haksız yere tutulan basın emekçileri için yürüyoruz.”

Yürüyüşlerine izin verilmeyen HDP’liler, arabalarla Van’a geçecek. Ancak Van’a da giriş ve çıkışlar Van Valiliği tarafından yasaklandı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus