Koronavirüsün tetiklediği yeni kriz: Yoğun bakımda yatan hastalar, kontrol altına alınamayan “hastane sanrıları” ile mücadele ediyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs tedavisi için yoğun bakımda tedavi gören hastaların büyük bir çoğunluğunun hastane sanrıları yaşadığı tespit edildi. Bu sanrılar yüzünden hastalar dış dünyayla iletişimi kesiyor, paranoid halüsinasyonlara neden oluyor ve ölüm riskini artırıyor.

Amerikalı bir grup bilim insanı yayımladıkları makalede, yoğun bakımda tedavi gören 250 koronavirüs hastasını inceledikleri çalışmanın bulgularını paylaştı. Makale, yoğun bakımda yatan her dört hastadan üçünün ortalama bir hafta süren sanrılar yaşadığını ortaya koydu. Sanrıların oluşmasındaki en büyük etken, hastalara entübasyon yapılarak ventilatör (solunum cihazı) yoluyla nefes aldırılması.

Dünyanın farklı yerlerindeki doktorlar, bir süredir koronavirüs hastalarında gözlemledikleri zihinsel rahatsızlıkları anlamaya çalışıyordu. Hastalarda görülen depresyon, halüsinasyon ve paranoya gibi zihinsel rahatsızlıkların “hastane sanrısı” adı verilen durumun semptomları olduğu anlaşıldı.

Kim Victory, geçirdiği güçlü sanrılardan birinde felç geçirmiş, canlı olarak yakıldığı halüsinasyonunu görmüştü.

Salgın, hastane sanrılarını tetikledi

Hastane sanrıları konusunda uzman olan Dr. Sharon İnouye, koronavirüs salgınının yarattığı koşulların “sanrıların ortaya çıkması için ideal bir ortam” olduğunu belirtti. Sanrıların ortaya çıkmasına neden olan en önemli etkenler; nefes almakta zorluk çeken hastaların ventilatöre bağlanması, güçlü sakinleştiriciler, kötü uyku kalitesi, yatalak durumdaki hastaların hareketsizliği ve neredeyse yok denilebilecek sosyal etkileşim olarak sıralandı.

“Hastane sanrısı” bir süredir bilinen ve özellikle ileri yaşlardaki yoğun bakım hastalarında rastlanan, paranoid halüsinasyonlara yol açabilen, iyileşme sürecini yavaşlatan ve ölüm riskini artıran bir rahatsızlık. New York Times’a konuşan Vanderbilt Üniversitesi Kritik Hastalıklar Merkezi Direktörü Dr. Wesley Ely, “Hastane sanrıları eskiden yaygındı. Bu konudaki bilgimiz arttıkça, sanrıları engellemek için gereken önlemleri almaya başladık. Süreci iyi yönetiyorduk, koronavirüs bütün bu gelişmeyi yok etti” dedi.

Sanrı krizi kontrol altına alınamıyor

Salgın sürecinde yoğun bakım ünitelerinin doluluğu ve sağlık ekipmanının yetersizliği sebebiyle hastane sanrılarını önleyici tedbirler sıkı bir şekilde alınamıyor.

Sanrı geçiren hastalar şiddetli halüsinasyonlar yaşayıp nefes alma tüplerini koparmaya çalışabiliyor. Bu durumla başa çıkmak için veya önlemek amacıyla hastaya sakinleştirici verilmesi veya hastanın yatağa bağlanması ise paranoid sanrıları artırıyor.

İtalya’nın Bergamo kentinde bir hastanenin yoğun bakım ünitesi.

Hastane sanrıları yaşayan hastalar, sadece psikolojik olarak zorlanmıyor. Sanrı yaşayan yoğun bakım hastalarının iyileşmeleri yavaşlıyor ve taburcu olduktan sonra dahi depresyon geçirme ihtimalleri artıyor. Hastane sanrıları geçiren hastaların ölüm oranı sanrı geçirmeyenlerin neredeyse iki katı.

Türkiye’de yoğun bakımlarda yaklaşık bin hasta bulunuyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus