ABD gümrük yetkilileri, Çin’in Sincan bölgesindeki gözetim kamplarında zorla tutulan Uygurlar’ın saçından üretilen 800 bin dolar değerindeki ürüne el koydu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) federal hükümet yetkilileri, Çin’in Batı Sincan eyaletindeki gözetim kamplarında zorla tutulan Uygurlar’ın saçından üretildiği şüphesiyle yaklaşık 800 bin dolar değerindeki ürün sevkıyatını durdurdu. ABD’li gümrük ve sınır koruma yetkilileri, Çin’den gelen ve insan saçından üretilen peruk ve benzeri yaklaşık 13 ton ağırlığındaki ürüne el koyduklarını duyurdu. 

ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi, 17 Haziran’da yayımladığı bir durdurma emriyle, Çin’in Sincan bölgesinde yer alan Lop County Mei Xin saç ürünleri şirketi tarafından üretilen ürünlerin ABD’ye sevkıyatını durdurdu. Çarşamba günü (1 Temmuz) el konulduğu belirtilen 800 bin dolar değerindeki ürünler de aynı şirket tarafından üretildi. 

ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi Ticaret Ofisi’nden Brenda Smith, “Sözkonusu malların üretimi oldukça ciddi bir insan hakları ihlalini gözler önüne seriyor. Durdurma emrinin amacı, ABD ile ticaret yapmak isteyen bütün kişi ve kurumlara yasadışı ve insanlık dışı yollarla üretilen hiçbir ürünün ABD sınırlarından içeri giremeyeceği mesajını vermek” diye konuştu. 

Çin’in Sincan bölgesindeki Uygurlar yalnızca kamplarda değil, her yerde gözetim altında tutuluyor

ABD merkezli yazılım şirketi Lookout’un güncel pazar analizi, Çin hükümetinin mobil cihazlar üzerindeki hâkimiyetinin sanıldığından çok daha fazla olduğunu gözler önüne seriyor. Mobil cihazlar için bulut tabanlı güvenlik yazılımları geliştirip pazarlayan şirket, Çin hükümetinin Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Uygurlar’ı ve diğer Müslüman halkları yalnızca fiziksel olarak gözetim kamplarında tutmakla yetinmediğini, mobil cihazları aracılığıyla attıkları her adımı takip ettiğini belirtiyor.

Google ve Toronto Üniversitesi’nden uzmanlar da Çin’in mobil cihazlar üzerindeki kontrolünün casus yazılım kurbanlarının, insan hakları aktivistlerinin ve hatta bilim insanlarının düşündüğünden çok daha fazla olduğu görüşünde. Uzmanlara göre, Çin’in uzun zamandır üzerinde çalıştığı ve geliştirdiği bilgisayar korsanlığı ve takip teknolojileri, iPhone ve Android teknolojisiyle çalışan akıllı telefonları kullanan bireyleri kolaylıkla ve sürekli olarak gözetim altında tutuyor. 

Araştırmalar, Pekin yönetiminin Uygurlar’ı gözetim altında tutma çabalarının uzun zamandır devam ettiğine dikkat çekiyor. Bilgisayar korsanlığı faaliyetleri ve casus yazılımlarla konumları tespit edilen bireylerden gözetim kamplarında kan, doku ve hatta ses örnekleri alınıyor. Bütün bunlar Sincan Özerk Bölgesi’ni kaçması imkansız bir gözetim merkezine dönüştürüyor. Gözetim kamplarından kaçmayı bir şekilde başaran bireyler bile, Çin hükümeti tarafından ülke sınırları dışında da takip edilerek yeniden yakalanabiliyor. 

Lookout şirketinde tehdit istihbarat mühendisi olarak çalışan ve araştırma ekibinde yer alan Apurva Kumar, “Uygurlar ne kadar uzağa giderlerse gitsinler, bu ister Suriye, ister Endonezya, ister Türkiye olsun, Çin hükümetinin gözü onların üzerinde” diye konuştu.

Çin’de bir milyondan fazla Uygur, Kazak, Kırgız ve Hui etnik kökenli Müslüman’ın zorla tutulduğu gözetim kamplarının varlığı Birleşmiş Milletler (BM) üyesi pek çok ülke tarafından kınanmıştı. Sözkonusu kamplarda zorla tutulan bireyler saatlerce Çin dili ve kültürünü öğrenmeye zorlanıyor. Kendi dillerini kullanmalarına, dinlerini ve kültürlerini yaşatmalarına ise izin verilmiyor. Çin ise bu kampları ısrarla “aşırıya kaçan ya da fanatik görüşlerin törpülendiği eğitim kampları” olarak tanımlıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus