İstanbul Sözleşmesi neden önemli? Tüm kadınları ev içi şiddetten koruyor ve faillerin peşinin bırakılmamasını öngörüyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İktidar, bir süredir İstanbul Sözleşmesi’ni gözden geçirmek, gerekirse yürürlükten kaldırmaktan bahsediyor. Ancak bu sözleşme, kadına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik somut öneriler getiren ve yaptırımlar getiren bir belge.

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, erkek şiddetine maruz bırakılan kadınların korunması konusunda bağlayıcılığı olan uluslararası ilk belge niteliğinde. İstanbul Sözleşmesi; fiziksel şiddet, taciz, tecavüz, zorla evlendirme, psikolojik şiddet, kadın sünneti, kürtaja zorlama gibi cinsel şiddetin her türüne karşı yaptırım öngörüyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği için önemli bir adım olan sözleşme, Türkiye’deki ve dünyadaki kadın hareketlerinin önemli bir kazanımı.

Birinci maddesi, İstanbul Sözleşmesi’nin amacını şöyle tanımlıyor:

– Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak.

– Sözleşme, kadına kadın olduğu için ayrımcılık yapılmasını engelliyor ve kadın, erkek, çocuk, engelli, mülteci, LGBTİ+ bütün bireyleri ev içi şiddetten koruyor.

– Sözleşme, toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını tanımlayan ilk bağlayıcı metin olma özelliği taşıması açısından da önemli. Erkek şiddetine karşı yerel, ulusal ve küresel mücadelede de kritik önem taşıyor. 

– Erkek şiddeti mağdurlarına; psikolojik ve hukuki danışmanlık sağlanması ve yeterli sayıda sığınma evi tahsis edilmesi sözleşmenin koruma maddeleri arasında.

– Yargılamada; kadına yönelik şiddetin suç sayılması ve gerekli cezaların verilmesinin sağlanması da sözleşmeyle ile öngörülüyor. Sözleşme; kadına yönelik şiddette gelenek, töre, din ya da “namus” gerekçelerini de yaptırıma tabi tutuyor.

İlk imzacısı Türkiye

Avrupa Konseyi’ne üye tüm devletleri bağlayan sözleşmeyi imzalayan ilk ülke ise Türkiye. 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açılan sözleşme, 1 Ağustos 2014’te yürürlüğe girdi. İstanbul Sözleşmesi, anayasanın 90/5. maddesi uyarınca kanun hükmünde.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus