Twitter’dan 150 bin QAnon hesabına yasak ve kısıtlama

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Twitter, komplo teorisi üreten 7 bin QAnon hesabını kapatacağını ve 150 bin kadar hesabı etkileyecek geniş bir kısıtlama getireceğini duyurdu. Twitter’ın bu kararı, bazı URL’leri ve kaynağı açıklanmayan içerikleri engellemeyi de kapsıyor.

Twitter, salı günü QAnon grubunun yaydığı komplo teorileriyle ilgili hesap ve içerikler üzerinde geniş bir yasak getireceğini duyurdu. Twitter bu karara gerekçe olarak “gerçek anlamda zarara yol açma potansiyeli olan davranışlara” karşı politikalarını gösteriyor.

Twitter, temelsiz komplo teorileri üreten grup QAnon ile bağlantılı URL’leri engelleyeceğini ve ayrıca platformlarındaki içerik önermelerinde QAnon hesapları ve içeriklerine yer vermeyeceğini duyurdu. Twitter sözcüsü, yasakların yaklaşık 150 bin hesabı etkileyeceği görüşünü doğruladı.

İsmi özellikle açıklanmayan Twitter sözcüsünün aktardığına göre, yasaklanacak bu hesaplar gerçek anlamda fiziksel, sosyal ve psikolojik zarara sebep olabilecek, titizlikle hazırlanmış, yayılmak üzere oluşturulmuş içerikler üretiyor. Ayrıca sözcü, durumun bir süredir yakından takipçisi olduklarını, Twitter kullanıcılarını manipüle etme ve platformu kötüye kullanma davranışı sergilendiğinin saptandığını ve Twitter politikasına ters düşen bu duruma karşı artık harekete geçmeleri gerektiğini belirtti.

QAnon topluluğu, temelsiz komplo teorileri üreten, kimliği bilinmeyen ve kendisine “Q” takma adını veren bir kişi tarafından yönetiliyor. QAnon’un komplo teorilerinin ana konusu,  “pedofili ve seks trafiğine bulaşan Demokratlar’ın ve kimi ünlü isimlerin yönettiği bir derin devletin” var olduğuna ilişkin. Takipçiler bu derin devletin Donald Trump’ı bitirmeye uğraştığına ve Trump’ın da onlara karşı bir savaş verdiğine inanıyor. QAnon, küçük çaplı bir topluluk ancak itinayla hazırladıkları haberleri Twitter gibi sosyal medya platformlarında öne çıkararak büyük ölçekli siyasi söylem etkisi yaratıyor.

 “Q” adlı kişi QAnon hesabında paylaştığı mesajlarda, ABD’nin “derin devletinde” yürütülen faaliyetlerden içeriden biri olarak haberdar olduğunu iddia ediyor. İddialarına ilk olarak 2017 yılında 4chan adlı platformda, Hillary Clinton’ın tutuklanacağı komplo teorisiyle başlamıştı. Elbette bir tutuklama olmadı ancak “Q”, bu türdeki temelsiz iddialarını sürdürdü.

Takipçileri pek çok farklı alanda komplolar üreten QAnon’a bir nevi tarikat üyesi gibi itimat ediyor. Bu kişiler kendilerine “inananlar” adını veriyor ve en mesnetsiz komploları dahi savunabiliyor. Örneğin, 5G olarak bilinen mobil ağının koronavirüsü yaydığını iddia edenler de QAnon takipçileri olmuştu.

QAnon’un çocuk istismarı ve elitlerin yolsuzluğuna dair çıkardıkları dehşet verici haberler, takipçilerini düşman veya kötü olarak gördükleri kişilere karşı sosyal medyada ciddi biçimde saldırmaya sevk ediyor. Örneğin Twitterde 13,1 milyon takipçisi olan ünlü model ve televizyon sunucusu Christine Teigen, QAnon takipçileri tarafından çocuk istismarıyla suçlanarak yıllardır sosyal medyada saldırıya uğruyordu. Teigen kısa süre önce attığı tweette, Twitter’ın bu korkunç saldırılara karşı bir şey yapmaması halinde platformu terk edeceğini yazdı. 2020 yılının başında ünlü sunucu Oprah Winfrey ve oyuncu Tom Hanks de QAnon komplolarının hedefi olmuştu ancak ünlü isimler iddialara cevap vermemeyi tercih etmişlerdi.

Twitter, maksatlı olarak belirli bir kişiyi hedef alma ve medya manipülasyonları yaratmada QAnon takipçileri için oldukça elverişli bir platform. Ayrıca grubun bir araya geldiği Facebook grupları mevcut ve YouTube üzerinden de teorilerini geniş çevrelere ulaştırabiliyorlar. QAnon, Reddit platformunda da aktifti ancak şirket durumun ciddiyetini önceden görerek 2018 yılında karalama, kişisel bilgilere ulaşma ve şiddete tahrik davranışlarına yönelik politikalarını sebep göstererek QAnon’u kendi platformundan tamamen men etti.  Twitter’in salı günü QAnon komplo teorileriyle ilgili hesap ve içerikler üzerinde geniş bir yasak getireceğini duyurması üzerine çeşitli çevrelerden konuya ilişkin yorumlar yapıldı.

Twitter’in aldığı yasak kararının ardından attığı yeni tweette Teigen, QAnon’u kastederek insanlara koordineli olarak saldırma ve ölüm tehdidinde bulunmanın bir “hak” olmadığını ve insanları pedofililik ve çocuk taciziyle suçlamanın “fikir beyan etmek” olmadığını söyledi. Harvard Shorenstein Merkezi’nin araştırma direktörü Joan Donovan ise attığı tweette, QAnon’u yöneten kişinin devamlı olarak yanlış bilgiler yayan ve tehlikeli davranışlara özendiren bir güruh meydana getirdiğini, Twitter’ın aldığı kararda geç kaldığını, Facabook ve YouTube’un ise konuya henüz dahil bile olmadıklarını yazdı.

Öte yandan 2019’un mayıs ayında FBI, kimi gerçek şiddet olaylarının ardından QAnon grubunu potansiyel bir iç terör tehdidi olarak tanımlamıştı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus