Silivri’deki tutuklu gazeteciler, 24 Temmuz Basın Bayramı ve Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü’nde konuştu: “Özgürlük yoksa kutlanacak bayram da yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 24 Temmuz Basın Bayramı ve Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü vesilesiyle Silivri Cezaevi’ndeki tutuklu gazetecileri ziyaret etti. Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, muhabir Hülya Kılınç, Yeniçağ Gazetesi Yazarı Murat Ağırel, yazarlar Ahmet Altan ve Mümtaz’er Türköne’yle görüşen Çakırözer, gazetecilerin verdiği “Özgürlük yoksa kutlanacak bayram da yok” mesajını paylaştı.

Silivri Cezaevi’ndeki gazeteciler, CHP’li Utku Çakırözer aracılığıyla gönderdikleri mesajda tutukluluk süreçlerinin sona erdirilmesini talep etti. Çakırözer, “Artık bu demokrasi ayıbı bitmeli. Türkiye dünyanın en çok gazeteciyi hapseden ülkesi olarak anılmamalı. Cezaevlerinde haksız, hukuksuz tutuklu gazeteciler derhal özgür kalmalı” diye konuştu.

Barış Pehlivan: “Hukuksuzluklara karşı dayanışmayı büyütelim”

Oda TV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, “Hukuksuzluklara karşı dayanışmayı büyütelim” çağrısı yaptı. Pehlivan, “Öyle bir infaz yasası çıktı ki, FETÖ borsasından yargılanan savcılar, hâkimler yasadan yararlanabilirken biz gazeteciler ve düşünce suçluları yararlandırılmadık. Bunun adı adalet değildir” dedi. Pehlivan ayrıca, gazetecilere de mesaj yolladı: “Korksalar da cesaret gösterip yazmaya devam etsinler. Gerçeğin gücüne inansınlar. Gazetecilerin cesaret göstermesi, topluma öncü olması gerekir.”

Pehlivan, sosyal medya düzenlemelerini de yorumladı: “Toplumu sessizliğe mahkum edecekler. O sessizliğin yırtılması lazım. Bunun için gazetecisi, siyasetçisi, herkesin korkmadan gerçekleri söylemesi lazım. Burada toplumsal muhalefete, gazetecilere, aydınlara büyük görev düşüyor. Cesaret bulaşıcıdır. Dayanışma büyütülmeli.” 

Ahmet Altan: “Böyle keyfi bir hukuk olmaz”

Utku Çakırözer’in görüştüğü gazeteci ve yazar Ahmet Altan, Ağır Ceza Mahkemesi’nin kendisini hükümle birlikte serbest bıraktığını fakat tekrar tutuklandığını hatırlattı: “Dünyada örneği görülmeyen bu hukuksuzluğu Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Burada bir ilke kararı alınması lazım. Böyle keyfi hukuk olmaz. Diğer tutuklu gazetecilerin de denetimli serbestlikten faydalanma aşamasına geldiklerinde bırakılmaması bir başka büyük hukuksuzluk. Cezaevlerinde dört-beş yıldır yatan ve denetimli serbestlikten faydalanarak özgürlüğüne kavuşması gereken birçok gazeteci, keyfi bir şekilde bu hakkından mahrum bırakılıyor. Yargıda bu keyfi uygulamaların artık son bulması lazım.”

Murat Ağırel: “Olmayan basın özgürlüğünün neyini kutlayacağız”

Yeniçağ Gazetesi Yazarı Murat Ağırel, Çakırözer aracılığıyla gönderdiği mesajında şunları söyledi: “Bugün bayrammış. Ama aynı Abdülhamid dönemi gibi ülkede sansür sürüyor. Olmayan bir şeyin yani basın özgürlüğünün neyini kutlayacağız. Özgürlük olmazsa kutlanacak bir şey de yoktur. Burada bedenimiz tutsak olsa da fikrimiz hür. Bu davadan beraat edeceğime inanıyorum. Hiçbir suçum yok. Bana yaşatılan bu hukuksuzlukları asla kabul etmiyorum.”

Hülya Kılınç: “Gazeteciler dışarıda sesimiz olmalı”

Cezaevindeki muhabir Hülya Kılınç, “Bizim yaşadıklarımız umarım gazetecilerin birbiriyle dayanışmasını sağlar” diye konuştu. Kılınç, Çakırözer aracılığıyla şu mesajı iletti: “Meslektaşlarımız, bize ve tutuklu gazetecilere daha fazla sahip çıkmalı ve dışarıda sesimiz olmalılar. Ancak bu şekilde karanlıkları aydınlığa çıkarabiliriz. Gazeteciler bu ülkede demokrasi için, halkın haber alma hakkı için öyle bedeller ödemiş ki bizim yaşadıklarımız yanında hiç kalır. Umutsuz değilim, bu zor günleri dayanışma ile aşacağız. Önümüzdeki 24 Temmuz’ları özgürlükler açısından bayram gibi kutlayacağımız bir Türkiye diliyorum.”

Mümtaz’er Türköne: “Köşe yazılarım nedeniyle tutukluyum”

Akademisyen ve eski köşe yazarı Mümtaz’er Türköne ise, “17-25 Aralık sürecinde yazdığı yazılar nedeniyle dört yıldır cezaevinde tutulduğunu” söyledi. Türköne, “Anayasa Mahkemesi ‘Sadece gazete yazılarından tutuklama olmaz’ diyor. Ama ben sadece köşe yazılarım nedeniyle dört yıldır cezaevindeyim” dedi. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus