Ekonomi Tıkırında (77): Bayramın kurbanları

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye bir Kurban Bayramı’nı daha geride bıraktı. Sedat Pişirici, bayramın son gününde, Ekonomi Tıkırında’nın 77. programında, kurbanlık hayvan arzındaki durumu, kurban satın alınıp alınamadığını, her kurbanın üçte birinin verilmesi gereken yoksulların sayısını ve durumunu değerlendirdi.

Yayına hazırlayan: Cemre Su Arvas

Bugün Kurban Bayramı’nın son günü. İnananların bayramı mübarek olsun. Adıyla müsemma, kurban kesilen bir bayram bu. Kurban edilenler küçük ve büyükbaş hayvanlar. Bunlar da koyun, keçi, sığır, manda ve deve. Koyun ve keçi bir yaşını, sığır ve manda iki yaşını, deveyse beş yaşını bitirmiş olacak ki kurban edilebilsinler.

Birtakım istatistiklere baktım, arkadaşlarım şimdi ekrana getirecekler. Türkiye’de son beş yılda kesilen kurbanlıkların sayısı bu.

2015 yılında 2.716.336 küçükbaş hayvan kurban edilmiş. Aynı yıl 867.652 büyükbaş hayvan kurban edilmiş. Şöyle bir bakıyorsunuz 2015, 16, 17, 18 ve 19 yıllarına, genellikle -geçmiş yıllarda da öyleydi- Türkiye’de küçükbaş hayvanlar kurban ediliyorlar, büyükbaş hayvanlar azınlıkta. Yine şöyle bir baktığımızda, 2015’ten 2016’ya kurban edilen hayvan sayısı yükselmiş, 2016’dan sonra gerilemiş, 2019’da 2016’ya ancak yaklaşabilmiş kurbanlıklar. Orada bir de 2020 verisi görüyorsunuz, Tarım ve Orman Bakanlığı verisi bu. Bakanlığa göre bu yıl kurban pazarına 3 milyon 600 bin küçükbaş, 1 milyon 200 bin de büyükbaş hayvan arz edilmiş. Bu kurbanlıkların büyük bölümü satılamamış olacak ki Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Bu yıl da kurbanlıklarını satamayan yetiştiricilerimizi mağdur etmeyeceğiz. Pazarda satılamayan hayvanların tamamını talep etmeleri halinde Et ve Süt Kurumu üzerinden biz alacağız” dedi.

Amenna… Bir taraftan ekonomik kriz, bir taraftan koronavirüs salgını nedeni ile müminin bu bayram kurbanlık alacak parayı bulamamış olması normaldir. Normal olmayan, müminin bu bayram kurbanlık alacak parayı bulamadığını, bunun sebebini ve sebep olanı görmezden gelmektir. 

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu diyor ki “Kurban kesmek akıl sağlığı yerinde, büluğa ermiş (yani ergen olmuş), dinen zengin sayılacak mal varlığına sahip ve mukim olan (yerleşik, göçmen olmayan) her Müslüman’ın yerine getireceği mali bir ibadettir. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80,18 gram altın veya değerinde para ya da eşyaya sahip olan kimselerin kurban kesmesi gerekir.” 

Şöyle bir hesap yapalım. Gram altının fiyatı 441 lira 83 kuruş. Çarpalım 80,18 gramla, 35 bin 426 lira çıkıyor. Yani temel ihtiyaçlarınız ve varsa borcunuz için olan parayı bir kenara ayıracaksınız, bunların dışında 35 bin 426 lira paranız olacak ki kurban kesebilesiniz. 

Kurbanlığın fiyatı ne? Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, bayramdan önce 20 Temmuz’da şunları duyurmuş: “Bu yıl 800 bini büyükbaş, 2 milyon 700 bini küçükbaş olmak üzere 3,5 milyon baş hayvan kesileceğini tahmin ediyoruz. Kurbanlıklar için bu yıl ödenecek tutarın 12 milyar 300 milyon liraya yaklaşacağını hesaplıyoruz. İllere ve canlı ağırlığa göre farklılık göstermekle birlikte fiyatların hayvan başına büyükbaşta 5 bin ila 30 bin lira, küçükbaştaysa 800 lira ile 3500 lira arasında değişeceğini tahmin ediyoruz. Kurban Bayramı’nda kesileceğini tahmin ettiğimiz hayvan sayısından daha fazla kesilebilecek nitelikte büyükbaş ve küçükbaş kurbanlık hayvan vardır. Bu durum kurbanlık hayvan bulmada vatandaşımızın sıkıntı yaşamayacağını göstermektedir. Satışların beklendiği gibi gerçekleşmemesi durumunda, üreticilerin, bayram döneminde satılamayan hayvanlarını et ve süt kurumunun bayram sonrasında uygun bir fiyata alması gerekmektedir.”

Şimdi hesabı toparlayalım: Kurban kesebilmek için temel ihtiyaçların ve borçların dışında 35 bin 426 lira paran olacak, bu parayla fiyatı 5 bin ile 30 bin lira arasında değişen bir büyükbaş ya da fiyatı 800 lirayla 3500 lira arasında değişen bir küçükbaş alıp kurban edeceksin, sonra bu kurbanı kesip, kestirip, parçalatıp, “hak için kurban küp için kavurma” demeden, etinin üçte birini kurban kesemeyen yoksullara, üçte birini akraba tanıdık ve komşulara dağıtacak, üçte birini de kendin için alıkoyacaksın. 

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı diyor ki “Bu yıl, 800 bini büyükbaş, 2 milyon 700 bini küçükbaş olmak üzere 3 buçuk milyon baş hayvan kesileceğini tahmin ediyoruz.” Tarım ve Orman Bakanlığı diyor ki “Bu yıl pazara kurbanlık olarak 3 milyon 600 bin küçükbaş, 1 milyon 200 bin büyükbaş hayvan arz edildi.” Ziraat Odaları Birliği ile bakanlık verisi arasında toplamda 1 milyon 300 bin başlık bir fark var. Bakanlık, Ziraat Odaları Birliği’nden fazla söylüyor. Ziraat Odaları Birliği’nin verisine göre dahi bu yıl durum sıkıntılı ki Başkan Şemsi Bayraktar, bayramdan 10 gün önce, “Satışların beklendiği gibi gerçekleşememesi durumunda, üreticilerin bayram döneminde satılamayan hayvanlarının Et ve Süt Kurumu’nun bayram sonrasında uygun bir fiyata alması gerekmektedir” diye uyarıyor. Tarım ve Orman Bakanı da bu durumu teyit edercesine “Bu yıl da kurbanlıklarını satamayan yetiştiricilerimizi mağdur etmeyeceğiz, pazarda satılamayan hayvanların tamamını talep etmelerini halinde Et ve Süt Kurumumuz eliyle biz alacağız” diyor. Özetle, kurbanlık var, alan yok bu sene.

Bir de kurban etinin dağıtılacağı yoksullarına bakalım Türkiye’nin. 1 Ağustos 2020 Cumartesi günü, Kurban Bayramı’nın ikinci günü, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk, “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” milli dayanışma kampanyasıyla toplanan paradan 1 milyon 200 bin ihtiyaç sahibi aileye 1000’er lira verdiklerini duyuruyor. Arkadaşlarım şimdi getirecek ekrana, bakanlığın web sitesinde ayrıntılı bir de tablo yayınlamışlar, “Sosyal Koruma Kalkanı” bu tablonun adı.

Sosyal destek programı olarak üç fazda 2.111.254, 2.316.010, 1.756.369 hane ve/veya kişiye destekte bulunmuşlar. Biz Bize Yeteriz Türkiyem kampanyası kapsamında toplanan paradan 1.177.521 haneye para aktarmışlar. Kısa çalışma ödeneği olarak 3.573.480 çalışana, nakit ücret desteği olarak yine 1.705.147 çalışana para aktarmışlar. 775.252 kişiye de işsizlik ödeneği vermişler. Toplamda yaklaşık 30 milyar lira bir parayı dağıtmışlar.

Şimdi ayrıntıya bakalım. Ekranda kalsın bu Sosyal Koruma Kalkanı tablosu. Sosyal destek programının üç fazını toplarsak 6.183.633 hane ve/veya kişi ediyor. Buna “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” bağış kampanyasında toplanan paradan dağıtılan 1.177.601 hane de eklenince -ki bakan buna 1 milyon 200 bin diyor- karşımıza 7.361.154 hane veya kişi çıkıyor. Hane veya kişi diyorum çünkü tabloda öyle yazıyor, bunların kaçı hanedir, kaçı kişidir bilemiyoruz.

Bir parantez açalım, bir başka görüntü var, onu getirsinler arkadaşlarım ekrana. “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasının son durumu bu.

Bu kampanyada toplanan para 30 haziran itibariyle -ki neden 30 haziran, neden temmuz ayı verisi yok, temmuz ayında bağış yapılmadı mı- sonuç olarak bu kampanyada toplanan para 2.105.007.780 lira. 917.253 bağış yapılmış, 66.164.310 kişi SMS ile 10 lira göndermiş. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın web sitesindeki tabloya göre bu paranın 1.177.521 bini ihtiyaç sahiplerine dağıtılmış ve fakat geriye kalan 927.479 bin liraya ne olmuş? Acaba cevap, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 Mayıs 2020’de yaptığı açıklamada mıdır diye bakıyoruz. Anadolu Ajansı’nın attığı tweete göre Erdoğan, “5,5 milyon dar gelirli vatandaşımıza biner lira nakit desteği sağladık” demiş ki bu da 5,5 milyar lira eder. Pekala, bu kadar para nereden bulundu?

Hadi parayı bir kenara bırakın. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan “5,5 milyon” diyor, Erdoğan hükümetinin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı “7 milyon 360 bin” diyor. 

Bu bayramın asıl kurbanları bu yoksullardır, bu ihtiyaç sahipleridir. 

Bunu görmezden gelenlere de iyi bayramlar efendim.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus