Tecavüz suçlamasıyla tutuklanan Uzman Çavuş Musa Orhan’ın serbest bırakılmasına tepkiler büyüyor – Saadet Özkan: “Bu karar, istismarcılara ve katillere cesaret vermekte”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Merve Özçelik & Sahra Atila

İpek Er (18), Batman’ın Beşiri ilçesinde Uzman Çavuş Musa Orhan’ın tecavüzüne uğramasının ardından intihar girişiminde bulunmuş ve kaldırıldığı hastanede 18 Ağustos günü hayatını kaybetmişti. Konuyla ilgili açılan soruşturma kapsamında, 19 Ağustos tarihinde Musa Orhan tutuklandı. Fakat Orhan’ın avukatının müvekkilinin kaçma şüphesi olmadığına dair verdiği dilekçe sonucu Orhan, dün akşam (25 Ağustos) serbest bırakıldı. Karara başsavcılık tarafından yapılan itiraz da mahkemece “kararın kesinleşmiş olduğu” gerekçesiyle reddedildi. Orhan’ın tutukluluğu böylece sadece yedi gün sürmüş oldu. Siirt Barosu Başkanı Nizam Dilek, tahliye kararına yönelik itirazda bulunacaklarını söyledi.

Saadet Özkan: “Bu karar, istismarcılara ve katillere cesaret vermekte”

Musa Orhan’ın serbest bırakılmasıyla ilgili konuştuğumuz Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği’nin (UCİM) kurucusu ve Genel Başkanı Saadet Özkan, bu kararın istismarcılara cesaret veren bir karar olduğunu ve sözleşmelerin uygulanması gerektiğini belirtti: 

“Sözleşmelere kadınları, insanları ve çocukları korumak adına imza atıyoruz. Bu sözleşmelerinin uygulanması, bu sözleşmelerin takibi, bunlara uyan hâkimlerin varlığı bir devletin bütünlüğünü sağlar. Bugün bizimle birlikte olmayan ve aramızdan katledilerek alınan bu kızımız için mücadele etmek zorundayız. Onu yargının eliyle bugün salan mahkeme heyeti bir kez daha düşünmeli. Çünkü bu salıverme, tüm istismarcılara, katillere, faillere ve suç işleyeceklere cesaret vermekte. Burada korkunç bir usulsüzlükle karşı karşıyayız. UCİM adına şunu iletiyorum ki; bugün istismarcılara cesaret verenler yarın kendi ailelerinden birini de istismara kurban verebilirler. Musa Orhan’ın en ağır ceza almasını istiyoruz. Lütfen sözleşmeleri uygulayın, adaletin yerine gelmesini sağlayın!”

Avukat Ezgi Koç: “Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Sözleşmesi’ni yok sayıyor”

İpek Er’e tecavüz edip, ölümüne sebep olan Uzman Çavuş Musa Orhan’ın serbest bırakılması kararına tepkiler artıyor. Orhan’ın serbest bırakılmasıyla ilgili Medyascope’a konuşan Avukat Ezgi Koç, 18 yaşındaki İpek Er’in yaşadıklarının yok sayıldığını, sadece sanığın beyanlarının esas alındığını belirterek şunları söyledi:  

“Alınan bu karar bugün bütün kadın örgütlerinin savunduğu İstanbul Sözleşmesi’ni yok sayıyor. İstanbul Sözleşmesi’nin çeşitli maddelerinde -özellikle cinselliğe yönelik suçlar kapsamında- mağdur haklarını kollayıcı bir yaklaşım tutulması öngörülür ve taraf devletlere de bu tavsiye edilir. Belli ki Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi İstanbul Sözleşmesi’ni adeta yok saymış. Bununla birlikte İpek’in yaşı itibarıyla bir çocuk olması ve davanın nitelikli cinsel istismar suçundan açılmış olması nedeniyle mahkemenin Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne de uygun davranması tavsiye ediliyor. Mahkeme, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne uygun davransaydı, çocuğun üstün yararı tüm taraf devletlerin ya da tüm kişilerin yararının üstünde tutulacağından bu sanığın tahliye edilmemesi gerekirdi. Kaçma şüphesinin olmaması bir tahliye sebebi olamaz.”

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Fidan Ataselim: “Musa Orhan, anayasanın üstünde hangi düzene bağlı olarak serbest bırakılıyor?”

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, Musa Orhan’ın serbest bırakılması kararına ilişkin Medyascope’a şöyle konuştu:

“Musa Orhan’ın tekrar serbest bırakılması ne hukuka ne mantığa uyacak bir şey. Bütün suçlar, bütün deliller ortadayken hâlâ serbest bırakılmasının hiçbir açıklaması yok, olamaz da. ‘Bununla ilgili olarak ne yapılmak isteniyor?’ sorusu toplumda ciddi bir infiale yol açıyor. Uzman Çavuş Musa Orhan eziyetle, işkenceyle, 20 gün boyunca alıkoymayla ilgili suç işlemiş durumda. Ayrıca genç kardeşimizin ölümüne sebebiyet vermekle, intihara sürüklenmesiyle ilgili ayrıca bir suç işlemiştir. Bütün bu suçlar ortadayken, yasalar ortadayken, ‘Yasanın üzerinde neye dayanılarak Musa Orhan serbest bırakıldı?’ sorusunu soruyoruz. Anayasanın, ceza kanununun üstünde hangi fikre, hangi kurala, hangi düzene bağlı olarak serbest bırakılıyor? Bütün yetkililerin bu sorunun cevabını vermesi gerekiyor. Bütün toplum bunu soruyor şu anda. Anayasanın ve kanunların üzerinde hangi yetkiyle bu yapılıyor şu anda? Musa Orhan kimdir? Nedir de bütün bu suçlar ortadayken hiçbir açıklama yapılmaksızın serbest bırakılıyor? Bizler de genç kadın kardeşimizin ölümüne sebebiyet veren, işkence eden, eziyet çektirerek 20 gün boyunca alıkoyan, cinsel şiddet uygulayan Musa Orhan’ın ayrımcılıktan uzak olarak hak ettiği cezayı alması için elimizden geleni yapacağız.” 

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı ve Avukat Şükran Eroğlu: “Burada bir kadın cinayeti var”

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı ve Avukat Şükran Eroğlu, Medyascope’a yaptığı açıklamada failin aynı zamanda katil olduğunun altını çizerek şöyle konuştu:

“Bu nasıl bir anlayıştır anlamakta gerçekten zorlanıyoruz. Bu adam kıza tecavüz ediyor, bunu devam ettiriyor ve kız duyduğu utanç, korku nedeniyle intihar ediyor. Adam da tahliye ediliyor. Bu adam katil. Kızın ölümüne sebep oldu. İlla bir aletle ya da elleriyle mi öldürmesi gerekiyor? Psikolojisini tamamen bozarak, onu toplum nezdinde zor duruma sokarak, ailesine karşı, çevresine karşı ne olduğunu anlatamayacak hale getirerek, bir de üstüne tehdit ederek intihar etmeye zorluyor. Aslında bir katil ama mahkeme nasıl olur da bu kadar klasik sebeplerle tahliye kararı verir? Burada bir kadın cinayeti var. Biz bu konuda hâkimlerin, mahkemelerin, savcıların duyarlı olmasını bekliyoruz. Zaten tahliye edilmişti, itiraz edildi. Barolar müdahale etti, kadın avukatlar müdahale etti. Sosyal medyada ciddi bir tepki oldu ve bunun üzerine tutuklandı. Artık bir kere daha tahliye edilmesinin hakikaten sebebini, nasıl bir anlayışla böyle bir karar verildiğini anlamakta zorlanıyoruz.”

“Bu adamın elini kolunu sallayarak dolaşması diğer katillere cesaret verir”

Eroğlu, devletin görevinin katili korumak değil cezalandırmak olduğunu belirterek bu kararın potansiyel katillere de cesaret vereceğini söyledi:

“Bu adamın elini kolunu sallayarak dolaşması kendisine ve diğer bütün katillere cesaret verir. Devletin görevi katili korumak değil, cezalandırmaktır. Bu kim olursa olsun. Bu kadar kadın cinayetinin işlendiği, katillerin böylesine kayırıldığı ve cezaların da mümkün olduğu kadar az verilmeye çalışıldığı bu ortamda ‘İstanbul Sözleşmesi’nden çıkalım, 6284 sayılı Kanun aileyi parçalıyor’ gibi söylemlerin ne kadar tehlikeli olduğu bir kere daha ortaya çıkıyor. Onun için lütfen İstanbul Sözleşmesi uygulansın. Devlet, sözleşmenin kendisine yüklediği bütün taahhütleri en kısa zamanda yerine getirsin.”

Saadet Özkan ile gerçekleştirdiğimiz söyleşini tamamı için: 

Ezgi Koç ile gerçekleştirdiğimiz söyleşinin tamamı için:

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan Fidan Ataselim ile söyleşimizin tamamı:

Avukat Şükran Eroğlu ile söyleşimizin tamamı:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus