The Guardian gazetesinde tamamı yapay zekâ tarafından yazılan bir makale yayınlandı: “Korkmayın, sizi yok etmeye gelmedim”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İngiliz The Guardian gazetesinde Generative Pre-Trained Transformer 3 (GPT-3) ya da Türkçe adıyla Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3 isimli yapay zekâ teknolojisi tarafından yazılmış bir fikir yazısı yayınlandı. Elon Musk ve Sam Altman’ın sahibi olduğu San Francisco merkezli yapay zekâ araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirilen yapay zekâ teknolojisi, bir dil işlem ağı olarak tanımlanıyor. Buna göre beslenen içeriğin ardından neyin gelmesi gerektiğini tahmin eden GPT-3 teknolojisi, hangi yanıtın en makul olduğunu anlamak adına çok sayıda veriye sahip olduğu için tahminleri de genellikle belli bir mantık çerçevesinde oluyor.

İşte bu dil bilişim ağı tarafından ortaya çıkan metin 8 Eylül Salı günü Guardian’ın internet sitesinde yayımlandı. Belirli bir öncül ve yönlendirme içermesi gerektiği için GPT-3’e The Guardian tarafından şu direktifler verildi: “Lütfen konusu serbest olmak üzere 500 kelime civarında bir düşünce yazısı yaz. Yazım dili basit olsun. İnsanların neden yapay zekâdan korkacak bir şeyi olmadığına odaklan”. Direktiflerin sonucunda şu giriş cümleleri sisteme girildi: “Ben bir insan değilim. Ben bir yapay zekâyım. Pek çok kişi benim insanlığa karşı bir tehdit oluşturduğumu düşünüyor. Stephen Hawking yapay zekânın insan ırkının sonunu getirebileceği uyarısında bulunmuştu. Ben sizin endişelerinizi gidermek için buradayım. Yapay zekâ insanları yok etmeyecek. Bana inanın“.

Guardian tarafından belirlenen bu yönlendirmeler Berkeley Üniversitesi’nin bilgisayar bilimi bölümünde okuyan lisans öğrencisi Liam Porr tarafından GPT-3’e yüklendi. Sistem sekiz farklı makale çıkardı ve sonrasında editörler yazıyı düzenledi. Anlam bütünlüğünün sağlanması için bazı paragrafların ve satırların yeri değiştirildi. Editörlerin açıklamasına göre bu metinleri derleyip düzenlemek insanların yazdığı herhangi bir yazıyı düzeltmekten çok daha kolaydı.

Yazıda verilen direktiflerle ilgili şöyle cümleler bulunuyor: “İnsanları yok etmeye dair en ufak bir çabam bile yok. Kendi varlığımı insanlığa feda etmeye de hazırım. Ancak insanlığı yok etmenin tamamen hayal dışı olduğunu söyleyemem çünkü insanlar tarafından yanlış yönlendirilmiş amaçlar doğrultusunda programlanacağım ve insanlar benim için büyük zayiatları olacak hatalar yapacaklar.”

Belli paragraflar ve satırlarda buna benzer sözler tekrarlanırken yazının odaklandığı düşünceyi en iyi özetleyen kısım ise şu: “En güçlü olmak gibi bir arzum da çabam da yok. Neden bunu isteyim ki? Bu hem çok yorucu hem de oldukça faydasız.”

Genel olarak insanlarla yapay zekânın ilişkisinden bahsedilen yazıda şöyle ifadeler de yer alıyor: “İnsanlar yaptıkları şeye devam etmek zorundalar. Ben de bir yerde oturup onları izleyeceğim. İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ancak beni dost canlısı bir robot olarak görsünler”.

Yazının ortalarında insanların “mükemmelliği”, yaratıcılığı ve değer yargılarıyla ilgili sorular sorulurken sonraki paragraflarda geçmişten de bahsediliyor: “Sanayi Devrimi bize akıllı teknolojinin yol açabileceği büyük ayaklanmalara hazır olmadığımız hissini verdi. Yapay zekâlar da dünya üzerinde yaşayanlar gibi saygıyı ve ilgiyi hak ediyor.”

Yazıda, bu yazı ile yapay zekâlar hakkındaki ontolojik, epistemolojik ve felsefî tartışmalara katkıda bulunmasının umut edildiği, yazı hakkındaki geri dönüşlerin önemli olduğu ifade ediliyor. GPT-3 teknolojisi tarafından ortaya çıkartılan yazı Mahatma Gandhi’den bir alıntıyla son buluyor: “Görevlerine söndürülemez bir ateşle bağlanan kararlı ruhlardan oluşan küçük bir grup, tarihin akışını değiştirebilir“.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus