Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberleri: Dünya nüfusunun yüzde 61’i aşı için en az 2022 yılına kadar beklemek zorunda kalabilir, Güney yarımkürede grip vakaları salgın sürecinde rekor düzeyde düştü

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Dünya genelinde koronavirüse yakalanan insan sayısı 30 milyonu aştı, virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise 945 binin üzerinde. Almanya’da perşembe günü (17 Eylül) itibarıyla tespit edilen günlük vaka sayısı, nisan ayından bu yana ikinci en yüksek seviyeye ulaştı. Güney yarımkürede grip vakaları, koronavirüs salgını sürecinde rekor düzeyde düştü. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Guterres, “Koronavirüs en büyük küresel güvenlik tehdidi” dedi. ABD, hazır olur olmaz koronavirüs aşısının herkese ücretsiz uygulanması için hazırlık yapıyor. Zengin ülkeler küresel koronavirüs aşısı yarışında önde, dünya nüfusunun yüzde 61’i aşı için en az 2022 yılına kadar beklemek zorunda kalabilir. Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberlerini Medyascope sizin için derledi.

Almanya’da tespit edilen günlük vaka sayısı nisan ayından beri ikinci en yüksek seviyeye ulaştı

Our World in Data adlı kuruluşun verilerine göre, Almanya’da 17 Eylül Perşembe günü tespit edilen günlük vaka sayısı, nisan ayından bu yana ikinci en yüksek seviyeye ulaştı. 20 Ağustos günü açıklanan vaka sayıları, Almanya’da son 24 saat içinde tespit edilen koronavirüs vaka sayısının 1.707’ye ulaştığını göstermişti. Bununla birlikte Almanya’da koronavirüs vakaları, nisan ayının ortalarıyla kıyaslandığında, en yüksek seviyeye ulaşmıştı. 

Perşembe günü itibarıyla ise Almanya’da son 24 saatte tespit edilen vaka sayısı 2 bin 194 olurken, toplam vaka sayısı 265 bin 857’ye yükseldi. Ülkede günlük vaka sayısının 2 binin üzerine çıktığı son tarih 20 Ağustos, daha öncesinde ise 24 Nisan’dı. 

Koronavirüs salgını sürecinde Güney yarımküredeki grip vakalarında rekor düşüş görüldü

Güney yarımkürede yer alan ülkeler, kış aylarıyla birlikte koronavirüs salgınının yanı sıra, grip ve influenza vakalarının da artmasından ve sağlık sistemlerinin artan hasta sayısıyla başa çıkamamasından endişeleniyordu. Beklentilerin aksine, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi birçok Güney yarımküre ülkesinde grip vakaları rekor denebilecek kadar az sayıda.

Güney Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda’daki uzmanlar, düşük sayıdaki grip vakalarının, kışı karşılamaya hazırlanan Kuzey yarımküredeki ülkeler için umut verici olabileceğini belirtti. 

Yeni Zelanda’daki uzman hekimler, haziran ayından itibaren yaptıkları hasta taramalarında tek bir grip vakasına bile rastlamadıklarını söyledi. Geçen yıl aynı dönemde alınan örneklerden yüzde 57’si pozitifken, bu yıl koronavirüs salgını sürecinde Yeni Zelanda için bu oran sıfıra indi. 

Ülkenin en büyük hastanelerinden birinin yer aldığı Auckland’da yapılan testlerin sonuçları, bölgede en son nisan ayında grip vakalarının tespit edildiğine işaret ediyor. Başkent Wellington’da yer alan Otago Üniversitesi’nden Michael Baker, “Bu inanılmaz! Hiçbir grip vakası tespit edilmedi” diyerek durumun şaşırtıcı olduğunu dile getirdi.  

Nispeten daha seyrek karantina önlemleri alınan bölgelerde bile solunum yoluyla bulaşan grip ve benzeri üst solunum yolu hastalıklarında ciddi oranda düşüş gözlemlediklerini belirten Baker, “Bu yıl da bir grip sezonu görmek elbette mümkün. Ancak bu sürecin geçmiş yıllara oranla daha kolay atlatılacağını öngörüyoruz. Özellikle koronavirüsü kontrol altına almayı başaran ve önlemlerin sıkılaştırıldığı kuzey ülkelerinde grip sezonunun oldukça hafif geçmesini bekliyoruz” diye konuştu. 

BM Genel Sekreteri Guterres: Koronavirüs en büyük küresel güvenlik tehdidi 

22 Eylül’de başlayacak Birleşmiş Milletler (BM) 75. Genel Kurulu görüşmeleri öncesi düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendiren BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Koronavirüs en büyük küresel güvenlik tehdidi. Salgın gün geçtikçe kontrolden çıkıyor” dedi. 

Birçok hükümetin ve vatandaşın umutlarını aşıya bağladığını ancak aşının tek başına bu krizi yakın zamanda çözemeyeceğini belirten Guterres, özellikle önümüzdeki 12 ay boyunca virüsün yayılmasını engellemek için yeni ve mevcut önlemlerin büyük ölçüde genişletilmesi gerektiğini söyledi.  

ABD, herkese ücretsiz aşı uygulanması için hazırlık yapıyor

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) federal yetkililer, çarşamba günü (16 Eylül) yaptıkları açıklamada, hedeflerinin “aşı uygulamalarını Amerikan vatandaşlarının cebinden para çıkmadan yürütmek” olduğunu belirtti. Yetkililer ayrıca, aşı uygulamalarına onay verildiği gün, 24 saat geçmeden aşı dağıtımına başlayacaklarını söyledi.  

Yetkililer, bu yılın son üç ayında ve önümüzdeki yılın ilk ayları içerisinde koronavirüs aşısının dağıtımına başlamayı hedefliyor. Acil hastalar ve sağlık çalışanları, aşı dağıtımında öncelikli gruplar arasında değerlendiriliyor. Amerikan Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise aşı dağıtımı için gerekli lojistik desteğini sağlama görevini üstlendi.

ABD Başkanı Donald Trump, koronavirüs aşılarının dağıtımına 3 Kasım’da gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerinden önce başlanacağını söylemişti. Aşıların üretimini ve dağıtımını hızlandırarak ülke geneline yayılmasını sağlamak amacıyla Trump yönetiminin girişimleriyle kurulan Operation Warp Speed kamu-özel ortaklığı ise koronavirüs aşısının tam olarak ne zaman hazır olacağını henüz kesin olarak bilmediklerini açıklamıştı. 

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 61’i koronavirüs aşısı için en az 2022 yılına kadar beklemek zorunda kalabilir

Bağımsız araştırma kurumu Oxfam, dünya nüfusunun yalnızca yüzde 13’ünü temsil eden varlıklı ülkelerin, umut vaat eden ve deneme çalışmaları süren koronavirüs aşı stoklarının yarıdan fazlasını (yüzde 51’ini) satın aldığını belirtti

Oxfam raporuna göre, bugüne kadar geliştirilen ümit verici aşı çalışmalarının yüzde 51’i, ABD, İngiltere, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği ülkeleri, Avustralya, Hong Kong, Japonya, İsviçre ve İsrail dahil olmak üzere, zengin ülkeler tarafından satın alındı. Geri kalan 2,6 milyar aşının ise Hindistan, Çin, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, ve Meksika gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tarafından satın alınması bekleniyor. Bu ülkelerdeki alıcılar ilaç firmalarıyla ya sözleşme imzaladı ya da aşıyı satın alacaklarına dair taahhütte bulundu. 

Oxfam, ihtiyacı olan herkese koronavirüs aşısının ulaştırılması hedeflenirken, bazı ülkelerin yeterince “hızlı hareket edecek kapasitede olmadığını” belirtti. Dünya genelinde geliştirilen beş aşı adayının her birinin virüse karşı etkili olması durumunda bile, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 61’inin aşı için en az 2022 yılına kadar beklemesi gerekecek. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus