Salda Gölü imara açıldı: “Bilirkişi raporu yetersiz, göl tehlikede”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’nin doğa harikalarından biri olan Burdur’daki Salda Gölü, 2019 yerel seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından millet bahçesi yapılacağı vaadiyle gündeme gelmişti. “Türkiye’nin Maldivleri” olarak anılan Salda Gölü ve çevresi, önceki yıl 1,5 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

Uzmanların “ayak basılmamalı” dediği beyaz kumullar, 1,5 milyon ziyaretçiye ev sahipliği yapmakla kalmadı, Millet bahçesi inşaatı ihalesini alan müteahhit firma tarafından kamyonlarla farklı noktalara taşındı.
Salda Gölü ve çevresinin millet bahçesi olmasını istemeyen yöre halkı, ziyaretçi sayısı arttıkça gölün ekolojik dengesinin bozulduğunu söylüyor.

Salda Gölü’nün imara açılmasına karşı dava açan yöre halkı, Kasım 2019’da Salda Gölü Koruma Derneği‘ni kurdu. Dernek Başkanı Gazi Osman Şakar, “Salda Gölü’nde deşarj olmadığı için kendi ekosistemi oluşmuş. Salda Gölü’nün gerçek sahipleri, içinde yaşayan endemik balıklar ve etrafındaki endemik bitkilerdir. Buraya 1,5 milyon insanın geldiği söyleniyor, bu insanlar gölün içini ve etrafını kirleterek ekolojik dengesini bozuyorlar. Yıllar içerisinde göl ciddi oranda çekildi, böyle giderse gölde hayat kalmayacak” dedi.

Antalya Kent İzleme Platformu üyesi Avukat Mustafa Şahin, yöre halkı kendilerine ulaştıktan sonra davaya dahil olduklarını söyledi. Şahin, “Millet bahçesi kavramı kamuoyu tarafından tartışılmaya başlandıktan sonra, özellikle Salda Gölü ve çevresinin buna uygun bir yer olmadığı savunuldu. Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen kimi düzenlemeler hem bürokrasi hem de yargıda mümkün olduğunca hızlı ve pürüzsüz ilerledi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çok hızlı bir şekilde Salda Gölü lle ilgili planları hazırlayıp askıya çıkarttı ve bu sırada TOKİ’ye ihale için yetki verdi. Kesinleşmeyen bir düzenlemenin ihaleye çıkarılması usul ve yasal düzenlemelere aykırı. Salda’nın yerlisi olan beş yurttaş ihalenin iptali için davacı oldu. Bakanlık ihaleyi açanlar ile ilgili soruşturma izni vermedi. Şu an birden fazla dava var. Bu davaların sonuçlarını bekliyoruz” dedi.

Mahkemenin atadığı bilirkişilerin hazırladığı rapora itiraz ettiklerini belirten Şahin, süreci takip ettiklerini söyledi.

Bilirkişi raporuna karşı hazırlanan itiraz dilekçesine katkıda bulunan Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyesi olan Mimar Recep Esengil, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu savunuyor. Recep Esengil, “Korunması gereken bazı özel yerler vardır ki genel kuralların, yönetmelik tanımlarının, üst ölçek plan kararlarının ötesinde değerlendirilmesi ve planlanması gerekir. Salda Gölü de doğal, kültürel ve arkeolojik açıdan özel bir yerdir. Bilirkişi raporu tüm değerler gözardı edilerek hazırlanmış. Burada önemli olan insan faktörü. Bir plan hazırlanırken insanın gereksinimleri karşılanmak üzere hazırlanır. Fakat buradaki hassas konu insanın doğaya vereceği zarar. Bilirkişi raporu hazırlanırken en önemli faktör olan insan faktörü gözardı edilmiş. Salda Gölü ve çevresi bugün turizmin ana öğesi halinde, hiçbir esnaf ya da ticaret adamı ana öğesini yani sermayesini tüketerek ticaret yapmaz. O zaman biz de Salda Gölü ve çevresini tüketmemeliyiz” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus