Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberleri: Almanya bugüne kadarki en yüksek günlük vaka sayısını açıkladı, Oxford Üniversitesi beş dakikada sonuç veren test geliştiriyor, virüs Orta ve Doğu Avrupa’yı vuruyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), kıtada artış gösteren koronavirüs vakaları hakkında risk değerlendirme raporu yayımladı. Koronavirüs Orta ve Doğu Avrupa’yı da vurdu. Almanya salgın başından beri en yüksek günlük vaka sayısını açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın küçük oğlu Barron Trump’ın da koronavirüse yakalandığı ancak semptomsuz bir şekilde atlattığı açıklandı. ABD merkezli finansal hizmet şirketi Wells Fargo, 100’ün üzerinde çalışanını salgın yardımlarını kötüye kullanmak suçlamasıyla işten çıkardı. Oxford Üniversitesi, beş dakikadan kısa sürede virüsü tanımlayabilen bir test geliştiriyor. Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberlerini Medyascope sizin için derledi.

ECDC’den Avrupa’da artan vakalar hakkında risk değerlendirme raporu

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) tarafından yayımlanan ve koronavirüs vakalarındaki artışın toplumun savunmasız kesimleri ve sağlık sistemleri üzerindeki risklerini değerlendiren raporda, ağustostan beri itibaren istikrarlı bir şekilde artış gösteren vaka sayılarının tüm ülkelerde aynı oranda gözükmediğini belirtilirken, artışın arkasındaki en önemli sebebin 15 – 49 yaş arası bireylerin sosyal etkileşimlerinden kaynaklı olduğunun altı çizildi. Rapor ayrıca, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve Birleşik Krallık’taki bağışıklık oranının yüzde 15’ten az olduğunu ve toplumun virüse karşı savunmasızlığının devam ettiğini ortaya koydu.  

Raporda şu ana kadar salgınla mücadelede başarılı olan ülkelerin her senaryoya hazır olmaları ve bu bağlamda sağlık sistemlerini ve kapasitelerini güçlendirmeleri gerektiği vurgulanırken testlerin yaygın bir şekilde yapılmasının, sonuçlara göre takibin ve izolasyonun önemine dikkat çekildi.

Rapora göre, koronavirüsle mücadelede kilit rol oynayan genç nüfusa yönelik, iletişim ağları üzerinden kampanyalar düzenlenerek riskin sürdüğünün gençlere sık sık hatırlatılması son derece önemli.

ECDC raporunda ayrıca, yaz aylarında kısıtlamaların azalmasıyla birlikte rahatlayan insanların şimdi kısıtlamalarla birlikte tekrar yüksek stres yaşamalarının olası olduğu ve bu durumla dikkatli bir şekilde başa çıkılması gerektiği aktarıldı.

Koronavirüs Orta ve Doğu Avrupa’yı da vurdu

Orta ve Doğu Avrupa’daki birçok ülke, geçen bahar aylarında uygulanan kısıtlamalar sayesinde salgını yaz aylarında kısmen kontrol altına almıştı. Ancak yaz aylarının bitişiyle, virüs Baltık Denizi kıyısındaki Polonya’dan Adriyatik kıyısındaki Karadağ’a kadar Avrupa’nın birçok bölgesinde yayılma hızını artırdı. 

Ekim ayı ortasında Polonya’daki hastane yataklarının dolduğu açıklanırken Macaristan’da doktorlar, ülkedeki sağlık çalışanı eksikliği konusunda hükümete uyarıda bulundu.

Romanya’da yetkililer vakaları takip etme konusunda büyük bir mücadele verirken Bulgaristan’da birçok sağlık çalışanı koronavirüse yakalandı.

Geçen hafta rekor vaka sayıları açıklayan Çekya ise bölgede en yüksek bulaş oranına sahip ülke durumunda. Çarşamba günü (14 Ekim) Çekya’da koronavirüs kaynaklı ölüm sayısı 1158’e ulaştı ve bu ölümlerin 731’i eylül ayının ilk gününden bu yana geçen zaman diliminde açıklandı. Ülkedeki barlar, okullar ve kulüpler kapatılırken restoranlar ise yalnızca akşam 20.00’ye kadar paket servis için açık kalabiliyor. 

Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde salgınla ilgili en büyük sorun, doktor ve diğer sağlık çalışanlarının zengin Avrupa ülkelerine göçmüş olması. Klinik ve Deneysel Tıp Enstitüsü Bulaşıcı Hastalıklar ve Epidemiyoloji Şefi Petr Smejkal, bölgedeki sağlık tesislerinin çoğunda doktor ve hemşireler dışında çok az sayıda asistanın, solunum terapistinin ve uzmanın görev yaptığını söyledi.

Virüslü bir kişiyle temas eden Başbakan Mateusz Morawiecki’nin kendi kendini izole ettiği Polonya’da, 100 bin kişi başına yalnızca 238 doktor düşüyor. Bu sayı, AB ülkeleri arasındaki en düşük sayı olarak göze çarparken Krakow Üniversitesi Hastanesi’nde yoğun bakım ünitelerinin dolduğu belirtildi. Hastane Direktörü Marcin Jędrychowski, konu hakkında “Solunum desteğine ihtiyacı olan koronavirüs hastaları için herhangi bir alanımız yok. Kimseyi kabul edemiyoruz” diye konuştu.

Macaristan’da hükümet tarafından yeterince finanse edilmeyen sağlık sistemi salgının ağırlığı altında ezilirken hükümet, doktorların ücretlerinde son 10 yılın en büyük artışını sağlayan kapsamlı bir yasa çıkardı.

Romanya’da ise yetkililer yalnızca koronavirüs krizini yönetme konusunda bir sorun yaşamakla kalmıyor, aynı zamanda virüs konusundaki politikaları uygulamak için ülkenin farklı bölgelerinde kaç kişinin yaşadığı konusunda anlaşmakta güçlük çekiyor. Salı (13 Ekim) günü ülkedeki Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü, başkent Bükreş’teki pozitif vaka oranının son 14 gün içinde “her bin kişide üçe”ulaştığını duyurdu. Romanya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis, vatandaşları virüsle mücadelede daha hassas olmaları konusunda uyararak “Kendimizi kandırmayalım. Bu süreç kendi kendine bitmeyecek” dedi.

Almanya salgının başından beri en yüksek günlük yeni vaka sayısını açıkladı

Almanya’da açıklanan günlük vakalar salgının başladığı mart ayından beri en yüksek seviyeye ulaştı. Ülkede son 24 saatte 6638 yeni vaka tespit edildi.

Dünkü veriler, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in salgının yayılımını azaltmak için daha katı kısıtlama kararları alınması için ülkenin 16 eyaletinin liderleriyle yaptığı dokuz saatlik görüşmeden birkaç saat sonra açıklandı. Robert Koch Enstitüsü Hastalık Kontrol Merkezi’nin verilerine göre, daha önce bir günde kaydedilen en yüksek yeni vaka sayısına 28 Mart’ta kaydedilen 6294 vakayla ulaşılmıştı.

Ülkede yeni alınan kararlara göre ise bir bölgede yedi gün içinde 100 bin kişi başına 35’ten fazla yeni vaka kaydediliyorsa, o bölgedeki insanların yakın temas halinde olabileceği tüm yerlerde maske takmaları zorunlu hale getirildi. Birlikte hareket edebilecek ve toplanabilecek insan sayısı ise kamusal alanlarda 25, özel alanlarda 15 kişi olarak sınırlandırıldı. Ayrıca yüksek riskli bazı bölgelerdeki restoranların, saat 23.00’te kapılarını kapatacağı belirtildi.

Ülkedeki son gelişmeleri değerlendiren Merkel “Koronavirüs vakalarının arttığını ve bazı bölgelerde çok yüksek enfeksiyon oranımız olduğunu görebiliyoruz. Bu nedenle, kontrolsüz veya üstel bir artışı önlemeliyiz” diye konuşurken belirlenen bölgelerde 100 bin kişi başına 50 veya 50’den fazla vaka kaydedilmesi durumunda ise daha katı kısıtlamalar getirileceğini açıkladı.

Fransa, Avrupa ülkeleri arasında günlük 30 bin vaka sayısını geçen ilk ülke oldu

Fransa’da koronavirüs vakalarında görülen büyük artış sebebiyle 14 Ekim Çarşamba günü birçok şehire getirilen sokağa çıkma yasakları ve ilan edilen olağanüstü sağlık halinin ardından Fransa Sağlık Genel Müdürlüğü, ülkede son 24 saat içerisinde 30 bin 621 yeni vaka tespit edildiğini duyurdu. Böylece Fransa, Avrupa ülkeleri arasında günlük 30 bin vaka sayısını geçen ilk ülke oldu.

Yeni rakamlar ile Fransa’daki toplam vaka sayısı 809 bin 684’e, ölüm sayısı ise 33 bin 125’e yükseldi. Yeni vakalardan 411’i hastaneye kaldırılırken, yoğun bakıma alınan hasta sayısı 1750’ye ulaştı. 

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un dün yaptığı açıklamaların ardından tüm ülke çapında olağanüstü sağlık hali ilan edilmiş, Paris, Marsilya, Grenoble, Lille, Lyon, Montpellier, Rouen, Saint-Etienne ve Toulouse’da cumartesiden itibaren saat 21.00-06.00 saatleri arasında acil durumlar dışında sokağa çıkma yasağı getirilmişti. 

Trump’ın küçük oğlu da koronavirüse yakalandı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump, çarşamba (14 Ekim) günü yaptığı açıklamada kendisi ve Donald Trump koronavirüse yakalandıktan kısa bir süre sonra 14 yaşındaki oğulları Barron Trump’ın da koronavirüs testinin pozitif çıktığını ancak hastalığı belirti göstermeden atlattığını açıkladı. 

Beyaz Saray yönetimi daha önce Trump ve eşinin koronavirüs hastası olduklarını açıklamalarından sonra oğulları Barron’a yapılan testin negatif sonuç verdiğini açıklamıştı.

Çarşamba akşamı Iowa’da bir seçim mitinginde konuşan Donald Trump, oğlunun koronavirüs süreci hakkında “O kadar kısa sürdü ki virüsün onun vücuduna girdiğine inanmıyorum” dedi. Okulların açılması hakkında konuşurken de oğlu Barron’un durumunu örnek veren Trump, ”O gayet iyi. İnsanlar virüsle yaşıyor ve iyileşiyor. Çocukların okula dönmesi gerek’‘ dedi.

Wells Fargo 100’ün üzerinde çalışanını salgın yardımlarını kötüye kullanmak suçlamasıyla işten çıkardı

ABD merkezli finansal hizmet şirketi Wells Fargo, koronavirüs yardım fonlarından etik olmayan bir şekilde yararlandıkları gerekçesiyle 100’ün üzerinde çalışanını işten çıkardığını açıkladı.

Wells Fargo İnsan Kaynakları Başkanı David Galloreese, şirket çalışanlarından bazılarının ABD Küçük İşletme İdaresi’ni dolandırarak kendileri için koronavirüs yardım fonlarına başvururken yalan beyanda bulunduklarını söyledi. Galloreese, kötüye kullanımın Ekonomik Zarar ve Afet Kredisi programıyla bağlantılı olduğunu ve bunun çalışanların bankadaki görev tanımlarının dışında yer aldığını söyledi.

Geçen ay bir başka ABD merkezli yatırım bankası ve finansal hizmet şirketi olan JP Morgan da bazı çalışanlarını fonları kötüye kullandıkları gerekçesiyle işten çıkarmıştı. 

Hollanda’da kısıtlamalar öncesi ”son parti”

Hollanda’da hafta başında alınan “kısmi karantina” kararlarıyla birlikte kapatılacak olan barlar, restoranlar ve yasal şekilde uyuşturucu temin edilen dükkanlar kapatılmadan önce son mesailerini yaptı. Güney Hollanda’da bulunan Lahey’in gece hayatı bölgesi Plein Meydanı’nda insanların “son kez eğlenebilmesi” için bir sosyal alan oluşturulurken meydandaki kafelere akın eden insanların çoğu, yürürlüğe girecek önlemleri desteklediklerini ancak önce parti yapmak istediklerini ve bunun eğlenebilecekleri son gece olduğunu düşündüklerini söyledi.

Salı (13 Ekim) günü 7 binden fazla vaka tespit ederek rekor kıran Hollanda, Belçika ve Çekya’dan sonra nüfusu ile karşılaştırıldığında en yüksek enfeksiyon oranına sahip üçüncü Avrupa ülkesi. Hollanda’nın Avrupa’nın “en hafif” kısıtlama kararlarını aldığı bahar aylarından sonra, Başbakanı Mark Rutte salı günü, şu ana kadar alınan önlemlerden çok daha katı kısıtlamalara gidileceğini açıkladı. Rutte, kapalı kamusal alanlarda maske takmanın zorunlu hale getirildiğini ve kısıtlama kararlarının dört hafta süreceğini duyurdu.

Dünya Sağlık Örgütü: ”Genç ve sağlıklılara 2022’ye kadar aşı yapılamayabilir”

Dünya Sağlık Örgütü Baş Bilim İnsanı Soumya Swaminathan, yapılan birçok aşı çalışmasına rağmen şu an hızlı ve toplu bir aşılamanın olası olmadığını, güvenli bir aşının keşfedilmesi durumunda ise ilk önce kimlerin erişeceğini örgütlemenin üzerinde hâlâ çalışıldığını söyledi.

Swaminathan “Öncelik sağlık çalışanları ve mücadelede ön saflarda çalışanlarda. Ancak onların arasında bile hangilerinin en yüksek risk altında olduğunu belirlenmeli. Sonraki grup ise yaşlılar. Gençler ve sağlıklılar aşı yaptırmak için 2022’ye kadar bekleyebilir” diye konuştu. 2021 yılına kadar en az bir etkili aşının bulunmasının olası olduğunu söyleyen Swaminathan, yine de bu aşının sınırlı miktarlarda olacağını belirtti.

Swaminathan ayrıca, dünyanın pek çok farklı yerinde artan vaka sayıları ile birlikte ölüm oranlarının da artacağını söyleyerek, ölüm oranları konusunda kayıtsızlığa karşı uyarıda bulundu: “Ölüm oranı artışları her zaman artan vakaların birkaç hafta gerisinde kalıyor. Bu sebeple ölüm oranlarının düşmesinden memnun olmamalıyız.”

Oxford Üniversitesi beş dakikadan kısa sürede virüsü tanımlayabilen bir test geliştiriyor

İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nde aşı çalışması yürüten bilim insanları, koronavirüsü beş dakikadan daha kısa sürede tanımlayabilen bir test geliştirdiklerini açıkladı. Bilim insanlarının perşembe (15 Ekim) günü yaptıkları açıklamada, testlerin havalimanlarında ve işletmelerde kullanılabileceği belirtildi.

Araştırmacılar, 2021 yılı başında “hızlı testleri” geliştirmeye başlayacaklarını ve altı ay içinde bu testler için onay alabileceklerini belirtirken yapılan denemelerde testlerin virüsü diğer hızlı testlere oranla daha yüksek bir doğruluk payıyla ayırt edebildiği sonucuna ulaşıldı. 

Oxford Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Profesör Achilles Kapanidis “Testlerimiz bozulmamış virüs partiküllerini hızla tespit ediyor. Bu testler basit, uygun maliyetli ve son derece hızlı olacak” dedi. 

Hızlı testler, kitlesel testlerin yayılması ve kısıtlamaların azalması için anahtar çözümlerden biri olarak görülüyor. Halen kullanılan bazı testlerin, hızlı ve ucuz olmalarına karşılık doğruluk oranlarının mevcut PCR testlerinden daha düşük olduğu belirtiliyor. 

Çarşamba (14 Ekim) günü ise teknoloji markası Siemens’in alt kollarından biri olarak kurulan Siemens Healthineers şirketi, virüsü tespit etmek için hızlı bir antijen testi kitini bazı Avrupa ülkelerinde piyasaya sürdüklerini duyurmuştu.

Oxfordlu bilim insanları tarafından geliştirilen testleri yorumlayan Warwick Tıp Fakültesi’nden Dr. Nicole Robb “Koronavirüsün diğer mevsimsel solunum virüsleri ile birlikte dolaşımının öngörülemeyen etkileri önümüzdeki kış ayları için önemli bir endişedir. Yeni testin koronavirüsü diğer virüslerden ayırabilmesi salgınla mücadelenin ileriki aşamalarında bize çok yardım edecek” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus