İpek Er dosyasına yeni deliller eklendi: “Musa Orhan’ı korumaya çalışan devlet aygıtlarını ve yargı mekanizmalarını zorlamaktan geri adım atmayacağız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Batman’ın Beşiri ilçesinde 18 yaşındaki İpek Er’e tecavüz ettiği ve ölümüne sebebiyet verdiği gerekçesiyle, “nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuksuz yargılanan eski uzman çavuş Musa Orhan’a yönelik tutuklama talebi bir kez daha reddedilirken dava dosyasına, Orhan’ın İpek Er’e verdiği kredi kartı ve doğum kontrol haplarının da girdiği öğrenildi.

İpek Er’in ailesinin avukatları yaptıkları yazılı açıklamada, “sanık Musa Orhan’ı korumaya çalışan hem devlet aygıtlarını hem de yargı mekanizmalarını zorlamaktan geri adım atmayacaklarını” söyledi.

Orhan’ın, İpek Er’e zorla içirdiği söylenen doğum kontrol haplarının ve bir kredi kartının da aile tarafından savcılığa verildiği öğrenildi.

Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, “Ben İpek Er ile zorla ya da rızası ile birlikte olmadım” diye ifade veren Orhan’ı, hem Adli Tıp Kurumu hem de polis kriminal raporları yalanlamıştı.

Er ailesinin avukatları, İpek Er’e tecavüz ederek intihar etmesine ve yaşamını yitirmesine sebep olduğu gerekçesiyle Musa Orhan’ın tutuklanmasını talep ettikleri ortak bir yazılı açıklama yaptı.

“Müvekkil aile hedef gösteriliyor”

Açıklamada, sanık avukatlarının İpek Er’in ailesini hedef gösterdiği öne sürülürken olay, detayları ile şöyle anlatıldı:

“Ailesine yaşamış olduğu durumu aktardıktan sonra İpek Er, babası Fuat Er ile birlikte 6 Temmuz 2020 Pazartesi günü Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulunmak istemiştir. Ancak Batman Cumhuriyet Başsavcılığı yetkili olmadıkları gerekçesiyle onları Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na yönlendirmiştir. İpek Er, 7 Temmuz 2020 günü babası ile Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek şikayette bulunmak istemelerine rağmen ’15 gün sonra gelin’ denilerek savcılıkça geri gönderilmişlerdir. İpek ve ailesinin ısrarları sonucunda 8 Temmuz 2020 günü nihayet Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet gerçekleşmiştir. 6-7-8 Temmuz günleri boyunca Er ailesi, savcılık ve adliyeler arasında haklarını aramak için mekik dokumuştur. İpek Er, hem yaşadığı ağır travma sebebiyle hem de soruşturma süresi boyunca duygusal olarak yıprandığı için Siirt Cumhuriyet Savcısı’na beyan verirken ‘Gece gündüz ağlamaktayım. İntiharın eşiğine geldim’ demiştir. Sanık Musa Orhan’ın kendisine cinsel saldırıda bulunması sebebiyle intihar etmiş ve ne yazık ki 33 gün boyunca Batman’da bir özel hastanede yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybetmiştir.”

“Sanık müdafileri cinsel saldırıya meşru zemin oluşturmaya çalışmıştır” 

Er ailesinin avukatlarının açıklamasında, “nitelikli cinsel saldırı” suçlaması ile geçen cuma (16 Ekim) günü ilk kez hâkim karşısına çıkan Musa Orhan’ın, “susma hakkı” adı altında eski beyanlarını tekrar ettiği belirtildi: “Sanık Musa Orhan’ın savunmanlığını yapan sanık müdafileri, tüm duruşma süresince İpek Er’in uğramış olduğu cinsel saldırıdan ziyade Er ailesinin kişilik haklarına saldırılarda bulunmuş ve dosya içeriğinde bulunmayan nereden geldikleri belli olmayan temelsiz bilgilerle davayı manipüle etmeye çalışmışlardır. Yine sözkonusu sanık müdafileri, duruşma esnasında dile getirdikleri beyanlarında, bölge halkının aslında bu tür vakalara yabancı olmadıklarını söyleyerek, bir taraftan yapılanın cinsel saldırının meşru zeminini oluşturmaya çalışıp bir taraftan da  ailenin yaşam şeklini tartışmaya açıp müvekkillerin manevi değerlerine saldırıda bulunmuşlardır.”

Açıklamanın sonunda, “Biz Er ailesinin avukatları olarak, sanık Musa’yı korumaya çalışan hem devlet aygıtlarını hem de yargı mekanizmalarını zorlamaktan geri adım atmayacağız. Er ailesini hukuki mücadelesinde bir an bile yalnız bırakmayarak, davayı sonuna kadar takip edeceğiz” denildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus