25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanların kıdem tazminatı almasını zorlaştıran yasa, TBMM’de ilgili komisyondan geçti: “Kanun teklifi işçiyi değil, işvereni koruma yaklaşımına dayanıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”nin 30 maddesi kabul edildi. 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanların kıdem tazminatını almasını zorlaştıran düzenleme de komisyondan geçti.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekillerinin imzasını taşıyan “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”nin 43 maddesinden 30’u kabul edildi. Komisyondan, 25 yaş altında ve 50 yaş üstündeki çalışanların kıdem tazminatını almasını zorlaştıran madde de geçti. Buna göre 25 yaş altında ve 50 yaş üstündeki çalışanlar ile belirli süreli sözleşmeler koşulsuz olarak yapılabilecek. Çalışanlar bu süre zarfında kıdem ve ihbar tazminatı hakkından yararlanamayacak. 25 yaşına kadar çalışanlar bu süre zarfında kıdem tazminatı hesabından çıkarılacak, 50 yaş üstündekiler ise güvencesiz çalışacak.

Mevcut yasalarda belirli süreli iş sözleşmeleri istisnai durumlarda yapılıyordu. 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesine göre belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için, işin belirli süreli olması veya işin konusunun tamamlanması gerekiyordu. Yeni kanun teklifine göre belirli süreli iş sözleşmesinin yapılması için aradığı koşullar bulunmaksızın, 25 yaşın altında çalışanlar ile 50 yaşın üstündeki çalışanlar açısından hiçbir sınırlama olmadan belirli süreli iş sözleşmesi yapılması olanağı işverene tanınacak.

İşçi sendikaları, “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”ne tepki gösterdi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Kanun teklifi işçiyi değil, işvereni koruma yaklaşımına dayanmaktadır” dedi. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise “Pakette kayıtdışı işçi çalıştıran işverene adeta af var” açıklamasını yaptı.

DİSK: “İşçilerin payına ciddi hak kayıpları, işverenlerin payına ise daha çok teşvik, daha çok destek düşüyor”

DİSK Yönetim Kurulu adına yazılı bir açıklama yapan Arzu Çerkezoğlu, teklifin işçi yararına değil, işverenler için hazırlandığını belirtti.

İşçilerin payına hak kayıplarının düştüğünü vurgulayan Çerkezoğlu, şunları kaydetti: “Teklifin, koronavirüs salgınının istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, salgın nedeniyle işçi ve işverenler üzerinde oluşan yükün sosyal devlet ilkesi gereğince paylaşılması ve giderilmesi, istihdamda devamlılığın sağlanabilmesi amacıyla destek tedbirleri düzenlenmek olduğu belirtiliyor. Sosyal devlet ilkesine gerekçelendirilen bir kanun teklifinden beklenen işçinin sağlığını, işini ve gelirini koruyacak önlemleri içermesidir. Ancak kanun teklifi işçiyi değil işvereni koruma yaklaşımına dayanmaktadır. Torba yasa teklifinin çalışma yaşamı ile ilgili bölümlerinde işçilerin payına ciddi hak kayıpları, işverenlerin payına ise daha çok teşvik, daha çok destek düşüyor. 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanları, başta kıdem tazminatı olmak üzere temel haklardan mahrum ederek çalıştırmanın yolunu açan düzenleme, torba yasadaki en tehlikeli madde olarak öne çıkıyor.”

Türk- İş: “Kıdem tazminatı hakkı tırpanlanıyor”

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay da “Pakette 25 yaş altına esnek çalışma var. Bu, kıdem tazminatı hakkının tırpanlanması demek. Bunun dışında ne var? Emeklilik hakkının sınırlandırılması var, kayıtışı istihdama göz yumulması var. Ülkemizde kayıtdışı istihdam oranı yüzde 34 düzeyinde. Yani her üç kişiden biri sigortasız ve güvencesiz çalıştırılıyor. Pakette kayıtdışı işçi çalıştıran işverene adeta af var” dedi.

TBMM’de işçinin derdini anlatacak kimsenin olmadığını söyleyen Atalay, “Orası işveren ve sermaye ağırlıklı bir meclis. Tulum giymiş adam orada olmazsa, bizim derdimizi, sıkıntımızı başkaları bizim gibi anlatamaz. Bu bir eksiklik. Bu eksikliği Türk-İş olarak dar gelirli, emekçiler başta olmak üzere tüm kesimlere ulaşarak gidermeye çalışıyoruz. Birkaç ay önce kıdem tazminatıyla ilgili düzenleme gündeme geldiğinde de mücadele yürüttük. O süreçte hem mücadele hem müzakere yürüttük. Her ortamda bu konuyu gündeme getirdik. Tehlike geçti mi, hayır. Rafa kaldırdılar. Bir daha gündeme getirirlerse mücadeleye kaldığımız yerden devam ederiz. Kıdem tazminatı yoksa sendikacılık yapmanın da anlamı yok” diye konuştu.

Hak-İş: “Bu düzenlemeyi sakıncalı buluyoruz”

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise çarşamba (21 Ekim) günü, TBMM Plan Bütçe Komisyonu Başkanı Lütfi Elvan’a “İstihdam teşvikine ilişkin kanun teklifi” ile ilgili görüşlerinin yer aldığı mektubu sunmuştu. Arslan mektupta, getirilecek düzenlemenin amacına uygun olmadığını yazmış ve itirazlarını şöyle dile getirmişti: “Teklifte kısmi çalışmanın yaygınlaştırması amaçlanmıştır. Halihazırda ülkemizdeki esnek çalışma modellerinin güvence boyutu bulunmamakla birlikte sosyal güvenlik bağlantısı tam olarak kurulmamıştır. Mevcut sistemdeki yaşlılık aylığı, malullük aylığı, işsizlik ödeneğine hak kazanması gibi durumların esnek çalışma modeliyle uyumlu olmaması ve esnek çalışma modellerinin sosyal güvence boyutunun hukuki altyapısının zayıf olması nedeniyle bu düzenlemeyi sakıncalı buluyoruz. Belirli Süreli İş Sözleşmesi’nin kapsamının genişletilmesi sözkonusudur. Bu şekilde çalışan işçiler, kıdem ve ihbar tazminatı ve iş güvencesi (işe iade davası) hükümlerinden yararlanmadığından bu düzenlemeyi sakıncalı buluyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus