Aydın Sezer ile söyleşi: “Libya’da kalıcı ateşkes anlaşmasının maddeleri Türkiye’de hayal kırıklığı yarattı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Birleşmiş Milletler (BM) arabuluculuğunda yapılan müzakerelerin ardından 23 Ekim’de Libya’da savaşan taraflar arasında kalıcı ateşkes anlaşması imzalandı. Medyascope yorumcusu Aydın Sezer, kalıcı ateşkesin Libya ve bölgede faaliyet gösteren diğer aktörler için olası getirilerini, Gülçin Karabağ’a değerlendirdi.

Ne olmuştu?

BM arabuluculuğunda Cenevre’de yapılan müzakerelerin ardından Libya’da savaşan taraflar arasında 23 Ekim itibariyle kalıcı ateşkes anlaşması imzalandı.

Ülkenin eski lideri Muammer Kaddafi‘nin 2011’de devrilmesinden bu yana, Libya’da rakip askeri ve siyasi güçler çatışma halindeydi.

Anlaşma, Libya’da savaş halinde olan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti‘ne (UMH) bağlı askeri güçler ile General Halife Hafter‘e bağlı Libya Ulusal Ordusu (LUO) arasında kalıcı ateşkesi öngörüyor.

UMH ile LUO’dan beşer temsilcinin katılımıyla kurulan 5+5 Libya Ortak Askeri Komisyonu, BM arabuluculuğunda 3 Şubat’ta müzakerelere başlamıştı. 2014’ten bu yana savaşan UMH’ye bağlı ordu ve Hafter yanlısı Tobruk Temsilciler Meclisi tarafından desteklenen LUO, 21 Ağustos’ta ateşkes ilan etmişti. 

BM’nin tanıdığı, Feyaz el Sarrac‘ın başbakan olduğu UMH hükümeti, başkent Trablus ve Libya‘nın batısındaki bölgeleri, LUO ise Bingazi merkezli doğu bölgesini denetimi altında tutuyor. Libya’nın doğusundaki Tobruk Temsilciler Meclisi de BM tarafından yasama organı olarak tanınıyor.

General Halife Hafter, 2020’nin başında Trablus’u kuşatmıştı. Türkiye’nin güvenlik işbirliği anlaşmalarıyla desteklediği Trablus’a bağlı ordu, kuşatmayı kırmış ve Sirte‘ye kadar olan bölgeyi Hafter’in elinden geri almıştı. Hafter, mayısta resmen geri çekildiğini açıkladı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus