Haftanın Konuğu (6) – Eski AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, Ferit Aslan’ın sorularını yanıtladı: “Kürtler’le barışılmadığı sürece fırsatları kaçırıyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakın olmuş isimlerden biri olan eski Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Diyarbakır Milletvekili ve eski Mazlum-Der Genel Başkanı İhsan Arslan aktif siyasete veda ettikten sonra, “Aklımda Kalanlar ve Ardımda Kalanlar” adlı kitabı yazdı. Kitabında hayatından kesitleri ve siyasi yaşamının önemli noktalarını anlatan Arslan, Haftanın Konuğu’nda Ferit Aslan’ın sorularını yanıtladı.

İhsan Arslan, Kobani olaylarında büyük bir fırsatın kaçırıldığını söyledi: “Türkiye devletinin kendi Kürdü’yle barışmadığı her an, bu devletin kaybı ve kaçırdığı fırsat demektir. Türkiye’de Kürdümüz, Arabımız, Çerkezimiz, Alevimiz ile barışmadığımız sürece, samimiyetle bu coğrafyada huzurlu bir yaşam sürdürmeyi temin etmediğimiz sürece biz fırsatları kaçırıyoruz demektir. Kobani Kürtler ile bir barışı başlatmanın, Ortadoğu’da bir zemini oluşturmanın fırsatıydı.”

Türkiye’nin Suriye’ye müdahale etmesini doğru bulmadığını belirten Arslan şöyle konuştu: “Bir başka ülkenin içişlerine bu kadar müdahil olmak, müdahil olan ülkeyi zorlar. Ve oradan da ister istemez siyaseten ve sosyal olarak da insan hakları açısından bazı yanlış uygulamaların ortağı olursunuz. Ben bu yüzden Türkiye’nin dışarıda bu kadar aktif rol olmasını doğru bulmam.”

“Yeni bir çözüm süreci beklemiyorum”

Türkiye’de yeni bir çözüm sürecininin sözkonusu olmasının oldukça zor olduğunu belirten Arslan, “AKP’nin şu anda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile olan ittifakı, uzun zamandır sahada sunduğu söylem ve izlediği siyasi politikalar, ‘Kürt sorunu yoktur, bitmiştir’ diyen bir kadronun bunların zıddı bir şey yapması çok zordur. Hangi ad altında olursa olsun o eski günleri geri getirme şansımızın olmadığını düşünüyorum” dedi.

“Kürt sorununu çözmedikçe bu ülke çok büyük bedel ödüyor, bütün bütçe savaşa gidiyor”

“Kürt sorununu çözemediği için bu ülke çok büyük bedel ödüyor. Her alanda büyük bedel ödüyor. Sosyal alanda ciddi bir ayrışma ve kamplaşma var, duygu kopmaları var, aidiyetlerde zayıflama var, bütün bütçe savaşa gidiyor” diyen Arslan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama bu ülkede ne zaman olur bilemem, bu sorun gerçekten kökten çözülmedikçe ne siyasi istikrar olur ne ekonomik istikrar olur ne de güvenliğimiz garanti altında olur. Şu anda bütün politikalarımızı etkileyen ve belirleyen yegâne olay masamızdaki Kürt sorunudur. Kürt sorunumuz olmasaydı biz Suriye’de olur muyduk, bu kadar büyük bedel öder miydik? Bu kadar insan öldürülür, bu kadar gencimizi yok eder miydik?”

“Kürt sorunu terör olayı değil”

Arslan, “inkâr ve yok sayma politikalarının hiçbir zaman fayda vermediğini” vurgulayarak “Eğer Kürtler sadece bizim bir yöremizde olsalardı, sayısı da Türkiye’deki Çerkezler, Araplar veya Boşnaklar kadar olsaydı sorun bir şekilde küçültülürdü, ertelenirdi. Bazı tavizlerle yok edilebilirdi ama yaftalandığı gibi Kürt sorunu basit bir terör olayı değil, Türkiye’de bütün bu hukuki veya gayri hukuki engellemelere rağmen, caydırmalara rağmen altı milyon seçmenimiz o tarafta yer alıyor. Israrla devletin getirdiği engellere rağmen, kayyumlara rağmen 83 milyon nüfusumuzun bu kadarı karşı tarafta yer alıyor” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus