Eşitlik İçin Kadın Platformu: “Kadına karşı sistematik şiddet işkencedir, görevinizi yapın”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Türkiye’de her gün en az üç kadının öldürüldüğüne, kadın cinayetlerinin “cinskırım” boyutuna vardığına dikkat çekerek, “Kadına karşı sistematik şiddet eziyettir, işkencedir. Seyretmeyin, görevinizi yapın” dedi. EŞİK tüm yetkilileri, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için Avrupa Konseyi’nin belirlediği 12 adımı hayata geçirmeye davet etti.

EŞİK, 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, dünyada ve Türkiye’de koronavirüs salgını nedeniyle eve kapanma dahil hayatı altüst eden ciddi bir krizin içinde olunduğu belirtildi ve “Kadınlar bu krizin de en yüksek bedel ödeyenleri arasında: Kadın yoksulluğu, kronik kadın işsizliği, hayatın her alanında artan kadına karşı şiddet” denildi.

“Kadın cinayetleri cinskırımı boyutuna vardı”

Açıklamada, Türkiye’de her gün en az üç kadının öldürüldüğüne ve kadın cinayetlerinin cinskırım boyutunda olduğu vurgulandı: “2021 bütçesini tartışıyoruz ama kadına karşı şiddeti önlemeye yönelik herhangi bir iktidar politikası ve buna ayrılmış bir bütçe göremiyoruz.”

“TBMM’de özel oturum çağrımıza cevap alamadık”

Platform, 25 Kasım günü kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) özel oturum düzenlenmesi için defalarca çağrıda bulunduklarını ancak bu çağrılara hiçbir cevap alamadıklarını belirtti.

“96 milletvekilinden sadece dokuzu ‘kadın’ sözcüğünü kullandı”

Platformun açıklamasında, TBMM’nin açıldığı 1 Ekim’den beri yaptıkları izleme çalışmasının sonuçlarına da değinildi:

“1 Ekim’den beri TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un içinde ‘kadınlar, kadına karşı şiddet ya da İstanbul Sözleşmesi’ geçen herhangi bir demeci, çabası, girişimi ve hatta vaadi yok. 1-15 Ekim tarihleri arasında TBMM Genel Kurulu’nda kadın cinayetlerinden ve İstanbul Sözleşmesi’nden söz edilen süre 57 saniye! 16 Ekim-15 Kasım tarihleri arasında TBMM Genel Kurulu’nda konuşan 96 milletvekilinden sadece dokuzu ‘kadın’ sözcüğünü kullandı; 54 kanun teklifinden kadınların payına yalnızca bir tane düştü.”

“İktidar şiddeti önlemek için etkili hiçbir politikayı yürürlüğe koymuyor”

İktidarın, kadınlara yönelik şiddeti önlemek için etkili hiçbir politikayı yürürlüğe koymamasının eleştirildiği açıklamada, “Kadın cinayetlerini önleyecek bir risk değerlendirme/önleme birimi bile kurmuyor. Başta 6284 sayılı Şiddet Yasası ve İstanbul Sözleşmesi olmak üzere var olan yasaları ve sözleşmeleri uygulamıyor” denildi.

“İktidar kamuoyunu oyalamak için yeni yargı reformlarından söz ediyor”

Açıklamada, iktidarın kamuoyunu oyalamak için yeni yargı reformlarından söz ettiğini ancak yıllar önce yapılmış reformları bile hayata geçirmediği anlatıldı:

“Örneğin, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Yasası’nın 96. maddesi kadına karşı sistematik şiddeti eziyet olarak tanımlamaktadır. İşkenceyi kamu görevlileri yapar; eziyeti herkes yapabilir. TCK’ya göre işkence ve eziyet arasındaki tek fark budur. Kadınlar aile içinde ya da dışında (1570 ayrı telefondan taciz ve tehdit edilen kadın örneğinde olduğu gibi ısrarlı takip mağduru olarak) yıllarca sistematik şiddete maruz kalıyor, TCK’nın 96. maddesi bir türlü uygulanmıyor ve saldırganlar bu şiddet eylemlerine devam ediyor.”

“Kadına karşı sistematik şiddet, işkencedir”

Yasaları hayata geçirmekle yükümlü bakanların, failleri ayıplamakla yetindiğine vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bir kez daha hatırlatıyoruz ki; kadına karşı sistematik şiddet eziyettir, işkencedir. İşkence ve eziyet insanlığa karşı suçtur. Devlet kendisi işkence yapamayacağı gibi, vatandaşların birbirine işkence yapmasını da önlemekle görevlidir.”

Açıklamada, Birleşmiş Milletler CEDAW Komitesi’nin de 14 Temmuz 2017 tarihinde kabul ettiği 35 No’lu Genel Tavsiye’de “Kadınlara yönelik cinsiyete dayalı şiddet, belirli durumlarda işkence veya zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele anlamına gelebilir” dediği de hatırlatıldı.

Yetkililere TCK’nın 96. maddesinin uygulanması çağrısı

15 yıl önce yasa hükmü haline getirilen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 96. maddesinin uygulanmadığı da hatırlatılan açıklamada şu çağrıda bulunuldu: “Tek taraflı ısrarlı takip de dahil olmak üzere kadına karşı sistematik şiddet sözkonusu olduğunda TCK’nın 96. maddesinin etkin bir biçimde uygulanması için tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz.”

“Güvenli bir hayat tüm kadınların hakkıdır”

Korkudan ve şiddetten uzak, güvenli bir hayatın tüm kadınların hakkı olduğunun ifade edildiği açıklamada, kadına karşı şiddeti önlemek için ceza kanunlarını uygulamanın yetmeyeceği belirtildi:

“Kapsamlı ve bütüncül politikalar uygulamak gerekir. Bu nedenle tüm yetkilileri bu konudaki en kapsamlı yasal dayanak olan İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için Avrupa Konseyi’nin belirlediği ve EŞİK olarak Türkiye’ye uyarladığımız 12 adımı hayata geçirmeye davet ediyoruz.”

Kadına karşı şiddetin önlenmesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için 12 adım şöyle sıralandı:

  • Ayrımcılık ve şiddeti kınayın, suç olduğunu açıklayın
  • Şiddeti önlemek için tedbir alın
  • Şiddete karşı destek mekanizmaları oluşturun
  • Risk altındakileri koruyun
  • Yasaları uygulayın
  • Polis, savcılık hizmetleri ve yargının etkinliğini artırın
  • Adli işlemlerde mağdurları destekleyin ve koruyun
  • Kapsamlı ve eşgüdümlü politikalar tasarlayın
  • Sığınmacılar konusunda özenli davranın
  • Çocukların özel ihtiyaçlarını karşılayın
  • STK’ları destekleyin
  • Şiddet verilerini toplayın, araştırmaları destekleyin.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus