İSTANBUL (Medyascope) – Direnç Hikâyeleri‘nde bu hafta Nur Betül Aras’ın konuğu, Türkiye’nin ilk halkla ilişkiler ve danışmanlık şirketi AVB Danışmanlık’ın kurucusu ve Armaş Vakfı’nın kurucularından Sibel Asna oldu. Asna, iş dünyasında etiklik, sürdürülebilirlik ve halkla ilişkiler sektörünün sorumluluğunu anlattı.
Video özeti
Bu özet yapay zekâ tarafından hazırlanmış ve editör tarafından kontrol edilmiştir.
- Sibel Asna, AVB Danışmanlık’ın kurucusu olarak iş dünyasında etik, sürdürülebilirlik ve halkla ilişkiler konularını ele aldı.
- Asna, “greenwashing” kavramını eleştirerek, fosil yakıt şirketlerinin doğaya saygı temalı kampanyalarının sahte olduğunu vurguladı.
- “Dünya vatandaşı” olduğunu belirten Asna, çeşitliliğin zenginlik olduğunu dile getirdi.
AVB Danışmanlık’ın kurucusu ve Armaş Vakfı’nın kurucularından Sibel Asna, iş dünyasında etik, sürdürülebilirlik ve halkla ilişkiler sektörünün sorumluluğunu anlattı.
“-mış gibi yapmak”
“Greenwashing”i “-mış gibi yapmak” olarak tanımlayan Asna, “Fosil yakıt şirketleri doğaya saygı temalı kampanyalar yürütüyor. Olacak iş değil, doğayı mahvediyorlar. Fosil yakıt şirketlerinin bu şekilde doğadan bahsetmesi greenwashing’tir” dedi.
En değerli yatırımın itibara yapılan yatırım olduğunu söyleyen Sibel Asna, “Kurumsal sosyal sorumluluğu reddediyorum. Kurumun iş süreçleriyle savunduğu değerlerin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Mesela kadın haklarını savunan bir kurumun yönetim kuruluna, çalışanlara bakmak isterim, eşit hak ve eşit ücret sağlıyorlar mı onu görmek isterim” diye konuştu. Asna sözlerine “İtibara yapılan yatırım, finansal yatırımlardan çok daha önemlidir. Bugünün müşterisi, bugünün tüketicisi şirketin değerlerini de dikkate alır” diye devam etti.

Türetim ekonomisi
Asna, Yönetim Kurulu üyesi olduğu Türetim Ekonomisi Derneği’nin savunduğu üretim modelini anlattı:
“Aslında tüketici ve üretici ortaktır. Bir tüketici eğer adil üretim yapanı tercih ederse ‘türetici’ haline gelir. Türetim ekonomisi dediğimiz ise adil, hakkaniyetli, sadece insana değil doğaya, taşa, toprağa, her şeye karşı adil bir üretim sistemidir. Türetim ekonomisi, etik üretim sistemini destekleyerek dayanışma ekonomisi yaratmaktır. Biz, her bölgenin kültürüne, değerlerine, üretim yetkinliklerine, yaşam biçimine uygun bir ekonomik sistemlerin yerelde gelişmesini savunuyoruz.”
“Dünya vatandaşı”
Kendini “dünya vatandaşı” olarak tanımlayan Sibel Asna, iş hayatında Ermeni bir kadın olmanın zorluklarından bahsetti. Asna, “İş hayatında kadın olmanın gereği kendimi kanıtlamaktı, CEO’ların hepsi erkekti. Dolayısıyla her toplantıya gitmeden önce soracağım soruları çalışırdım. Belli bir yaşa geldikten sonra geçti ama. Ardından Ermenilik ve öteki olma durumu benim için bir mesele haline geldi. Ben bir dünya vatandaşıyım. Her millet, her cinsiyet, her ırk, her tercih benim için aynı şeydir. Çeşitliliğin bir zenginlik olduğunu düşünüyorum. Mesela Anadolu öyle büyük bir kültürel zenginliğe sahip ki bu kadar büyük bir zenginliğe başka hiçbir coğrafya sahip değil” dedi.








