TBMM grup toplantıları – Kemal Kılıçdaroğlu: “Türkiye’nin koronavirüsle ilgili açıkladığı rakamlara Papua Yeni Gine bile güvenmiyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Derleyen: Özgür Özdemir

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) grubu bulunan beş partiden dördü, bugün grup toplantılarını yaptı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu. Akşener, hükümete koronavirüs salgını üzerinden yüklendi. Akşener, “Gerçeklerle yüzleşme vakti artık geldi de geçiyor. Derhal 14 günlük sokağa çıkma yasağını uygulayın” dedi. Asgari ücret için öneride de bulunan Akşener, asgari ücretin 3 bin TL olması gerektiğini belirtti.

Meral Akşener’in konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

Akşener: “Derhal 14 gün sokağa çıkma yasağı uygulayın”

İYİ Parti lideri Akşener, Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı koronavirüs salgınının yönetimi üzerinden eleştirdi. Akşener, salgınla mücadele kapsamında 14 günlük sokağa çıkma yasağı önerirken sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Erdoğan, ekonomiden teknolojiye, hukuktan tarihe, sanayiden sağlığa, her konuyu en iyi bilen olduğu için yaptığımız hiçbir uyarıyı, hiçbir önerimizi dinlemedi. Aylarca vaka sayılarını saklayıp, sadece hasta sayılarını açıklayarak herkesi kandırabileceklerini sandılar. O da olmadı. Sadece kendilerini kandırdılar. Sen mitingler yapıp, millete çay atmakta sakınca görmeyince, elbette her şeyin yolunda olduğunu düşünüp, kurallara uymayan vatandaşlarımız oldu. Ama iktidar olarak senin görevin, bütün vatandaşlarımızı koruyacak önlemleri almaktı. Hayatı paradan puldan, yönetmeyi de eşi dostu zengin etmekten ibaret sanan bir zihniyetin, ülkemize faturası ağır oluyor. Bakıyorsunuz, yine ellerini yıkamışlar, yine hiçbir suçları yok. Salgın sürecini kötü yönettiğinizi, tedbirlerde geç kaldığınızı artık herkes biliyor. Gerçeklerle yüzleşme vakti artık geldi de geçiyor. Derhal 14 günlük sokağa çıkma yasağını uygulayın. Bunu yaparken de vatandaşımızın mağduriyetini önleyecek önlemleri eksiksiz alın. Zararın neresinden dönersek kârdır.”

“Yangından mal kaçırır gibi yapılan bu anlaşmaları dikkatle takip edeceğiz”

Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesinin Katar’a satılmasına tepki gösteren Akşener, “İstanbul’daki önemli bir alışveriş merkeziyle, Varlık Fonu’na devredilmiş Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesi Katar fonu tarafından satın alındı. Bu satışların yanında, içeriği henüz açıklanmayan bir dizi anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaların konuları arasında limanlar, Haliç, su kaynaklarımız, hatta aile ve kadınlarla ilgili bir mutabakat bile var. Altını önemle çizmek istiyorum: Birçok devlet ya da şirket, yabancı borsalara ortak oluyor, yatırımlar yapıyor. Biz yabancı sermayeye ya da yatırımlara karşı değiliz. Ancak gelişmiş ülkelerde, bu tür satışlar ya da yatırımlarla ilgili olarak kamuoyuna bilgi verilir. ‘Şu nedenle, şu şartlarda, şöyle bir anlaşma yaptık’ denir. Devlet, ‘ticari sır’ maskesinin ardına saklanmaz. O yüzden, gizli saklı, yangından mal kaçırır gibi yapılan bu anlaşmaların akıbetini, dikkatle takip edeceğiz” dedi.

“Asgari ücret 3 bin TL olsun”

Akşener, 4 Aralık Cuma günü görüşülmeye başlanacak asgari ücret teklifi ile ilgili de konuştu. Asgari ücretin 3 bin TL olması gerektiğini savunan Akşener, şöyle konuştu: “Brüt asgari ücreti 3 bin TL’ye çıkarıp, asgari ücretli çalışanımıza brüt kazancının tamamını ödeyelim. İşverenimiz, çalıştırdığı asgari ücretli vatandaşımızın, gelir vergisini ve SGK primini, devlete değil çalışanına versin. Devletimiz de çalışanımızın gelir vergisini ve SGK primini üstlensin. Böylece, asgari ücretle çalışan vatandaşımızın eline net 3 bin lira geçerken, işverene olan maliyeti ise 3 bin 458 lira olmaya devam etsin.”

MHP lideri Bahçeli: “CHP’ye oy veren kardeşlerimiz hayal kırıklığı içindedir”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi. Bahçeli, “CHP bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür” dedi.

Bahçeli’nin konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

Devlet Bahçeli, CHP yönetimini ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu çok sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, “CHP Türkiye’ye cephe almış bir siyaset ayıbıdır. Bizim CHP’yle sorunumuz, Türkiye’yle sorunu olduğu içindir. Geçen hafta CHP’ye oy vermeyen öğretmenleri aşağılayan Kılıçdaroğlu’nun neresi demokrattır? CHP’nin kumaşını kesen kesmiş, tarlasını süren çoktan sürmüştür. CHP’ye oy veren kardeşlerimiz hayal kırıklığı içindedir. ABD’ye ‘demokrasimize müdahale edin’ çığırtkanlığı yapan CHP’nin neresi doğrudur?” diye sordu.

“CHP bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür”

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın bir televizyon programındaki “Devletin ordusu Katar’a satılmış” sözlerini hatırlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir CHP milletvekilinin kalkıp Türk ordusuna ‘satılmış’ demesi, bize göre hesabı sorulması gereken şerefsizliktir, kepazeliktir, Türkiye husumetinin kök salmasıdır. Sınırımızda nöbetçi, gökyüzünde kartal, dilimizde peygamber ocağı, kahraman Türk askeri mi satılmıştır? Ordumuza ‘satılmış’ demek bedelsiz satılmışlığın uşaklığının aleni beyanıdır. Askere düşmanlık, düşmana askerliktir. CHP’nin kaşımadığı, kanatmadığı, karıştırmadığı geriye ne kalmıştır? Türkiye Cumhuriyeti, meyhane devrimcilerinin eline, emeline, heveslerine, hedeflerine terk edilemez. Artık böyle bir noktaya gelinmiştir ki ismini saydıklarımın çatı ve çıkar örgütü haline gelen CHP bir milli güvenlik meselesine dönüşmüştür.”

“Mavi Vatan için boyun borcumuz neyse yapılması gereken odur”

MHP lideri Bahçeli, uluslararası sularda Türk yük gemisine yapılan müdahale hakkında şöyle konuştu: “IRINI Harekâtı kapsamında bir Alman fırkateyni hukukla bağdaşmayacak şekilde Türk gemisine baskın düzenlemiştir. 10-11 Aralık tarihinde yapılacak AB Liderler Zirvesi’ne günler kala yapılan provokasyonun izahı yoktur. IRINI Harekâtı bize göre Doğu Akdeniz’de kurulmuş mayınlı bir tuzaktır. Taraf ülkeler akıllarını başına devşirsinler. Yapanlar bir yaparken bin düşünmelidir. Mavi Vatan için boyun borcumuz neyse yapılması gereken odur.”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar: “Halk ekonominin çarkları içinde ezilsin diye kendi kaderine terk ediliyor”

Partisinin grup toplantısında konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, koronavirüsle mücadele kapsamında alınan yeni kısıtlama kararlarını eleştirdi. Sancar, “İktidarın açıkladığı yasaklar çelişkilerle doludur. Yasak açıklanırken destek es geçiliyor” dedi. Sancar, vaka sayılarının tekrar açıklanmasını ise “Başta Türk Tabipleri Birliği (TTB) olmak üzere bu yalanı aylardır ortaya koyan herkesten özür dileyin” sözleriyle eleştirdi.

Mithat Sancar’ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

Sancar, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan yeni kısıtlama kararlarını şöyle eleştirdi: “Yasaklar geldi. Biz de bazı yasakların olması gerektiğini başından beri söylüyoruz ama bu yasakların bir mantığı olur. İktidarın açıkladığı yasaklar çelişkilerle doludur. Yasak açıklanırken destek es geçiliyor. Destek niye gerekli? Eğer sokağa çıkma yasağı ilan edecek işletmelerin kapanması kararını alacaksanız insanların geçinmesini sağlayacak tedbirler almak zorundasınız. İktidarın açıklamasında yasak var destek yok. Yasaklar da büyük ölçüde ekonominin çarklarını döndürmek için konuyor. Halksa ekonominin çarkları içinde ezilsin diye kendi kaderine terk ediliyor.”

“Başta TTB olmak üzere bu yalanı aylardır ortaya koyan herkesten özür dileyin”

Koronavirüs vaka sayılarının yeniden açıklanmasını da değerlendiren Sancar, bu sayıların da güvenilir olmadığını vurguladı. Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sayılar hâlâ güvenilir değil. Belki de açıklanandan daha fazla. Bu yalanın faturası halkın sağlığıdır. İnsanların sanki ortada tehlike yokmuş gibi davranmasına itilmesidir. İktidar kongrelerini ertelemiyor, topluluğun üstüne çay fırlatıyor. İktidarın temsilcilerini ve iktidarın küçük ortağının özür borcu vardır. Ama sorumluluk sadece özürle ortadan kalkmak. Ama özür bir erdem olduğu için sorumluluğun da önünü açar. Çıkın TTB başta olmak üzere bu yalanı aylardır ortaya koyan herkesten özür dileyin ama bu sorumluluğunuzu ortadan kaldırmayacaktır.”

“Kürt sorunu diyalogla çözülür”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur” sözlerine tepki gösteren Sancar, “Bu sorun ancak demokratik siyaset zemininde, diyalogla çözülür. Bu ülkenin bütün diğer sorunlarının önünü açacak olan da budur. Kürt sorununda diyalog, çözümdür. Aksini yapan bütün iktidarlar çözüldüler. Nasıl bu kadar göremez duruma gelirler gerçeği! İnkârdan, zulümden, savaştan medet uman bütün iktidarlar çözüldü. Bu iktidarın başını çeken partiler tarihe gömüldü. Tarihin çöplüğüne gittiler. Ama Kürt halkı dimdik ayakta. Siyasi temsilcileri demokrasi ve barış mücadelesinden bir milim sapmamakta kararlı” diye konuştu.

“İktidar Katar sermayesini ülkeye kayyum yaptı”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Katar ile yapılan anlaşmaları da eleştirdi. Sancar, “Aşının herkese ücretsiz yapılması için bir tahsis yapılmasını teklif ettik. Gereken 15 milyar TL. Bunu kabul etmediler. Peki ne yapıyorlar bunun yerine? Bu ülkenin emekçilerinin halkının kaynaklarıyla birikimiyle oluşturulmuş kurumları yok pahasına satıyorlar. Aslında ne pahasına sattıklarını da bilmiyoruz çünkü şeffaf değiller. Belki şimdi açıklasalar kaynakları, ha açıklamasalar da ilk seçimde gidecekler o zaman biz açıklayacağız, o zaman göreceğiz ki bu kayyumcı iktidar sadece Kürt belediyelerine kayyum atamakla yetinmiyormuş ülkenin kaynaklarına da kayyum atamış. Ülkeye Katar sermayesini kayyum yapmış bu iktidar. Bu ülkenin kaynaklarının başına Katar kayyumı gelmiş. Katar sermayesine ülkenin kaynaklarını peşkeş çekme ihtiyaçları var ama bunların hesabını soracağız” dedi.

Kılıçdaroğlu: “Türkiye’nin koronavirüsle ilgili rakamlarına Papua Yeni Gine bile güvenmiyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısı konuşmasına Diyarbakır’da öldürülen avukat Tahir Elçi’yi anarak başladı. Kılıçdaroğlu, koronavirüs salgınıyla ilgili “Türkiye’nin koronavirüsle ilgili rakamlarına Papua Yeni Gine bile güvenmiyor” sözleriyle hükümeti eleştirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

Koronavirüs salgınıyla ilgili açıklanan verilerin güvenilir olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin koronavirüsle ilgili rakamlarına Papua Yeni Gine bile güvenmiyor. Türkiye bu hale neden düşürüyorsunuz? Başta TTB açıklama yaptı rakamlar doğru değil diye. TTB’yi terörist ilan ettiler. Bir kişinin hastalığını kim bilir? Kaymakam mı, vali mi bilir? Hayır doktor bilir. Vay efendim sen bunu niye söylersin? Ana ilke neydi? Ana ilke salgının büyümesini engellemektir. Vatandaşına saygı duyuyorsan salgınla ilgili her şeyi yapmalısın. Bu yapılmadı. Salgın yönetiminde Avrupa’nın en kötü yönetilen ülkesiyiz” dedi.

“Ekonomiyle ilgili tek önlem yok”

Kılıçdaroğlu, koronavirüsle mücadele kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan yeni kısıtlamalarla ilgili de konuştu. Kılıçdaroğlu, “Sayın Erdoğan, birkaç dakika önlemlere ayırdı. Sağlıkla ilgili önlemler açıklandı ama ekonomiyle ilgili tek önlem yok. İşletmeler kapatıyorsun peki insanlar nasıl geçinecek? Bununla ilgili tek bir cümle kurulmadı. Buradan bütün esnaf kardeşlerime sesleniyorum önümüzdeki süreç içinde sandık gelecek. Demokratik yollarla bunlara ders vermek senin boynunun borcudur” diyerek Erdoğan’ı eleştirdi.

“Biz onun korkulu rüyasıyız”

Erdoğan’ın dün yaptığı açıklamaları ve Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesinin Katar’a satılmasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Dünkü toplantısının iki dakikasını salgına, 25 dakikasını bize ayırdı. Demek ki biz onun korkulu rüyasıyız. Şöyle diyor. ‘Varlık Fonu’nun Borsa İstanbul’daki payı yüzde 80,6’dır, Bay Kemal bunu iyi bil’ Bunu zaten hepimiz biliyorduk, belki sen yeni öğrendin. Bu Varlık Fonu niye Sayıştay’ın denetimine tabi değil, neden sen başkanısın bunun? Bütün kamu bankaları, teknoloji firmaları burada. Erdoğan istese bir kanunla Ziraat Bankası’nı bir Katarlı bakkala bir dolara satabilir. Ya da oğluna ya da yakınına. Çünkü ihale kanununa tabi değil. ‘Kaça sattığını açıkla’ dedim. Varlık Fonu açıklama yaptı ‘200 milyon dolar’ diye. Neye göre 200 milyon dolar? 200 milyon dolar bu şirketin 15 ya da 20 aylık kârına denk geliyor. Böyle ballı satış nerede olur? Şimdi ben soruyorum: Borsa İstanbul’un rakamlarını çıkıp millete anlatacaksınız. Kârı nedir? Gerçek değeri 200 milyon dolar mı, 425 milyon dolar mı?”

“Sen kim, ordu kim?”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır üzerinden CHP’yi eleştirmesine de değindi. Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, sen FETÖ’yle işbirliği yapıp orduya kumpas kuran başbakan değil misin? FETÖ ile işbirliği yaparak komutanlarımızı, genelkurmay başkanımızı hapse attırdın. Kalkmışsın bana orduyu anlatıyorsun. Sen kim, ordu kim?” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus