BioNTech-Pfizer aşısı hakkında neler biliyoruz? – Üretiminde kullanılan teknoloji, test süreci ve uygulama şekilleri

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya merkezli BioNTech şirketi ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Pfizer şirketinin ortak geliştirdiği “BNT162b2” isimli koronavirüs aşısının ön sonuçlara göre virüse karşı koruma oranının yüzde 95 olduğu açıklandı. İnsanlar üzerinde ilk defa denenecek mRna teknolojisiyle üretilen aşının koronavirüse karşı uzun vadede etkili olup olamayacağı ise merak ediliyor. New York Times gazetesinin BioNTech-Pfizer aşısının teknik özelliklerini ve kullanım aşamalarını ayrıntılı bir şekilde incelediği haberi, Sema Kahriman derledi.

SARS-CoV-2 virüsü, insan vücuduna girebilmesini sağlayan proteinlerle donatılmış bir yapıya sahip. Son derece sivri uçlara sahip bu proteinler, virüse karşı etkili olması beklenen aşı ve ilaçlar için oldukça uygun bir hedef.

BioNTech-Pfizer aşısı da Moderna aşısı gibi, koronavirüsün genetik yapısına uygun sivri uçlu proteinler üretme görevini sağlayan mRNA teknolojisini kullanıyor.

BioNTech-Pfizer aşısı, hücrelerimizi okuması için Mesajcı RNA (mRNA) olarak bilinen ve içinde insana ait kimyasal özellikleri taşıyan bir molekül kullanıyor ve böylece protein üretiyor. Eğer mRNA doğrudan vücudumuza enjekte edilirse, enzimlerimiz tarafından parçalanır. Bu nedenle iki şirket de (BioNTech-Pfizer ve Moderna) aşının etkinliğini korumak için mRNA’yı lipid nanopartiküllerden oluşan yağlı baloncuklar içine yerleştirdi. 

mRNA molekülleri çok kırılgan oldukları için oda sıcaklığında dağılabilir. Pfizer ve BioNTech bunu engellemek için kuru buz dolu, termal sensörler ve GPS izleyicilerinin yerleştirildiği özel konteynerler hazırladı. Böylece aşılar -94 derecede güvenle taşınabiliyor. 

Bu moleküller, vücudumuza enjekte edildikten sonra aşı partikülleri hücrelerimize çarpıyor ve onlarla birleşerek mRNA’yı serbest bırakıyor. Hücre molekülleri de sivri uçlu proteinler oluşturuyor. Aşının içindeki mRNA molekülleri hücre tarafından yok ediliyor ve herhangi bir kalıcı iz bırakmıyor.

Sivri uçlu proteinlerin bazıları, hücrenin yüzeyine yerleşerek sivri uç oluşturuyor ve bu uçları dışa dönük bir biçimde açıyor. Aşılanan hücreler bazı proteinleri parçalara ayırarak kendi yüzeylerinde sunuyor. Böylece bu çıkıntılı uçlar ve sivri uçlu protein parçaları bağışıklık sistemimiz tarafından tanımlanabilir hale geliyor. 

Aşılanmış bir hücre öldüğünde, atıkları çok sayıda sivri uçlu proteini ve protein parçalarını barındırmaya devam ediyor. Bunlar, antijen sunan hücreler olarak adlandırılan bağışıklık hücresi tarafından alınabiliyor. 

Hücre, yüzeyinde sivri uçlu proteinin parçalarını barındırıyor. Yardımcı T-hücreler olarak adlandırılan hücreler bu parçaları tespit ederse T-hücreler, diğer bağışıklık hücrelerini enfeksiyon ile savaşmak için uyarıyor.

B-hücreleri olarak adlandırılan diğer bağışıklık hücreleri, aşılanmış hücrelerin yüzeylerinde bulunan koronavirüs uçları ve protein parçalarına çarpıyor. B-hücrelerinin bazıları sivri uçlu proteinlere bağlanabiliyor. Eğer bu B-hücreleri, yardımcı T-hücreleri tarafından aktive edilirlerse çoğalmaya ve sivri uçlu proteinleri hedef alacak antikorlar yaratmaya başlıyor.

Antikorlar, koronavirüsün sivri uçlarına tutunup virüsü yok etmek için savaşıyor ve sivri uçların diğer hücrelere yapışmasını engelleyerek enfeksiyonu önlüyor. 

Antijen sunan hücreler farklı bir bağışıklık hücresi grubunu aktive edebilir. Katil T-hücreleri yüzeyinde sivri uçlu protein parçaları bulunduran her koronavirüs ile enfekte olmuş hücreyi bulup imha eder. 

BioNTech-Pfizer aşısının 21 gün arayla iki enjeksiyon şeklinde uygulanması gerekiyor. Aşı böylece koronavirüsü yok etmek için bağışıklık sistemini sağlıklı bir şekilde hazırlıyor. Ancak aşıda kullanılan mRNA teknolojisi yeni olduğu için araştırmacılar korumanın ne kadar uzun süre etkili olacağını henüz bilmiyor. 

Aşı hakkında yapılan bir ön araştırma, aşı deneylerinde plasebo alan hastalarla kıyaslandığında aşının ilk dozdan 10 gün sonraya kadar çok güçlü bir koruma sağladığını ortaya koydu:

Aşıdan aylar sonra antikor ve katil T-hücrelerinin sayısının azalması mümkün. Ancak bağışıklık sisteminde hafıza B-hücreleri ve hafıza T-hücreleri isimli özel hücreler bulunuyor. Bu hücreler sayesinde bağışıklık sistemimiz koronavirüsün genetik bilgilerini yıllarca hatırlayabilir. 

Hazırlık ve enjeksiyon

Aşının her şişesi 0,3 mililitrelik beş doz içeriyor. Aşının enjeksiyondan önce buzu çözülmüş ve tuzlu su ile sulandırılmış olması gerekiyor. Sulandırıldıktan sonra şişenin altı saat içinde kullanılması gerekiyor. 

Londra Royal Free Hospital’da sulandırılmış bir şişe aşı. Foto: Jack Hill/AFP

Aşının zaman tüneli

Ocak 2020- Alman BioNTech şirketinin kurucularından Prof. Dr. Uğur Şahin, Çin’de görülen virüsün tüm dünyaya yayılacağını tahmin etti ve Dr. Özlem Türeci ve ekibin diğer üyeleri ile aşı çalışmalarına başladı. 

Mart 2020- BioNTech ve ABD’li Pfizer aşı konusunda işbirliği yapmak için anlaştı. 

Mayıs 2020 -İki şirket faz 1 ve faz 2 çalışmalarını iki farklı mRNA aşısı üzerinde yaptı. BNT162b2 olarak bilinen aşı daha az yan etki gösterdi.

Almanya’da ilk denek aşı oldu. Foto: BionTech

22 Haziran- ABD’de Donald Trump yönetimi, 1,9 milyar dolarlık bir sözleşme ile aralık ayına kadar teslim edilecek 100 milyon doz için taraflarla anlaştı. Aşı eğer ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanırsa 500 milyondan daha fazla doz için taahhüt sağlandı. 

27 Temmuz– Şirketler faz 2 ve faz 3 çalışmalarını 30 bin gönüllü ile ABD, Arjantin, Brezilya ve Almanya dahil olmak üzere farklı ülkelerde başlattı. 

12 Eylül– BioNTech ve Pfizer, ABD’deki çalışmalarını 44 bin katılımcıya çıkarmak istediklerini açıkladı. 

Bir şişe koronavirüs aşısı. Foto: Andy Stenning.

9 Kasım- Faz 3 çalışmasına ait ön veriler, aşının virüse karşı yüzde 90 oranında etkili olduğunu ve ciddi yan etkileri olmadığını ortaya koydu.

16 Kasım -Çalışmalardan elde edilen son veriler, aşının etkisinin yüzde 95 oranında olduğunu gösterdi. 

20 Kasım- Pfizer, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) acil kullanım izni talep etti. 

2 Aralık- İngiltere, BioNTech ve Pfizer’in aşısına acil kullanım izni verdi.

8 Aralık-  İngiltere’de risk altındaki sağlık çalışanları ve 80 yaş üstü insanlar için aşılama başladı. Aşı yapılan ilk Birleşik Krallık vatandaşı 90 yaşındaki Margaret Keenan oldu.

9 Aralık- Kanada, aşıya tam kullanım onay verdi. 

10 Aralık- FDA, düzenleyeceği bir açıkoturumla aşıya acil kullanım onayı vermeyi tartışacak. 

31 Aralık- Pfizer yıl sonunda 50 milyon doz aşı üretmiş olmayı ve 2021 yılında toplam 1,3 milyar doz aşı üretmeyi hedefliyor.

Bu haber New York Times’ın “How the Pfizer-BioNTech Vaccine Works” başlıklı haberinin Türkçe’ye uyarlanmış halidir. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus