DEVA Partisi 1. Olağan Büyük Kongresi’nde konuşan Ali Babacan: “Ülkeyi yönetenlerin bizzat kendileri artık güvenlik riski oluşturuyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Okan Yücel & Meryem Zelal Direkçi

Ali Babacan liderliğinde 9 Mart 2020 tarihinde kurulan Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi kurucular kurulu ilk toplantısını 10 Mart 2020 tarihinde gerçekleştirmişti. Son iki ayda 43 il kongresi gerçekleştiren DEVA Partisi, bugün Ankara Atatürk Spor ve Sergi Sarayı’nda 1. Olağan Kongresi’ni düzenledi. Seçime girme koşulu olan 41 il kongresi ve büyük kongresini gerçekleştirme şartını yerine getiren DEVA Partisi altı ay sonra gerçekleştirilecek ilk genel seçime katılabilecek. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan yaptığı konuşmada, “DEVA Partisi toplumun herhangi bir kesimini mağlup etmek için değil, tüm Türkiye’nin kazanması için burada” dedi.

Koronavirüs salgını nedeniyle DEVA Partisi 1. Olağan Büyük Kongresi’ne katılamayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Gelecek Partisi ve Hür Dava Partisi (HÜDAPAR) kongreye tebrik mesajı gönderdi.

600 kişinin katıldığı, “Türkiye’nin DEVA’sı hazır” sloganıyla yapılan kongrede fiziki mesafe kurallarına uyulmaması ve katılımcıların maske kuralına dikkat etmemesi dikkat çekti. 81 ilin tamamında teşkilatlanmasını tamamlayan ve 43 ilde il kongresi düzenleyen DEVA Partisi’nin 1. Olağan Büyük Kongresi’ne salgın koşulları nedeniyle yalnızca parti kurucuları ve delegeleri davet edildi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, kongredeki konuşmasında ülkenin içinde bulunduğu yoksulluğa dikkat çekerek, “Taraflı cumhurbaşkanı, akraba damat el ele verdi ve ülkeyi daha borçlu hale getirdiler” dedi.

Babacan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“28 Şubat’ta kız kardeşim ODTÜ’den başörtüsü yüzünden uzaklaştırıldı”

Siyasete, haksızlıklara isyan ederek girdiğini belirten Ali Babacan, 28 Şubat döneminde kız kardeşinin başörtüsü nedeniyle üç kez Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden uzaklaştırıldığını, “Ben kendi ailemde o günlerin ıstırabını yaşadım. 28 Şubat’ın ağır ikliminde Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde okuyan kız kardeşim okuldan üç defa uzaklaştırma cezası aldı. Başındaki örtü yüzünden. Üstelik düzenledikleri tutanağa da ‘ders araç ve gereçlerine zarar vermek’ yazdılar” diyerek anlattı.

“Gençler işsiz ve daha da hazini umutlarını yitiriyor”

Babacan, hükümete ekonomi üzerinden yüklendi. Türkiye’de gençlerin umutlarını yitirdiğini belirten Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İçinde olduğumuz ülkede insanlar aç, yoksulluk ve gelir adaletsizliği derinden hissediliyor. Kötü yönetim eliyle yoksullar ordusu oluşturuluyor. Çiftçiler, üreticiler elindekini avucundakini kaybediyor. Esnaf, günlerce siftah yapamıyor, borçlarını ödeyemiyor, kepenklerini kapatmak zorunda kalıyor. Emeklilerin aldıkları maaş günbegün eriyor. Sabit gelirli vatandaşlarımız, insan onurunu ayaklar altına alan bir hayat standardına mahkûm ediliyor. Memura, işçiye, onurunu, gururunu aşağılayan, sefalet ücretleri reva görülüyor. Ekonominin her alanında kara delikler baş gösterdi. Devletin hazinesi boş, Merkez Bankası’nın döviz rezervi kalmadı. Gençler işsiz ve daha da hazini umutlarını yitiriyor.”

Koskoca devlet, hukuka sadakat yerine, tek bir kişiye sadakat ile yönetiliyor”

Babacan tek adam yönetiminin ülkeye verdiği zararlara değinerek, “Hukukun üstünlüğü yerine bir insanın keyfi kararlarının üstünlüğüne biat ediliyor. İnsan hak ve özgürlükleri çiğneniyor. Belediyelere teker teker kayyum atanıyor, halkın iradesi yok sayılıyor. Sivil toplum kuruluşlarına baskı kuruluyor. Koskoca devlet, hukuka sadakat yerine, tek bir kişiye sadakat ile yönetiliyor. Rant uğruna çevre ve şehir katliamları yapılıyor. Ülkenin doğal kaynakları yok ediliyor. Şahsileştirilmiş kararlarla dış politika yönetiliyor, ülkemizin dünyadaki itibarı yerlerde sürünüyor. 84 milyonluk bu büyük ülke tek bir kişi ve dar bir karar mercii tarafından yönetiliyor” dedi.

“Kadınların haklı mücadelesini durdurmaya çalışanlara mâni olacağız”

DEVA Partisi’nin toplumun her kesiminden insanın kazanması için yola çıktığını belirten Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, tüm kimlikleri ayrılık değil çeşitlilik olarak görüyoruz; bunun bilincindeyiz. İşte bu yüzden tüm bu çeşitliliğin zenginliği ile yürüyoruz. Biz çocukların hem bugününü hem yarınını refaha kavuşturmak için ne yapacağımızı biliyoruz. Biz kadınların haklı mücadelesini durdurmaya çalışanlara mâni olacağız.”

Babacan genel başkanlığa yeniden seçildi

Başkanlık Divanı’nın belirlenmesinin ve konuşmaların ardından genel başkanlık oylamasına geçildi. Seçime tek aday olarak giren Ali Babacan 523 delegenin 515’inin oyunu olarak yeniden genel başkan seçildi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus