ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo: “Çin yönetimi, Müslüman Uygur halkı ve diğer etnik azınlıklara karşı soykırım yapıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı’ndan salı günü (19 Ocak) yapılan açıklamada, Çin hükümetinin, Sincan’ın kuzeybatısındaki Uygurlar’a ve çoğunluğu Müslüman diğer etnik azınlıklara yönelik gözaltı kampları ve zorla kısırlaştırma da dahil olmak üzere uyguladığı geniş çaplı baskının, soykırım ve insanlığa karşı suç olduğu dile getirildi.

Açıklamanın, Trump yönetiminin son gününde Çin’e karşı yaptığı son eylem olması bekleniyor. İki ülke arasındaki ilişkiler son dört yılda giderek kötüleşmişti. Pek çok kişi, Çin’in Uygurlar’a uyguladığı, yıllardır süregelen insan hakları ihlalleri konusunda ABD’nin nasıl bir yaptırımda bulunacağını tartışıyordu. Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen soykırım açıklamasıysa tartışmanın doruk noktası oldu.   

Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, “Bu soykırımın devam ettiğine ve Çin parti devletinin Uygurlar’ı sistematik olarak yok etme girişimine tanık olduğumuza inanıyorum” diyerek, Çinli yetkililerin savunmasız bir etnik ve dini azınlık grubuna karşı bir asimilasyon girişimi içinde olduğunu vurguladı.

Çin devletinin azınlıklara karşı kararlı bir şekilde devam eden baskıları, ilerleyen zamanda yeni hükümetin başa geçmesiyle ABD’yi Çin’e karşı daha fazla yaptırım uygulamaya itebilir. Yeni ABD Başkanı Joe Biden, geçen sene sözcüsü aracılığıyla Pekin yönetiminin Uygurlar’a yönelik politikalarının “soykırım” anlamına geldiğini söylemişti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 9 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen ve Türkiye’nin de taraf olduğu “Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Hakkında Sözleşme” ile soykırım, “ulusal, etnik, ırksal veya dini bir grubu tamamen veya kısmen yok etme niyeti” olarak tanımlanıyor ve sözleşmeye taraf olan ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlü kılınıyor.

Pompeo’nun “soykırım bulgusu” kararı şimdiye kadar herhangi bir hükümet tarafından Çin’in Sincan’daki politikalarına karşı yapılan en sert kınama oldu. Pompeo ve Dışişleri Bakanlığı avukatları ile diğer yetkililer konuyu aylardır tartışıyorlardı. Pompeo ve diğer ulusal güvenlik yardımcıları Pekin’e karşı sert önlemler alınması gerektiğini savunuyordu. Çin’in uygulamalarının soykırım olarak kabul edilmesi kararı ise Trump yönetiminin görevi devretmesine 24 saatten az bir zaman kala geldi.

Çin hükümeti ise Sincan’da soykırım ve diğer insan hakları ihlalleri ile ilgili her türlü suçlamayı reddettiğini duyurdu. Vaşington’daki Çin Büyükelçiliği salı gecesi (19 Ocak) uzun bir açıklama yaptı ve “Sincan’daki sözde soykırımın sadece bir yalan olduğunu” söyledi. Uygurlar’ın yanı sıra Sincan’daki etnik azınlıkların toplam nüfusunun 2010 yılından 2018 yılına kadar arttığını belirten büyükelçilik, bölgedeki politikaların “terörizm ve aşırılığa” karşı mücadelenin bir parçası olduğunu ve bu tedbirlerin Sincan’ın lehine olduğunu, dikkate değer sonuçlar verdiğini savundu.

ABD’nin attığı bu son adım, Uygurlar tarafından olumlu karşılandı. Erkek kardeşi Sincan’da hapiste olan ve kendisi Vaşington’da avukatlık yapan Rayhan Asat, minnettarlığını şu sözlerle dile getirdi: “Soykırıma karşı alınan bugünkü karar, Çin hükümetinin kurduğu gözaltı kamplarında hayatta kalmaya çalışan ağabeyim Ekbar ve onun gibi milyonlarca Uygur’un uzun süredir çektikleri acıların tanınmasının bir işaretidir.”

Biden döneminde Dışişleri Bakanı olarak Pompeo’dan görevi devralacak olan Antony Blinken, salı günü yaptığı açıklamada, alınan soykırım bulgusu kararına katıldığını söyledi. Yine de bazı Demokrat senatörler, Trump hükümetinin giderayak aldığı bu kararın yıllar önce tartışılıp alınması gerektiği konusunda hemfikir. 

Derleyen: Hande Sena Kandemir

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus