ABD: Biden yönetimi BAE ve Suudi Arabistan ile yapılan silah satış anlaşmalarını durdurdu, Dışişleri Bakanı Blinken Uygur meselesine rağmen Çin ile işbirliğinden yana

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), 20 Ocak günü görevi devralan yeni Başkan Joe Biden, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’a silah satışlarını durdurma kararı aldı. Yeni Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise Çin ile işbirliği yapmanın ABD’nin çıkarına olacağını belirterek “Çin ile yürüttüğümüz ilişkiler muhtemelen dünyadaki en önemli ilişkiler” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, hükümetin devir teslimi için çalışmalarını hızlandırdı. Eski Başkan Donald Trump döneminde yapılan milyarlarca dolarlık anlaşmaları gözden geçiren Biden yönetimi, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’a yönelik silah satışlarını durdurma kararı aldı. Askıya alınan anlaşmalar arasında ABD’nin BAE ile yaptığı 23 milyar dolarlık silah teknolojisi satışları ve Suudi Arabistan’a yapılan mühimmat satışı sözleşmesi de yer alıyor. 

ABD’nin BAE ile yaptığı anlaşmanın önemli bir kısmını Lockheed Martin F-35 savaş uçağının satışı oluşturuyordu. Trump yönetimi, İsrail ile normalleşme anlaşması karşılığında BAE’ye F-35 satışlarını onaylama sözü vermiş ve bu taahhüdünü görevden ayrılmadan kısa bir süre önce yerine getirmişti. BAE, anlaşma kapsamında F-35 savaş uçaklarına sahip ilk Arap ülkesi olma unvanını kazanacaktı.

BAE’nin Vaşington Büyükelçisi Yusuf el Otaiba, Biden yönetiminin kararı üzerine sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, anlaşmaların tekrar gözden geçirilmesini beklediklerinin altını çizdi.

“Anlaşmaları askıya aldık çünkü ABD’nin stratejik hedeflerine uyumunu inceleyeceğiz” 

ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı Antony Blinken da dün (27 Ocak) kameraların karşısına geçerek, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Blinken, Trump yönetiminin, İsrail ile ilişkileri normalleştirme karşılığında Arap ülkelerine verdiği vaatleri mercek altına aldıklarını ve silah satış kararlarının durdurulmasının da buna yönelik bir tasarruf olduğunu dile getirdi. 

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken

Silah satış onaylarının askıya alınmasına yönelik bir soruya cevap veren Blinken, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme sürecini desteklediklerini ve gerektiği takdirde sürece destek olacaklarını belirterek şöyle konuştu: “Aynı zamanda, bu anlaşmaları sağlamak üzere verilen vaatleri de tam anladığımızdan emin olmak istiyoruz ve şu anda incelediğimiz şey bu. Silah satış kararlarına gelince, yeni göreve gelen yönetimlerin genel olarak yapılan değerlendirmelerin ne olduğunu, bunun stratejik hedeflere ve dış politikaya katkısı olup olmadığını anlaması için herhangi bir silah satış kararını incelemesi tipik bir durumdur. Bizim de yaptığımız aslında budur.”

Beyaz Saray’ın bu kararı, Trump yönetiminin yakın ilişkiler geliştirdiği Arap ülkeleri ile olan ilişkileri “revize etme adımları” olarak değerlendiriliyor. 

“İran yeniden anlaşmaya uymayı kabul ederse, biz de anlaşmaya döneceğiz”

Trump yönetimi, İran ile 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilme kararı almış ve yaptırımları tekrar devreye sokmuştu. Basın toplantısında İran konusunda da açıklamalarda bulunan Blinken, Tahran yönetiminin anlaşma kapsamındaki sorumluluklarını yeniden yerine getirmeye başlaması ile birlikte ABD’nin de üzerine düşeni yapacağını söyledi

Blinken, “Bunu da ayrıca ortak ve müttefiklerimizde, İran ile ilişkilerdeki problemli diğer konulara yönelik daha uzun süreli ve daha güçlü anlaşmalar inşa etmek için bir platform olarak kullanacağız. Ancak şu anda o noktadan çok uzaktayız” dedi.

“Çin ile işbirliği yapmak ABD’nin çıkarına”

Dışişleri Bakanı Blinken, Senato Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki onay oturumunda soruları cevapladığı gün (19 Ocak), eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Çin’in Sincan’daki Uygur Müslümanları’na yönelik muamelesinin “soykırım” olduğu yönünde açıklamalarına destek vermişti. Blinken, dünkü basın toplantısında bu konuya ilişkin soruları da yanıtlayarak görüşünün değişmediğini söyledi. Blinken bunun yanında, başta iklim değişikliği ve diğer ortak endişeler sözkonusu olduğunda Çin ile işbirliği yapmanın ABD’nin çıkarına olacağını şu sözlerle vurguladı: “Çin ile yürüttüğümüz ilişkiler muhtemelen dünyadaki en önemli ilişkiler.”

“Özgür basın demokrasinin mihenk taşı”

Toplantısında basın özgürlüğünün önemine de dikkat çeken Blinken, kariyerine bir gazeteci olarak başladığını hatırlattı ve gazetecilere “Burası sizin brifing salonunuz” diyerek seslendi.

Yeni dönemde yapacağı günlük brifinglere önümüzdeki haftadan itibaren başlayacağını söyleyen Blinken, “Amerikan ve dünya kamuoyunu bilgilendiriyorsunuz. Bizim hesap vermemizi sağlayıp bize zor sorular sorarak görevimizi daha iyi yapmamızı sağlıyorsunuz. Özgür basın demokrasinin mihenk taşıdır. Her zaman aynı fikirde olmayabiliriz. İşin doğası da bu. Size hak ettiğiniz saygıyla davranacağımız konusunda bize güvenebilirsiniz” diye konuştu.

İç Güvenlik Bakanlığı’ndan terörizm uyarısı: “Yerel aşırılıkçılar, önümüzdeki haftalarda saldırılar düzenleyebilir”

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), 6 Ocak günü Trump destekçileri tarafından yapılan Kongre baskını ile cesaretlenen şiddete meyilli grupların, önümüzdeki haftalarda çeşitli saldırılar düzenleyebileceğine dair uyarılarda bulundu ve “ulusal terörizm uyarısı” yaptı. 

DHS Sekreter Vekili David Pekoste, yayımladığı “Ulusal Terörizm Dayanışma Sistemi” bülteninde yanlış bilgiler ile beslenen, hükümete ve başkanlığın el değiştirmesine karşı çıkan aşırılık yanlılarının, şiddeti kışkırtmak için harekete geçebileceğine dikkat çekti. Uyarının, herhangi bir istihbarata ya da saldırı planına dayanmadığı belirtilirken aşırılık yanlılarının koronavirüs salgını kısıtlamaları dahil, başkanlık seçimleri, Kongre baskını ve polis şiddeti gibi sorunlar ile motive olabileceği ihtimalinin üzerinde durulduğu aktarıldı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus