Gülkan ‘Noir’ın radyo programı “q-araf” başladı: “Türkiye’deki kültür Türk, beyaz, heteroseksüel natrans erkeğin hikayesinden ibaret değil”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gülkan ‘Noir’ın hazırlayıp sunduğu ve “queer ses mekanı” olarak adlandırdığı “q-araf” programı, ilk bölümüyle Karşı Radyo’da dinleyicileriyle buluştu. Programın ilk konukları, Türkiye’nin ilk trans feminist örgütlenmelerinden “Voltrans Trans Erkek İnisiyatifi”nden Gülkan ‘Noir’ın yol arkadaşları Kanno, İlksen ve Sinan oldu. Kadıköy Moda Kitap’ta Medyascope muhabirleriyle bir araya gelen Gülkan ‘Noir’, programın isminin nereden geldiğini ve dinleyicileri nelerin beklediğini anlattı.

Kamera: İlayda Biberoğlu / Haber, kurgu: Edanur Tanış 

Gülkan ‘Noir’ın hazırlayıp sunduğu radyo programı q-araf, 24 Ocak’ta Karşı Radyo’da başladı. Programın ilk konukları ise “Voltrans Trans Erkek İnisiyatifi”nden Kanno, İlksen ve Sinan oldu. Her ay en az bir program yapmayı planladığını dile getiren Gülkan ‘Noir’, “q-araf, elbette bir radyo programı ama eşzamanlı olarak çok farklı alanlardan, sanatın ya da aktivizmin, siyasetin ya da aktivizmin, daha doğrusu bu dünyayı dertleyenlerin farklı medyumlarla o dertleri eyledikleri seslerin bir şekilde buluştuğu, harmanlandığı bir yandan da arşivlenip biriktiği bir ses mekânı” diyerek radyo programını anlattı.

Kelimelere özel bir düşkünlüğü olduğunu dile getiren Gülkan ‘Noir’, “Programın ismi ‘q-araf’ı  ben uydurdum. Kelimeler, bazen bizim dertlerimizi ifade etmek için var olmadığında yaratıcı bir queer zekâyla kelimeler icat ederiz. Araf, malumunuz ne cennet ne cehennem, ortada bir yer. İlahi Komedya ya da Ardavirâfname’den hatırlayın” diyerek radyo programının ismini anlattı. Gülkan ‘Noir’, “araf”kelimesinin önündeki “q” harfini ise şöyle açıkladı: “‘q’ harfi ilk bakışta queeri imliyor. Bir tür queer araf’tan mı bahsediyoruz? Olabilir ama ‘q’ aynı zamanda ‘kudret’in q’su da olabilir. Kudret, bir sürü dilde ‘k’ harfiyle değil ‘q’ harfiyle yazılır.”

Gülkan ‘Noir’, Yunanca, Farsça ve Fransızca gibi birçok dilde farklı anlamlara gelen q-araf’ın bu dillerdeki anlamlarını öğrenmeyi de meraklı dinleyicilere bıraktığını sözlerine ekledi. 

“Ben ‘başka’yı arzulamıyorum”

Dinleyicileri  “bi’ garip âlem”in beklediğini söyleyen Gülkan ‘Noir’, “Biz direnenler hep diyoruz ya, ‘Başka bir dünya mümkün’, başka bir dünyayı başka ütopyaları arzuluyoruz.  Ben ‘başka’ yı arzulamıyorum. Benim burada kelimem ‘bi garip’. Burada, tam bu dünyalı, tam bu memleketli, burası her neresiyse akış halinde, hareket halinde olan bir ‘burada’nın içerisindeki o ‘bi’ gariplikler’i, birçok bedenden, birçok arzudan, birçok cinsiyetten geçiveren farkındalıkla queerleşen farkındalık kaybolduğunda düzleşiveren o queer âlemi arzuluyorum” dedi. 

İlk konuklar, “Voltrans Trans Erkek İnisiyatifi”nden Kanno, İlksen ve Sinan 

Türkiye’de trans feminist mücadeleyi birlikte sürdürdükleri arkadaşları Kanno, İlksen ve Sinan’ı ilk programına konuk ettiğini söyleyen Gülkan ‘Noir’, “İlk bölümde, dünyada bütün bu olup bitenlere dair sohbet ettik, salgından bahsettik, arzudan, ekolojiden, hayvanlardan ve sanattan bahsettik. Çaldık, söyledik” diye konuştu.

Programin sabit bir müzik zevkinin olmayacağını söyleyen ‘Noir’, “İlk programda arkadaşlarımın, seçtiği ve onların çaldığı şarkılar vardı, sonraki programlarda da şarkıların bazılarını ben seçeceğim bazılarına da misafirlerimle birlikte karar vereceğim. Hareket hainde olacağız,  aynı programın içinde punk da sanat müziği de çalabilir. Her an her şey mümkün” dedi. 

 “Türkiye’deki kültür Türk, beyaz, heteroseksüel natrans erkeğin hikayesinden ibaret değil”

q-araf’ın sadece cinsiyet ya da cinsel yönelim anlamında heteroseksüel dünyanın dışında kalanları buyur eden bir program olmadığını da anlattı ‘Noir’: “Queer’in çok devrimci bir bakış olduğunu düşünüyorum. Türkiye kültüründe normun dışında kalan her ne varsa, belli inançlar ve inançsızlıklar, belli etnik grupların kültürel dokuları böyle (queer) okunabilir çünkü Türkiye’deki kültür Türk, beyaz, heteroseksüel natrans erkeğin hikayesinden ibaret değil.”

“LGBTİ+, feminist, devrimci ve ‘bizim çocuklar’ diyebileceğimiz birçok insandan çok fazla olumlu geribeslemeler aldım. Programla ilgili, ‘bana bir neşe geldi, böyle bir kudret geldi, evde kapalıyız ve eve doğdunuz, programın yalnızlığı kıran bir tarafı oldu’ diyenler oldu” diyen ‘Noir’, dinleyicilerinden q-araf ile ilgili aldığı geridönüşleri anlattı

“Boğaziçi’ndekiler haksızlığa karşı onurla direniyor”

Sesin çok güçlü ve kudretli bir şey olduğunu düşünüyorum diyen ‘Noir’, “Bir kere öncelikle Boğaziçi’nde direnen arkadaşlarımıza selam olsun. Çok güzeller, onların neşesi, şiirle, şarkıyla müzikle direnme kudreti bize de bulaşıyor, aynı q-araf’ın yapmayı arzuladığı gibi” dedi ve şöyle devam etti: “Ortada büyük bir haksızlık var, bu haksızlığa karşı onurla direniyor arkadaşlarımız. Türkiye siyasetinin en kırılgan dönemlerinde, her zaman bir günah keçisi seçilir ve o günah keçisi o siyasi hesaplar çerçevesinde hedef gösterilir.  Bu sefer piyango LGBTİ+’lara, yani bize çıktı. Şükür ki ne yalnız ne de yanlışız. Herkes birbirine sahip çıkıyor.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus