Gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin aileleri: “Aba altından sopa gösteriliyor. Çocuklarımızın demokratik eylemlerini destekliyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemlere katılan ve gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin aileleri, 0506 ile başlayan bir numaradan kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından arandı. “Aba altından sopa gösterildiğini”, korkutulmaya çalışıldıklarını düşünen aileler, bu süreçte eylemlere katılan öğrencilere yapılanları hukuksuz bulduklarını, çocuklarının demokratik tepkilerini desteklediklerini belirtti. Avukat Tüten Ateş, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.

Boğaziçi Avukat Koordinasyonu, bugün yaptığı açıklamada Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenimini sürdüren ve Prof. Dr. Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasını protesto eden eylemlere katıldıkları için gözaltına alınan öğrencilerin ailelerinin telefonla arandığını duyurdu. Aramanın kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından yapıldığı ise özellikle vurgulandı.

Medyascope, gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin aileleri ile konuşarak yaşananların ayrıntılarına ulaştı.

Avukaf Tüten Ateş, şu ana kadar aranan kişilerin tamamının, gözaltına alınan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin aileleri olduğunu söyledi. Ateş, gözaltına alınan öğrencilerin aileleri dışındaki kişilerin de aranıp aranmadığına dair net bilgiye sahip olmadıklarını ancak en az 20 ailenin bu şekilde arandığını, aranan kişilerin sayısının ise sürekli arttığını belirtti.  

Kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından aranan aileler, konuşmaların detaylarını Medyascope‘a anlattı.

“Gözdağı verir gibi ‘Evlatlarınıza sahip çıkın’ ne demek?”

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden bir öğrencinin annesi:

“Salı günü (9 Şubat) aradılar. Arayan kişi, polis memuru olduğunu söyledi. İsmini de Can olarak paylaştı. Önce ‘Evlatlarınıza sahip çıkın’ dedi. Ben de ‘Ne anlamda?’ dedim. ‘Yanlış şeyler yapıyorlar’ dedi. Bunun üzerine ben de ‘Kızım üniversite öğrencisi. Kendisi, aklı, vicdanı oturmuş bir birey’ dedim. ‘Evlatlarımız diyorsunuz ama siz benim evladımı hoş bir şekilde almamışsınız, siz kendi evlatlarınıza böyle mi davranıyorsunuz?’ diye sordum. Sonuçta alındıkları zaman bize bilgi verilmesi gerekirdi. Gözdağı verir gibi, ‘Evlatlarınıza sahip çıkın’ ne demek? Böyle davranışlarla gençleri rencide ediyorlar.”

“Polise, ‘Polisin haksız yere kimseye vurmayacağını söylemiştim ama kızım bunu yaşadı’ dedim”

Yine Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden başka bir öğrencinin babası:

“Ben de salı akşamı (9 Şubat) arandım. Arayan kişi polis memuru olduğunu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden aradığını söyledi. ‘Çocuğunuzun karıştığı olaylarından haberiniz var mı?’ diye sordu, ben de ‘Var’ dedim. ‘Çocuklar bizim geleceğimiz, onlara beraber sahip çıkalım’ gibi şeyler söyledi. Ben de ‘Olaylar buraya gelmeden niye açıp da bizi aramadınız?’ diye sordum. Benim kızım iki gün boyunca gözaltında kaldı. Bir hafta geçti, şimdi arıyorlar. Korkutmaya çalıştı genel olarak. Ben kızıma doğruyu öğretmiştim, polisin haksız yere kimseye vurmayacağını söylemiştim ama kızım bunu yaşadı. Bunu söyleyince hiçbir şey söyleyemedi.”

“Üç gün adliye önünde kızımı bekledim, sonuna kadar destekliyorum”

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden bir öğrencinin babası:

“Salı akşamı (9 Şubat) arandım ben de. 20.00 civarı aradılar, mesai saati değildi. Çok samimi söylüyorum, ilk başta dolandırıcı zannettim. Üslupları öyleydi. İsmini sordum, Can olduğunu söyledi. Naif bir ses tonuyla, ‘Kızınıza böyle böyle oldu, gösterilerde gözaltına alındı, siz nerede yaşıyorsunuz, kızınız şu an nerede?’ gibi şeyler söyledi. Ben Bursa’da yaşıyorum. ‘Çocuklarımızı iyi yetiştirelim’ dedi, ben de ‘Zaten ben iyi yetiştirdim’ diye karşılık verdim. Benim kızım küçük bisküvi paketi için bile çöp kutusu arar, atacak. Aba altından sopa gösterdiklerini düşünüyorum. Çok kibar davrandılar. Duysanız, hiç bu işlerle ilgisi olmayan biri kesinlikle ne kadar iyi kalpli olduklarını söyler. Ben üç gün boyunca kızımı nezarethanenin, adliyenin önünde bekledim. Yaptıkları eylemi sonuna kadar destekliyorum. Ama şunun altını çizmem lazım, benim kızımın siyasi hiçbir tarafı yok. Sadece haklarını arıyorlar, demokratik tepkilerini gösteriyorlar. İlk gün de kızıma söylemiştim. Tanımadığınız insanlar olursa uzak durun, protestonuzu demokratik şekilde yapın dedim.”

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden bir öğrencinin babası:

“Çok iyi yaklaştılar konuşmada. Sadece ‘Çocuğunuzun durumunu biliyor musunuz’ diye sordular. Bildiğimizi söyledik. ‘Bunlar, şunlar bizim değerlerimizdir. Biliyorsunuz’ dediler.”

“Yanlış yollara gitmelerine müsaade etmeyelim

Bir Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin babası:

“Çok normal bir konuşmaydı. Psikolojik destek benzeri bir konuşmaydı. ‘Çocuklara destek vermemiz lazım’ gibi şeyler söylediler. ‘Yanlış yollara gitmelerine müsaade etmeyelim’ benzeri şeyler söylendi.”

Başka bir Boğaziçi öğrencisinin babası:

“Beni de salı günü (9 Şuat) aradılar. Arayan polis mi değil mi bilmiyorum tabii ki. ‘Oğlunuz hakkında bilgi vereceğim’ dedi. Ben konuşturmadım. Bunun yanlış olduğunu söyledim. Korkutmaya çalıştığını anladım. Çocuklar anayasal haklarını kullanıyorlar, polisin yaptığı tamamen hukuksuz.”

“Çocuklarımız hiç kimseye saldırmadı ama siz saldırdınız”

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden bir öğrencinin annesi:

“Polis beni aradı, ‘Çocuğunuz hakkında bilginiz var mı?’ diye sordu, ‘Her şeyden bilgim var’ dedim. Çocuğumun en demokratik hakkını kullandığını söyledim. Konuşmada da ‘Çocuklarımız hiç kimseye saldırmadı ama siz saldırdınız’ dedim. Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye’nin en iyi okullarından biri ve benim kızım yanlış hiçbir şey yapmadı. Üstüne bir de kızımın psikolojik durumunu sordu, eğitim hayatına devam edip etmediğini sorguladı.”

Bir başka Boğaziçi Üniversitesi öğrencisinin annesi:

“Yardımcı olalım size, iyi niyetliyiz’ dediler. Ben de ‘Sağolun, bizim yardıma ihtiyacımız yok’ dedim. Konuşmanın sonunda ‘Bizi aramayın bir daha’ diye de ekledim.”

“Aramalar için yeni bir birim kurulduğu söylendi

Son olarak, bir Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi:

“Arayanlar iki kişilermiş. Babam polis olup olmadıklarını bilemeyeceğini ve bu yaptıklarının yanlış olduğunu belirtmiş. ‘Bazı ailelerin durumdan haberi yok, bilgilendirmek için arıyoruz. dediklerinde babam ‘Çocuğumuzdan gözaltına ilk alındığında haber alamadık, şimdi mi söylüyorsunuz?” diye cevap vermiş. Bu sırada telefonu başka biri alarak ‘Usulen kişi istemiyorsa haber verilmiyor ama ailelerin çoğunun haberi yok, o yüzden biz bilgilendiriyoruz. Çocuklarınıza sahip çıkın yanlış olaylara karışmasınlar’ demiş ve bu birimin, bu tarz artan olaylar karşısında yeni kurulduğunu söyleyip birimin adını veya tam olarak ne yaptığını açıklamamışlar. Bunun üzerine babam ‘Ben çocuğuma güveniyorum yanlış bir şey yapmıyor, arkasındayım.’ demiş.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus