İnsan Hakları İzleme Örgütü: “Hükümetler, salgını bahane ederek hak ihlallerini meşrulaştırıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW) raporuna göre, en az 83 ülkede koronavirüs salgını gerekçe gösterilerek hak ihlalleri yaşandı. Gazeteciler, blog yazarları, aktivistler, sağlık çalışanları ve muhalifler hedef gösterildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Right Watch-HRW) 11 Şubat’ta paylaştığı raporda, dünya çapında en az 83 hükümetin koronavirüs salgınını, ifade ve barışçıl toplanma özgürlüğü konusunda yaptığı ihlalleri meşrulaştırmak için kullandığı belirtildi. Rapora göre en az 83 hükümet, gözaltına alıp tutukladığı muhalifler hakkında davalar açtı, barışçıl eylemleri dağıttı, medya kuruluşlarını kapattı, toplum sağlığını tehdit ettiği gerekçesiyle ifade özgürlüğünü kullananlara saldırdı.

Hükümetlerin koronavirüs salgınına yönelik aldığı kararları ve verdiği tepkileri inceleyen HRW, özellikle Çin, Küba, Mısır, Hindistan, Rusya, Türkiye, Venezüela ve Vietnam gibi ülkelerde insan haklarının hükümet tarafından ihlal edilmesinin binlerce insanı etkilediğini belirti.

2020 yılının Ocak ayından itibaren yaşanan süreçte hükümetlerin salgına gösterdiği tepkileri inceleyen rapora göre, hükümetleri eleştiren kişilere yönelik şiddet, baskı veya sansür içeren müdahaleler, salgın önlemleri bahane edilerek meşrulaştırılıyor.

Raporu değerlendiren İnsan Hakları İzleme Örgütü Kriz ve Çatışma Birimi Yardımcı Direktörü Gerry Simpson, “Hükümetler koronavirüsle insanları susturarak değil, maske takmaya teşvik ederek mücadele etmelidir. Eleştiride bulunan insanları dövmek, tutuklayıp yargılamak ve onlara sansür uygulamak ifade özgürlüğü de dahil olmak üzere birçok temel hakkı ihlal ediyor. Oysa bunlar salgını durdurmayacak” dedi.

Rapordaki bazı dikkat çekici tespitler şöyle:

“En az 18 ülkede gazeteciler, blog yazarları ve protestocular, yetersiz sağlık bütçesi, sokağa çıkma yasağı, sağlık çalışanları için malzeme tedariki ve dağıtımı gibi konularda salgın önlemlerini eksik bularak hükümeti eleştirdiği için fiziki saldırıya maruz kaldı. Bu ülkelerde asker ve polis güçleri barışçıl protestolarda gerçek mermi kullandı, protestocuları dövdü ve gözaltı sırasında saldırdı. Bu güçler, çoğu vakada ise sadece salgınla ilgili düzenlemeleri uyguladıklarını söyledi.

En az on ülkede hükümetler, sosyal mesafe tedbirlerini gerekçe göstererek kendisini eleştiren protestoları ve toplantıları yasakladı ve dağıttı. Oysa aynı hükümetler muhalif olmayan toplanmalara izin vermeye devam etti.

En az 24 hükümet, 2020 yılının Ocak ayından beri koronavirüs salgınına ve bir başka halk sağlığı sorununa ilişkin yanlış bilgilendirme içeren yayınların yapılmasını suç ilan eden yasalar çıkardı ve kurallar koydu. Bu ülkeler, sözkonusu yasa ve kuralları baskı aracı olarak kullanarak ifade özgürlüğünü engelledi.

En az 51 ülkede hükümetler, salgını önlemek için kullandığı yasa ve yönetmelikleri, terörle mücadelede ve barışçıl protestolarda kullandı. Bu sayede, hükümeti ve hükümetin salgına yönelik politikalarını eleştirenler gözaltına alındı, para cezası veya hapis cezası ile yargılandı, tutuklandı.

En az sekiz ülkede, hükümetin salgına yönelik önlem ve eylemlerini halka açık bir şekilde eleştirdiği için sağlık çalışanlarına soruşturma açıldı, tehdit edildi veya görevden alındı.

En az 12 ülkede koronavirüs salgınıyla ilgili haber yayınları engellendi ve salgın hakkında yayın yapan medya kuruluşları yasaklandı.

En az sekiz ülkede hükümet, halk sağlığı konuları dahil olmak üzere yetkililerden bilgi talep etme hakkını kısıtladı.” 

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Derleyen: İlayda Biberoğlu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus